|


Ağrı'dan bakış
'Öteki Türkiye'nin sınırdaki Ağrı ilinden, terk edilmişliğin simgesi Diyadin ilçesinden söz edeceğiz bugün.
Ağrı merkezine 60 kilometre uzaklıkta Diyadin ilçesinin kaplıcasında 70 derece sıcaklıkta kükürtlü sular yerden cömertçe fışkırıyor. Suyun yüzde 80'inin boşa akıp gittiği söyleniyor.
Şimdi dört yıldızlı bir termal otel öyküsü anlatalım size. Lütfü Yiğenoğlu'nun Ağrı valiliği sırasında, sınır ticaretinden Özel İdare'ye gelen paralarla Diyadin'de 34 odalı, 80 yataklı bir kaplıca oteli yapılıyor. Dört yıldız konforundaki (imiş demek daha doğru) odalarında kükürtlü sıcak su akıyor. Türk hamamından saunasına, konferans salonundan bilardo salonuna, biri açık dört havuzundan oyun alanlarına varıncaya kadar her şeyi olan otel 1999'da hizmete giriyor.
İstanbul'dan getirilen genel müdürün yönetimindeki otel Ağrı'dan ve çevre illerden şifa bulmak için gelenlerle dolup taşıyor; hele hafta sonları yer bulmak mümkün olmuyor.
Vali Yiğenoğlu'nun ayrılışından sonra, 2001'de otel özelleştiriliyor. Otelin yeni işletmecisi "müşteri profilini hafifletmeye" başlayınca, bir yıl içinde rağbette ciddi azalma oluyor. "İşini bilir" işletmeci, tasını tarağını toplayıp gidiyor. Tasın tarağın içinde bilgisayarlardan saç kurutma makinelerine, televizyonlardan koltuklara varıncaya kadar akla ne gelirse var. Otel soyulup soğana çevrilmiş durumda kalakalıyor.
"Peki bu adam yakalanıp bir şey yapılmadı mı?"
Yurdumun güzel insanı boynu bükük, omuzları çökük, çaresizliğe alışık; iki sözcükle yanıtlıyor:
"Adam kuvvetli!"
"Yolsuzlukların damarına girdik" diyenlere duyurulur.
Nihayet geçen yıl otel Diyadin Belediyesi'ne veriliyor. Belediye Başkanı Mehmet Ali Ağrı çok dar olanaklar içinde oteli hizmete açıyor. Ağrı, ağlamaklı halde Ankara'nın ilgisizliğinden yakınıyor.
Ağrı Dağı'yla, İshak Paşa Sarayı'yla, Meteor Çukuru'yla, Tendürek Volkanikleri'yle, Diyadin kaplıcalarıyla, Aladağ'ın doruğundaki kırmızı alabalık gölüyle bir turist cenneti olabilecek Ağrı ilgi bekliyor, öncü bekliyor. Abartmasız bütün Türkiye'yi doyuracak potansiyeldeki Pasinler ve Eleşkirt ovalarıyla, kapanan fabrikalarıyla Ağrı ilgi ve girişimci bekliyor.
Ağrı'daki (yalnız Ağrı'da mı?) bu terk edilmişliği görebilince, Sevrcilerin nereden cesaret bulduğu daha iyi anlaşılıyor. Meşhur fizik kuralı; boşluk doldurulur. Terk ettiğiniz yeri sahiplenmek isteyen de çıkar.
Gelin, IMF'ye, AB'ye bir de Ağrı'dan bakın! Galiba onlar Türkiye'ye Ağrı'dan bakıyor.
Bir şiir
Baki Süha Edipoğlu'nu ölümünün 31. yılında saygıyla anıyoruz:
"Bir deniz gecesinde unuttuğum şarkıyı / Kıyı kıyı topluyor hafızan / Masmavi göğün altında / Yıldız mahşeri / Dalga dalga açılan / Bulut bulut toplanan."
ngureli@milliyet.com.tr
|
|

|