|


Kırşehir'de isyan Kırıkkale'de nisyan!
Yazdıklarıma kızan Kırşehirliler için birkaç not ve Kırıkkale'den Makine Kimya Endüstrisi hikâyeleri...
Kızlar anlatınca şehirleri, isyan ediyor adamlar. Kırşehir'i yazmıştım dün, Esnaf Odaları Başkanı'ndan başlayarak birçok önde gelen isyan etmiş yazdıklarıma. Zira gözleri zekânın ışıklarıyla dolu bir kız demişti ki, "El ele tutuşanları döverler burada!" Sonra üniversiteli bir çocuk gelip, ismini vermek istemeyip, çünkü korkup demişti ki, "Okula bir sürü dışarıdan erkek gelip kız öğrencileri taciz ediyor." Ve benzeri küçük Anadolu şehri hikâyeleri... Hepsi okurum olan çocuklar gelip pazarda bulup beni "Boğuyorlar bizi" demişlerdi, üniversiteyi yeni kazanan bir kız "Kurtuluyorum Kırşehir'den" diyordu, öteki "Manken değilim, güzel değilim ama sokakta gezerken herkes bana bakıyor. Sıkıntıdan eve dönüyorum." Bunları yazmamıştım mesela, haksızlık olmasın diye. Böyle güdük bir hayatı sahiplenmeyen Kırşehirlilerin kalbi kırıldıysa üzgünüm. Ama iç Anadolu'nun bütün şehirlerinde artık kızlar TIR'daki masaya yaklaşırken ben onların söyleyecekleri cümleleri bilecek kadar çok şey dinledim.
Sadece Kırşehir'de değil, bütün küçük Anadolu şehirlerinde aynı şeyleri duydum, yazdım. Biliyorum ki bir yıl sonra yine gitsem yine aynı şeyleri duyacağım ve kızanlar kimler olursa olsun yine yazacağım. Yazacaklarım için şimdiden özür dilerim (!).
Mustafa Hiçyılmaz gençten bir çocuk. Sandım ki anlatacakları diğerlerinin anlatacakları gibi. Öyle olmadı. Dedesi Hüseyin Kahya Hiçyılmaz'dan söz etti. Kırıkkale'de, Atatürk döneminde Makine Kimya Endüstrisi'nin kurulması için araziyi bağışlayan adam! Torunu Mustafa şimdi şehre hayat veren dev tesislerin çürütülmesini izliyor:
"Eskiden üniversite sınavlarında Kırıkkale 'sanayi şehri' diye çıkardı. Artık o sorular bile çıkmıyor. MKE'nin tesisleri çürürken Türkiye'nin silahları dışarıdan ithal ediliyor."
Mustafa'nın anlattıkları ismini vermeyeceğim bir yerde geçenlerde bir Jandarma Komutanı'nın anlattıklarını hatırlatıyor. Komutan sanki etinden et koparılıyor gibi anlatmıştı:
"Bizim silahları ithal ediyorlar. Orada MKE'nin tesislerinin yaptığı şahane silahları almıyorlar. Neden? Giden milletin parası, öldürülen Türkiye'nin sanayisi!"
Özal'ın "mirası"
Tesisleri öldürenin Özal olduğunu söylüyor birkaç kişi. Erdal Geyikçi ekliyor:
"Bu yüzden Türkiye'de en çok kahvenin olduğu yer Kırıkkale!"
Bunun dışında anlatılan hikâyeler yine hayatın ne kadar boğucu olduğuna dair. Ama şikâyet etmeyenler arasında öğretmen İbrahim Deniz de var; şikâyet etmektense bir şeyler yapmaya çalışıyor. Kurdukları kültür merkezinde müzik, edebiyat, her şeyi yapmaya çalışıyorlar.
İnsanlar Anadolu'nun küçük şehirlerinde dağ çiçekleri gibi bilinmeyen isimlerle açıp açıp soluyorlar. Sonra yeniden açıyorlar...
ecetem@hotmail.com
|
|

|