10 Eylül 2003 Çarşamba
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



   
28 Şubat

       
    Birkaç gündür Vatan gazetesinde 28 şubat "light darbe"si ile ilgili açıklamalar yapılıyor. Yapılırken de, "Emekli Genelkurmay 2. Başkanı'nın Genekurmay Başkanı'nın yakasına yapıştığı" iddialarına yer veriliyor. Yalanlamalara rağmen olayın üzerine gidilerek, gereksiz yere ordumuz yıpratılıyor.
    O dönemde, milletvekili idim. Sıkıntıları bire bir yaşadık. Ayrıca, o sırada ve daha sonra o dönemde olup bitenleri dönemin Başbakanı Erbakan ve Başbakan Yardımcısı Çiller'den dinledik. Bu dönemin iyice aydınlatılması için bu iki kişinin ve bazı milletvekillerinin açıklamalarına da başvurulması şart. Çünkü, "light darbe" bu iki lidere ve o zamanki Meclis çoğunluğuna karşı yapılmıştı.
    Darbe bir anlamda başarılı, bir anlamda başarısız oldu. Başarılı oldu, hükümet değişti ve sekiz yıllık kesintisiz eğitime başlandı. Başarısız oldu, gelen hükümetin adı büyük yolsuzluk suçlamalarına karıştı; seçim sistemi ve siyasi partiler kanunu değiştirilemedi.
    28 Şubat'ta olan biteni iyice anlayabilmemiz için, şu konuların çok iyi belirlenmesi gerek:
    a) Çiller, Başbakanlığın kendisine devredilmesi ile sorunun çözülebileceğine nasıl ve kimin tarafından ikna edildi?
    b) Çiller, Erbakan'ı bu konuda nasıl ikna etti?
    c) Çiller'e verilen söze rağmen, neden başbakan olarak ataması yapılmadı ve görev hiç beklenmeden Yılmaz'a verildi?
    d) Çiller, gerçekten milletvekillerinden güvenoyu alacak çoğunluğu "ön imza" alarak sağlamış mıydı?
    e) Aynı anda, Demirel'de de Çiller'in kuracağı hükümete güvenoyu vermeyeceğini belirten yeterli sayıda milletvekilinin imzası var mıydı?
    f) İkili oynayan bu milletvekilleri kimlerdi ve niçin ikili oynamak zorunda kaldılar?
    g) Bazı milletvekilleri sırf demokrasiyi ve Çiller'i korumak için, siyasi hayatlarının yok olması pahasına DYP'den istifa ettiler mi?
    h) Erbakan'la Genelkurmay Başkanı arasında yapılan özel görüşmede neler konuşuldu?
    h) Demokrasiye ara verilse idi, kurulacak olan "teknokratlar hükümetinin başbakanı" kim olacaktı?
    ı) Bu girişim kimler tarafından ve nasıl önlendi?
    i) Yılmaz Başbakanlığı, "demokrasiyi kurtarmak" uğruna mı, yoksa "fırsatı kullanmak" için mi aldı?
    ***
    Bence, bu konuları konuşmak ve iyice aydınlatmak için oldukça erken. Doğal olarak, bir süre sonra bu yapılacak. Ama, ne biçimde olursa olsun başta ordumuz olmak üzere bazı kurumları yıpratmak ve tartışmaya açmak hoş olmuyor.
   
    ytoruner@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
'Millet'in valisi

Çetin ALTAN
Çok heykelli, tek heykelli ve heykelsiz ülkeler...

Melih AŞIK
Gizli güzellikler...

Fikret BİLA
Ankara neye bakacak?

Hasan CEMAL
Gündeme erken seçim düşer mi?

Güneri CIVAOĞLU
Bir dünya masalı (2)

Abbas GÜÇLÜ
Bol keseden not dönemi bitsin

Hurşit GÜNEŞ
Türkiye'ye hücum

Nail GÜRELİ
Asıl "çok çirkin" olan

Sami KOHEN
Gerçek ortada...

Mehmet Y. YILMAZ
En az çiğnenen yol, en radikalidir!

Meral TAMER
AB ile ABD, Cancun'da tam uyum içinde

Ece TEMELKURAN
Telememleket!

Yaman TÖRÜNER
28 Şubat

Güngör URAS
Demokratik sol gelişme (Ne oldi?..)

M. Ali BİRAND
AB'nin Türkiye'ye yeni bakışı