|


Filler ve çimenler
YÖK taslağı nedeniyle durdurulan atamalar yardımcı doçent ve araştırma görevlisi olmaya hak kazananları mağdur ediyor.
Bir öğretim üyesinin deyimiyle 'Yukarıda filler çarpışırken aşağıda çimler ezilmektedir!'
Milli Eğitim Bakanı Çelik ve Başbakan Erdoğan'ı soruna eğilmeye çağıran çok sayıda e - mail alıyoruz. İşte bazı örnekler:
'Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'nde görev yapan ve yardımcı doçentliğe atanmak üzere iken Başbakanlık genelgesiyle ataması durdurulan doktorasını tamamlamış bir araştırma görevlisiyim.
Eğer hükümet yardımcı doçentlik atamalarında adam kayırmacılığı önlemek istiyorsa çözüm merkezi sınav olamaz, bu katliam olur. Akademisyenliğe adım atan bir kişi tez için jüriye girene dek sekiz aşamada sınavdan geçmektedir. Merkezi sınav yapılacaksa bu akademik hayata girişte düşünülebilir. Rektörlerle hükümet arasındaki YÖK kavgasında mağdur olan bizleriz. Maalesef olay sorun çözme değil inatlaşma noktasına gelmiştir.' (Dr. Ahmet Ağca - Dumlupınar Üniversitesi)
'Atamaların durdurulmasından neden doçent ve profesörler etkilenmediler? 20 bin öğretmenin ataması yapıldı. Gerekçe ÖSYM sonuçlarına göre atama yapıldı deniyor. Hükümettekiler belki şunu bilmiyor. Bu ülkede son 3 - 4 yıldır yardımcı doçent atamaları ÜDS ve KPDS'den 65 alınca yapılabiliyor. Öyleyse bizim de rektörün masasında bekleyen atamamız niye yapılmıyor? Bu haksızlığa lütfen dur deyin.' (Erhan Aydın - Erciyes Üniversitesi)
'Amerikalı uzmanlar, Moskova metrosunu gezerlerken arıza olur, Rus yetkiliye çıkışırlar: Öve öve bitiremediğiniz metronuz bu mu?
Rus uzman şöyle bir yutkunur ve yanıt verir:
Siz Amerikalılar da binlerce Kızılderiliyi katletmiştiniz!
YÖK'e karşı çıkan rektörlerin de bir değil binlerce Kızılderili masalı var. Rektörler merkezi sınavla yardımcı doçent ve araştırma görevlisi sınavına karşı çıkıyorlar. Neden acaba?
Çünkü üniversiteler bugün gırtlağına kadar adaletsizlik ve hukuksuzluk içindedir. Diz boyu haksızlık yapılmaktadır.
Üniversitelerin öğretim üyesi alımı için verdiği ilanlara bakınız... Hepsinde çok özel şartlar vardır. Örneğin, tıp fakültesi anatomi anabilim dalına bir yardımcı doçent alınacak... Bu kadro için önce rektörün adamı olabilecek eleman bulunur. Sonra da bir başkası müracaat etmesin diye bu adayın master tezinden bir konu alınır ve ilana 'kadın pelvisinde deneyimli olmak' şartı konulur.
Bu mudur savunulan liyakat? Bilimsellik?
Üç yıldır profesörlük kadrom ilan edilmedi. Cumhurbaşkanı'ndan YÖK'e kadar uğradığım haksızlığı ileterek, mağduriyetimin giderilmesini istedim. Tık çıkmadı. Bir akademisyen, rektörün egosu yüzünden cezalandırılıyorsa hangi hukuk devletinden bahsedeceksiniz?' (Doç. İbrahim Aydın)
dsazak@milliyet.com.tr
|
|

|