10 Eylül 2003 Çarşamba
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



   
Asıl "çok çirkin" olan

       
    Adli yılın açılışındaki konuşmalardan hemen her dönemin politikacıları rahatsızlık duymuştur. Bunun hukuktan rahatsızlık duymaya kadar vardığı yıllar olmuştur. Nedense bizdeki kolay politikacıların hukukla başı hoş değildir. Ama hiçbir zaman adli yıl böylesine talihsiz başlamamış, yargının üst makamının temsilcisi böylesine çirkin bir saldırıya uğramamıştı.
    Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya evrensel bir kuralı yineliyor; hiçbir özgürlüğün sınırsız olamayacağını söylüyor. Bu sınır tanımazlığın anarşi yaratacağını, devletin bu anarşiye seyirci kalamayacağını belirten Yargıtay Başkanı, sözlerini biraz somutlaştırarak diyor ki:
    "Sınırsız din ve vicdan özgürlüğü adına devleti devre dışı bırakmak isteyenlerin uzak amacı önce anarşi, sonra da teokratik devlet düzeninden başka bir şey olamaz."
    İşte burada Tayyip Erdoğan'ın tepesi atıyor, "değişim" söylemleriyle nice zamandır dilinin altında sakladığı baklayı çıkarıyor; "Çirkin ve olumsuz bir yaklaşım" diyor.
    Erdoğan niye bunu üzerine alıyor ki? Türkiye'de "uzak amacı" teokratik devlet olanlar da var, Türkiye'yi bölmek olanlar da... Ama sayıları az, ama çok. Devletin böyle bir olasılığa karşı duyarlı olması uyarısından gocunmanın alemi ne?
    Dikkat edin, ne zaman bölücülüğe karşı bir laf edilse, hemen terörist başının çevresinden saldırgan tepkiler gelir. Ne zaman teokratik devletten söz edilse, siyasal İslamın yandaşları çirkin söylemlerle adeta meydan okur.
    Oysa, demokrasiye inanmış (onu araç olarak görmeyen) sorumlu ve samimi bir siyasetçinin, "Bölücülüğe de karşıyız, teokratik devlete de" demesi gerekmez mi?
    Teokratik devlet yanlılarının en büyük düşmanının çağdaş / medeni hukuk olması da malum ve doğal.
    Şu talihsiz rastlantıya bakın; Yargıtay Başkanı'nın sözlerine o çirkin karşı çıkışıyla Tayyip Erdoğan, "değişim süreci"ne ters düştü. Aslında Erdoğan yine durumu idare edebilirdi, ama "takiye" yapmayı düşünecek zaman bırakmadan, acele konuştu.
    Şimdi Tayyipçiler işin özünü bir yana bırakıp, yargının kusurlarını öne sürerek, konuyu yargının sorgulanmasına vesile yaratmaya bakıyorlar. Yargının güvenilir olması başka şey, teokratik devletten ya da bölücülük tehlikesinden söz etmek başka şey. Yargının sorgulanmasını istemek yeni bir şey değil. Biz bunu yıllar önce ortaya atmıştık, ama bugünkü konu başka.
    Konuyu ayak üstünde saptırmadan, dil üstünde kaydırmadan tartışmalı.
   
   
Bir şiir
    Tadımlık dizelerimiz, son kez Arap Haber Ajansları Birliği'nin Red Şiirleri Ödülü'nü alan Dursun Özden'in Yitik Zaman Işığı kitabından:
    "turkuvaz bulutlar ağlamasın çim / bir kahkaha patlat sağ bulutları / gül meme yağmur akı sağanak / bulutlara ekin ektim sen bittin
   
    ngureli@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
'Millet'in valisi

Çetin ALTAN
Çok heykelli, tek heykelli ve heykelsiz ülkeler...

Melih AŞIK
Gizli güzellikler...

Fikret BİLA
Ankara neye bakacak?

Hasan CEMAL
Gündeme erken seçim düşer mi?

Güneri CIVAOĞLU
Bir dünya masalı (2)

Abbas GÜÇLÜ
Bol keseden not dönemi bitsin

Hurşit GÜNEŞ
Türkiye'ye hücum

Nail GÜRELİ
Asıl "çok çirkin" olan

Sami KOHEN
Gerçek ortada...

Mehmet Y. YILMAZ
En az çiğnenen yol, en radikalidir!

Meral TAMER
AB ile ABD, Cancun'da tam uyum içinde

Ece TEMELKURAN
Telememleket!

Yaman TÖRÜNER
28 Şubat

Güngör URAS
Demokratik sol gelişme (Ne oldi?..)

M. Ali BİRAND
AB'nin Türkiye'ye yeni bakışı