|


Gündeme erken seçim düşer mi?
Gündeme pat diye erken seçim düşer mi?.. Bir bu eksikti diyebilirsiniz. Emin olmayın. Rahmetli meslektaşımız Metin Toker, "Burası Türkiye, burada Türkler yaşar!" derdi.
Onun için her şey olabilir.
Bir bakarsınız, erken seçim hiç beklemediğimiz ya da istemediğimiz bir anda siyasal gündeme oturuvermiş...
Şimdi Yargıtay'ın kararı bekleniyor.
Yüksek mahkeme eğer DEHAP'ın on ay önceki genel seçimlerde sahtecilik yaptığına ilişkin mahkumiyet kararını onarsa, en azından erken seçim veya 3 Kasım'la ilgili meşruiyet tartışmaları kapımızı çalabilir.
DEHAP'a 3 Kasım'da sandıktan 1 milyon 900 bin civarında oy çıktı. Toplam oyların yüzde 6.2'sini alan bu parti, barajı geçemediği için TBMM'de temsil edilmiyor.
Elbette adaletsizlik...
Ama konumuz bu değil.
Ankara haberleri, DEHAP'ın mahkumiyetine yol açan dosyanın sağlamlığına işaret ediyor. Yani Ağır Ceza Mahkemesi kararının en geç önümüzdeki ekim ayında Yargıtay tarafından onanması bekleniyor.
Sonra ne olabilir?
DEHAP'ın seçimlere girebilmek için örgütlenme alanında 'sahtecilik' yaptığı yargı kararıyla kesinleşirse 3 Kasım gölgelenir mi? Eski deyişle şaibeli hale gelir mi?
Kimine göre öyle.
Kimine göre değil.
Bu konudaki son karar, Yüksek Seçim Kurulu'nun olacak. Ya 3 Kasım'ı iptal ederek genel seçimleri yenileyebilir. Ya da yola devam kararı alabilir.
Kimi uzmanlar da diyor ki:
"Yüksek Seçim Kurulu seçimleri iptal etmese, yola devam dese bile, Yargıtay kararı 3 Kasım'ı şaibeli hale getirmiş olur. Seçimlerin ulusal iradeyi yansıtmadığı ortaya çıkar. TBMM bunu taşıyamaz. Meşruiyet tartışması ancak parlamentonun seçimleri yenilemesiyle aşılır."
Bu görüşü savunanların yasal açıdan, hukuki açıdan dayandıkları zeminin zayıf olmadığı söylenebilir.
Karşı görüşe gelince:
Seçim sonuçlarının kesinleştiğini, artık geri dönüşün mümkün olamayacağını, DEHAP konusunda suçlu olanların bireysel olarak cezalandırılmasıyla 3 Kasım dosyasının kapanması gerektiğini, hukuki açıdan son kararın doğru yanlış Yüksek Seçim Kurulu'na ait olduğunu söylüyorlar.
Belirtmekte yarar var:
Her iki taraf da konuyu hukuksal, teknik incelikleri içinde savunabiliyor. Her iki tarafı da dinleyince, haklı oldukları yanları teslim etmek mümkün...
Peki, ağır basan terazinin hangi kefesi?
Yargıtay'dan eğer beklendiği gibi DEHAP mahkumiyetini onama kararı çıkarsa, 3 Kasım iptal edilebilir, seçimlerin yenilenmesi kapıyı çalabilir. Yüksek Seçim Kurulu tersine karar verse bile bu mümkün olabilir.
Hatta, erken seçimden AKP'nin karlı çıkabileceğini, bunun için AKP'nin sürpriz bir kararla seçimlerin yenilenmesini savunabileceğini öne sürenler bile var.
Önde gelen bir AKP'liyle dün sohbet ederken seçimden korkmadıklarını, ancak erken seçime kesin karşı olduklarını vurguladıktan sonra özetle şunları söyledi:
"Nihai karar, Yüksek Seçim Kurulu'nundur. Doğrudur, yanlıştır, isabetlidir, değildir ama ona aittir. Bu karara siyaset karıştırmak olmaz. AKP iktidarını hazmedemeyenler, burnunu sürtelim diyenler var. Halbuki her şey bıçak sırtında... Faiz iniyor, enflasyon iniyor. Çok önemli kararlar alıyoruz. Çok önemli kararların arifesindeyiz. Haydi buyrun seçime! Olmaz böyle bir şey. Türkiye bunu kaldırmaz."
Siz nasıl düşünüyorsunuz?
Bir seçim eksikti diyebilirsiniz.
Siyaseten eleştirebilirsiniz.
Çok zamansız bulabilirsiniz.
Ben de böyle düşünüyorum.
Kamuoyunda meşruiyet tartışmalarıyla bir seçim talebinin yükseleceğine de pek ihtimal vermiyorum.
Ama yine de 'hukuk'un penceresinden bakıldığında, hele beklendiği gibi Yargıtay'dan onama kararı çıkarsa, erken seçim tartışmaları Türkiye'nin gündemine pat diye düşebilir.
Olmaz olmaz demeyin.
Burası Türkiye, burada Türkler yaşar!
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|

|