17 Eylül 2003 Çarşamba
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



   
Atlar öne...

       
    Batık bankalar için bir söylem: "Devlet hiçbir topalın değneği değildir... Üçkâğıtçıların yükünü çekmek zorunda da değilim."
    Bunu Maliye Bakanı Unakıtan "batık bankalar sorunu" bağlamında "mevduata devlet garantisinin TBMM açılır açılmaz kaldırılacağı" kararını açıklarken söylemiş.
    İlke olarak doğru.
    Birileri paraları hortumlayacak, kaçırıp keyif yapacak... Onların günahlarının kefareti, halkın vergileri ile ödenecek! (Batık banka sahiplerinden sadece ikisi bugün sıkıntı içinde. Onları yatta, yalıda, davette göremezsiniz. Kan kusar kızılcık hoşafı derler)
    Vicdan yangınları nedenidir bu.
    Bakan Unakıtan'a göre TBMM açılır açılmaz bu konu gündeme getirilecek ve - herhalde - banka mevduatlarına devlet teminatı, kademeli olarak kaldırılacak.
   
   
Çizgide tutarlılık
    Unakıtan, doğru bir çizgi izleneceğinin işaretini vermiştir.
    Ancak şu gerçekler de iyi bilinmeli:
    - Banka mevduatlarında kişi başına garanti zaten sadece 50 milyar liraya kadardı. Hükümet, İmar Bankası'na el konulmadan 1 gün önce kararnameyle banka mevduatlarının tamamını garanti kapsamına almıştır.
    Eğer 3 Temmuz 2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan bu karar olmasaydı, devletin İmar Bankası mevduat teminatlarından doğan yükü belki bugünkünden çok daha az olacaktı.
    Birey başına 50 milyarın üstündeki mevduat hesapları sayısı çok daha azdır.
    Onların da ne hukuk ne vicdan açısından karşı çıkacak bir gerekçeleri olamazdı.
    Çünkü, İmar Bankası'na 50 milyarı aşan mevduatı yaparken, paralarının bu teminat dışı bölümüyle risk aldıklarını biliyorlardı.
    Hükümet, bir gün sonra sırtına binecek yükü kendisi çığ haline getirmiştir.
    - Ancak, bu kararı alırken bir panik ortamı doğmasından ve yeni bir bankalar krizi patlamasından kaygı duymuş olabilirler. Ne var ki, 50 milyarın üstündeki mevduat sahibi azdır. Üstelik zaten herkes teminatın sınırlı olduğunu biliyordu.
    Banka mevduatlarının tamamına teminat veren karar alınmaksızın İmar Bankası'na el konulsaydı - belki - bu herkese ders olurdu. Devletin kararlılığı kanıtlanmış bulunurdu. Herkes yüksek faize koşarken hangi riski aldığını görür, "maceralardan uzak durmayı" öğrenirdi. Halkın vergileri katlanarak, İmar Bankası'ndaki şişmiş hesaplara savrulmazdı. Devleti yönetenler de bu "çığ" tehdidi altında kalarak, verilmiş sözü yerine getiremez durumda kalmazlardı.
   
   
Her deneyim bir ömür
    Maliye Bakanı Unakıtan "pragmatik" bir siyasetçi.
    Hatadan dönüş kararı gene de olumlu.
    Fakat yeni hatalar üretilmemeli...
    Sözgelişi...
    - Bankalara faaliyet ruhsatının yanı sıra bazı işlemler için ayrı ayrı ruhsatlar verilir.
    İMKB'de işlem yapmak, yani, hisse alım satımı için ayrı ruhsat gerekirdi. İmar Bankası'nın bu ruhsatı iptal edilmişti. Hisse senedi nedeniyle bir İmar Bankzede yok. Sistem iyi işliyor.
    Hazine bonosu, tahvili alım satımı için de ayrı ruhsat gerekiyordu. İmar Bankası'nın bu işlemler için de ruhsatı olmadığı iddia ediliyor... Ama İmar Bankası'na devlet kağıdı aldığını sanarak, çok sayıda yurttaş para yatırmıştır. Bankanın sayfa sayfa ilanları yayımlanmış, devlet denetçilerinden - sizin ruhsatınız yok, nasıl bunu yaparsınız - yolunda ne ses ne nefes... Sonra birden el koyuyor. Mevduat teminatı 50 milyardan sonsuza yükseltiliyor, ama kararda devlet kağıdı aldığını sananlara tek kuruş yok.
    Ortada bir hukuki zorunluluk yok elbette ama el konuluştan bir gün önceye kadar 50 milyar liradan yukarı mevduatlara teminat var mıydı.
    - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "devlete güvenerek para yatırdık" diyen İmar Bankzedelere "Devlete güvendiysen paranı da devlet bankalarına yatırsaydın" cevabını veriyor. Bu da tehlikeli bir söylem.
    "Sadece devlet bankaları güvenlidir" gibi anlaşılmaya açık. Hem haksız rekabet yaratabilir... Hem de - birkaç kez tekrarlanırsa - bankacılık sektörünü temelden sarsabilir.
    Sonuç... Hükümet ateşteki kestanelere uzanıyor. Ancak, cesaret ve bilgelik arabanın önüne birlikte koşulmalı...
   
    g.civaoglu@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Şii Türkler

Çetin ALTAN
İstanbul dağdağası, Köyceğiz ve Ekincik Koyu...

Melih AŞIK
Temizlikçi veli!

Fikret BİLA
AKP iktidara gelince tarihi karar rafa kalktı

Hasan CEMAL
Hayat biter, dert bitmez!

Güneri CIVAOĞLU
Atlar öne...

Abbas GÜÇLÜ
Hayali bile güzel de...

Hurşit GÜNEŞ
Güçsüz bankalar hep kapanmalı mı?

Nail GÜRELİ
Ağrı'dan bakış

Sami KOHEN
İstiyor... İstemiyor...

Mehmet Y. YILMAZ
Deniz Baykal ile nereye kadar?

Hasan PULUR
Değer miydi, değmez miydi?

Meral TAMER
Projeniz varsa Beyoğlu sizi bekliyor

Ece TEMELKURAN
Nuri Alço ve anî eylemler!

Yaman TÖRÜNER
Yaptığını bilen Altın Borsası

Güngör URAS
1 tabak kavurma 20 yumurta

M. Ali BİRAND
Seyretmeyin; kampanyaya siz de katılmalısınız