|


Çek düzenlemelerini iki taraf da abartıyor
Son günlerde yeni Çek Yasası ile şikayetler basına sıkça yansımaya başladı. Yapılan değerlendirmelerde yasanın iş hayatını tıkayacağı savunuluyor. Yeni yasanın bankaların sorumluluğunu artırdığından bahsedilerek, bankaların 7,5 milyar lira teminat istediğinden, 25 yapraklı çek cildi yerine 10 yapraklı çek cildi verdiğinden ve hatta bankaların birçok iş adamına çek cildi vermediğinden şikayet ediliyor.
Biz de bugünkü yazımızda önce 3814 sayılı Kanunla, Çekle ödemlerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında 3167 sayılı Kanunda yapılan değişiklikleri özetle belirttikten sonra bu şikayetleri değerlendireceğiz.
Yeni yasa ne getirdi?
4814 sayılı Yasayla ,
1) "Ekonomik suça ekonomik ceza" ilkesinden hareketle, karşılıksız çek düzenleme suçunu ilk defa işleyenlere hapis cezası yerine çek bedeli kadar ağır para cezası verilmesi, ancak bu suçun tekrarı halinde hapis cezası uygulanması esası benimsendi.
2) Çek ile ilgili davaları daha baştan önlemek için bankalara, çek hesabı açarken gerekli araştırma, dikkat ve özeni göstermeleri zorunluluğu getirilirken, diğer taraftan bankaların karşılığı bulunmayan her çek yaprağı için 300 milyon lira ödeme yapmakla sorumlu oldukları hükme bağlanarak, maddi anlamda da sorumlukları artırıldı. Çekin kısmen karşılığının bulunması halinde ise her çek yaprağı için 300 milyon lirayı tamamlayacak şekilde bankalar ödemek yapmakla yükümlü olacaklar.
Yapılan değişikliklerin çeke olan güveni artıracağı kuşkusuzdur. Bankaların sorumluklarının maddi anlamda da artırılmasının, çek hesabı açarken onları gerekli basiret ve özeni göstermeye iteceği de aşikardır. Sorumluluğu artan bankaların kendilerini korumak için önlemler almaları ve teminat istemeleri de doğaldır. Bundan böyle bankaların çek hesabı açtıranları daha sıkı izlemeleri yadırganmamalıdır. Çünkü bir anlamda bankalar 25 yapraklık bir çek karnesi vermek suretiyle (25 x 300 milyon=) 7,5 milyar liralık taahhüt altına girmektedir. Bu tutarda nakit kredi verirken her türlü araştırmayı yapan ve teminat alan bankaların, çek cildi verirken de mümkün mertebe bu şekilde hareket etmesi normal karşılanmalıdır.
2003 yılında 300 milyon lira olarak uygulanan sorumluluk miktarı her yıl TEFE endeksindeki değişmeler gözönünde bulundurularak Merkez Bankasınca belirlenip Resmi Gazete'de ilan edilecektir.
| | Banka Adı | Değerli kağıt bedeli (TL) | Komisyon tutarı (TL) | Toplam (TL) | | A BANKASI | 25.000.000 | 40.000.000 | 65.000.000 | | B BANKASI | 25.000.000 | 17.500.000 | 42.500.000 | | C BANKASI | 25.000.000 | 25.000.000 | 50.000.000 | |
Abartılıyor
Türkiye'de pek çok konuda olduğu gibi bu konu da abartılıyor. Hem iş dünyasının gazetelere yansıyan şikayetlerinin hem de bankaların tutumunun abartılı olduğunu düşünüyorum. Bankaların bu mali sorumlukları nedeniyle ciddi ödemeler yapmak zorunda kalacağına inanmıyorum. Çünkü bu sınırlı ödemeyi kabul edip etmemek, çeki ibraz eden çek hamillerinin tercihine bırakıldığı, bu ödemeyi kabul edenlere de çek aslı verilmeyip bankada bırakıldığı için çek hamillerinin bu alternatife fazla itibar etmeyeceğini düşünüyorum.
Bankacılık bir güven müessesesi olduğu için, bankaların müşterilerine güven durumlarına göre istedikleri teminat ve formaliteleri zamanla azaltacaklarına inanıyorum. Zaten birçok banka şubesi müşterisine göre farklı davranışlar içine girmiştir. Basında, "bankaların tüm müşterilerine bu şekilde davrandıkları" yolunda bir hava yansıtılıyor, ancak tekrar ediyorum "bu doğru değil, abartılıyor". Korkmaya gerek yok, piyasalar bu olay nedeniyle tıkanmaz.
Çek kullanmak çok pahalı
Bu olay vesilesiyle araştırdığımızda gördük ki, her banka çek cildi verirken farklı tutarlarda komisyon yani banka masrafı alıyor. Buna çek yaprağı başına tahsil edilen 1 milyon liralık değerli kağıt bedelini eklediğimizde bulduğumuz rakamlar bize biraz yüksek geldi. Aşağıda 25 yapraklık bir çek cildi için üç farklı bankanın talep ettiği tutarlar yazılı:
Buna göre A bankasından çek kullanan bir kişi yaprak başına 2.600.000 lira masraf ve değerli kağıt bedeli ödemek zorunda.
Bilindiği gibi 1 Ağustos 2003 tarihinden beri 10 milyar lirayı aşan ödeme ve tahsilatların banka kanalıyla yapılması şart. Çek düzenlenerek veya müşteri çekleri ciro edilerek yapılan ödemeler de bu ödeme ve tevsik şartına uygun ödemeler olarak kabul ediliyor. Bu durumun çek kullanımını ve banka üzerinden yapılan işlemleri artıracağı şimdiden belli. Bu nedenle, özellikle 2001 krizinden sonra çok yükselmiş olan banka masraflarının makul seviyelere indirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Sık sorulan sorulardan biri de 'çeklerde banka garantisi (kısmi ödeme) sorumluluğu damga vergisine tabi olup olmadığı.
Bilindiği gibi çekin kendisi damga vergisine tabi değil. Ancak ödenmeyen her çek yaprağı için bankaların, çeklerin üzerinde yazılı olmasa bile, 300 milyon lira ödeme yapmaları mükellefiyetinin damga vergisi yönünden değerlendirilmesi lazım. Bize göre bu zorunluluk çekin üzerinde yazılı olsa bile bu şerh damga vergisine tabi değil.
Çünkü ödeme yükümlülüğü kanundan kaynaklanıyor, yani müşteri ile bankanın anlaştığı ve hüküm altına aldığı bir durum değil. Bu nedenle çek yapraklarında "Bu çekin 300 milyon lirası bankamızca garanti edilmiştir" türünden şerhler damga vergisine tabi tutulamaz. Tekrarlamak gerekirse yapılan ödeme iradi bir ödeme değil, kanundan kaynaklanıyor ve çekin üzerinde yazılı olmasa bile yapılması zorunlu olan bir ödeme.
erdogan.saglam@bdodenet.com.tr
|
|

|