|


Akmerkez'de sanat halkla buluştu mu?
Akmerkez, 10. yılını 80 bin dolarlık bütçeyle kutluyor. Bu paranın 60 bin dolarıyla şu andaki sergi düzenlenmiş.
Resimden videoya, heykelden enstallasyon ve fotoğraflara sanat eserleri mağazaların vitrinlerinde, merdiven başlarında, duvar ve koridorlarda, hatta tavanlarda, bulunan her boşlukta sergileniyor. Vitrinlerde ayakkabı, giysi ve iç çamaşırlarının yanı başında... Ama sanata aşina olmayanın da ilk bakışta görebilmesi için özel beyaz çerçeveler içine alınarak ve üzerine sanatçının adı koskocaman yazılarak...
Sanatçının ikilemi
Benim çevremden çoğu kişi, tüketim mallarıyla sanatın iç içe olmasına burun kıvırıyor. Hatta sergi sona erinceye kadar Akmerkez'e gitmeyi reddedenler bile var. Onlara göre her sanat yapıtının bulunabileceği bir mekân vardır ve bir eserin, kendi gerçek duygusu da ancak o mekânda algılanabilir. Yine aynı görüşe göre sanatın halkla buluşması diye birşey de söz konusu değildir!
Sergiye eser vermiş sanatçılardan da Akmerkez'e hâlâ adımını atmayanlar var. Hatta bazıları "sinirlenip resmimi asıldığı yerden çekip alıveririm" korkusuyla Akmerkez'e gitmekten kaçınmış. Bu da sanatçının ikilemi. Hem birilerini kıramayarak sergiye eser veriyorlar, hem de içlerine sinmiyor.
Tekrar gideceğim
Benim fikrimi soracak olursanız, Akmerkez'e özellikle sergi için gittim. Çok da memnun kaldım. Keşke daha fazla vaktim olsaydı ve ilgimi çeken yapıtları doya doya izleyebilseydim. Yusuf Taktak'ın, Ömer Uluç'un, Mustafa Ata'nın resimlerini çok beğendim. Herhâlde ışıklandırmadan olacak, resimlerdeki renkler genelde albenili ve davetkâr.
Suzy Hug Levy kim bilir gene ne orijinal bir enstallasyon yaratmıştı, ama görmek kısmet olmadı. Zira Akmerkez'in tavanına asılı 100 kiloluk hareketli yapıt, serginin açıldığının ertesi günü, tiyatro sanatçısı Demet Akbağ, eşi ve oğluyla birlikte S Cafe'de otururken masalarına düştü. Ve böylelikle sergi, daha ilk gününde karakolluk oldu.
Mungan'ın peşinden...
Giriş katında Beymen'in tüm vitrinini kullanan Balkan Naci İslimyeli'nin , Nazım Hikmet'in Hiroşima'yı anımsattığı 2 şiiri eşliğinde cansız mankenleri parçalara bölerek yaptığı düzenleme, Irak Savaşı'nı protesto ediyor ve bayagı etkileyici.
Gördüklerim içinde en yaratıcı bulduğum ise, yürüyen merdivenlerin akıp giden trabzanına yazılı, Murathan Mungan'a ait edebi metindi. Merdivenin başlangıç ve bitiş noktasındaki cam duvarlarda metnin tümü yer aldığı hâlde, ben çocuklar gibi birkaç kez yürüyen merdivenden inip çıkarak Mungan'ın keyfini ortama uygun bir biçimde çıkarttım.
Akmerkez çalışanları
Akmerkez'deki etkinliğin en fazla tadını çıkartanlar ise Akmerkez personeli, mağazalarda çalışan tezgahtar ve yöneticiler artı onların yaşadıkları semtlerdeki yakın çevreleri, komşuları. Özellikle Bedri Baykam'ın Akıl Kutusu, her molada çalışanların ilgisini çekmeyi başarıyor. Bu arada önünden gele geçe, düne kadar adını bile duymadığı sanatçıların adlarını ezberleyen gencecik mağaza çalışanları bile var.
Akmerkez'i günde 50 bin kişi ziyaret ediyor. Sergi öncesinde Akmerkez'de ortalama 2,5 saat kalırken, şimdi kalış süreleri 3,5 saate çıkmış. Demek ki sanata aşina olmayan vatandaşın da ilgisini çekiyor bu olay.
Bubi'nin resimleri
Sergiye yapıtlarıyla katılan bazı sanatçılar ise ısrarlı: "Bu olay sanatı ön plana çıkarmak, işi göstermek için değil, Akmerkez'in kendi işini göstermesi için yapılmış bir aktivite. Önemli bir sanat etkinliği falan değil. Yer yer bildiğimiz resimleri bir kez de orada görmüş oluyoruz" diyorlar. Bu arada sergiyle ilgili basın ve TV haberlerinde, 4 kişilik düzenleme komitesinde yer alan ressam Bubi'nin yapıtlarının sıkça görülmesi de, sanırım diğer sanatçıları rahatsız ediyor.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|