|


Çitçiye Washington siyaseti!
Hükümet partisine oy verenlere bakarsak, yerinde bir tartışma açılıyor; AKP çiftçinin yanında mı?
Tütün, çay, fındık, pancar, mısır üreticisi halinden memnun mu?
Bakalım...
Hükümete rağmen Fiskobirlik Karadeniz'de yaşayan 10 milyon insanın tek tarımsal ürünü fındığa beklenen fiyatı verdi. Bu pazartesi günü Fatsa'da meydana çıkacak olan DYP, fındık üreticisine "Bizim sayemizde 2.5 milyon brüt fiyat verildi" diye bağıracak.
DYP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Bayar, sorumluluğunda yürüyen partinin fındık politikasını meydana indirecek ve "Fındık üreticisi muhalefetimizin gücüyle ilave 500 bin lira fiyat aldı, bu da Karadeniz'e 400 milyon dolar girdi demek" diyecek.
İşe bakın ki, AKP'nin önemli kadrolarından, işlenmiş fındık ihracatçısı Cüneyt Zapsu gibi Dünya Fındık Konseyi (Merkezi ABD) Başkanı bir uzman varken, açıklanan fiyat üzerinden Karadeniz'de siyasi rantı DYP kapma peşinde.
Mitinge Bayar beni de davet etti; bu hafta Washington'da olacağım için gelemeyeceğimi bildirdim.
Bayar'dan cevap:
"Biz Amerika'dan siyaset yapmadığımız için Ordu'da olacağız."
Önceki gün, Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği (Pankobirlik) gazetelere verdiği ilanlarda; Bakanlar Kurulu'na sevkedilen nişasta bazlı şeker kotasının yüzde 50 arttırılmasını öngören Şeker Kurulu kararının, 50 bin çiftçinin pancar ekim alanından çekilmesi anlamına geleceği vurgulanıyordu.
Kararın gerekçeleri hazırdı:
Pancar talep fazlası veriyordu ve ihraç için maliyet - fiyat dengesi oluşmamıştı!
Bu arada 300 milyon dolar yatırımla kurulu 5 nişasta fabrikası, kapasitesinin ancak 35'ini kullanabiliyordu.
Yılda 2.5 milyar dolar ihraç geliri olan şeker sanayi mısır şurubu tüketiyordu.
Oysa AB toplam şeker ihtiyacının yüzde 98'ini pancardan karşılıyor.
Evet girdim arşivlere, 19 Ocak 2002 tarihine gittim. Başbakan Bülent Ecevit ABD Başkanı George Bush ve Ticaret Bakanı Donald Evans ile görüşmüş.
Evans, Ecevit'e şunları söylemiş:
"Şeker Kanunu (4 Nisan 2001'de çıkartılan) glikoz üretiminin önüne engel koyuyor. Cargill (Çok uluslu ABD firması) glikozda Türkiye pazarında önemli bir pay alıyor. Yeni kanun Cargill'i sıkıntıya sokuyor."
Türkiye'nin yönetim yapısını bürokrasiden ve de Washington'dan geldiği için Bayar benden çok daha iyi bilir ama ben yine de "Yeni Kıta" gözden kaçmasın dedim...
Nişasta kökenli şeker kotası yüzde 2, AB'de de... Bizde ise "bir hamlede" sözkonusu kota, yüzde 50 gibi yüksek bir oranda arttırılıp 15'e çıkabiliyor.
Evans'a kimse, "2.2 milyon çitçinize, yılda doğrudan 73.5 milyar dolar destek veriyorsunuz. Oraya buraya savaş açıp dünyanın kaynaklarına gözünüzü dikeceğinize, evinizde oturup daha az yesenize" diyor mu?
Pancarda verimlilik, atıl kapasite, yatırımın modernizasyonu, pancar tüketiminde çeşitliliğin az olması gibi nedenlerle, devletin her yıl şeker üretiminden 700 milyon dolar civarında zarar ettiği gerçeği, çiftçinin gerçeğinden soyutlanarak önümüze getiriliyor.
Bir çarpıcı istatistik daha vermek istiyorum: ABD ürettiği mısırın yüzde 90'nını hayvan yeminde, yüzde 10'nunu gıdada kullanıyor; bizde ise bu oran yüzde 54.1 gıda olarak ters yüz oluyor.
1997'den sonra gündemimize giren nişasta meselesi, ekonomistler kadar gastronomi ile ilgilenenlerin de gündemine girse iyi olacak.
syilmaz@milliyet.com.tr
|
|

|