20 Eylül 2003 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   



   
İlke mi, çıkar mı?

       
    BM'den nihayet Irak'a karşı girişilen askeri müdahaleyi yasallaştıracak ve uluslararası bir mutabakat sağlayacak bir karar çıkabilecek mi?
    Bu sorunun yanıtını herhalde bu hafta öğrenebileceğiz.
    ABD'nin yeni çalışma dönemine giren BM'ye sunacağı bir karar tasarısı, bir ölçüde Dünya Örgütü'nün Irak'ta aktif bir rol almasını - ve ABD'nin sorumluluklarını kısmen paylaşmasını - öngörüyor.
    Ancak tasarı bu şekli ile ABD'nin müttefiklerinin dahi desteğini sağlamaktan uzak. Bunların başında Fransa ve Almanya geliyor. Bu iki ülkenin liderleri, Jacques Chirac ile Gerhard Schröder, önümüzdeki hafta Başkan Bush ile bu konuyu enine boyuna tartışacaklar.
    Bu görüşmeler öncesinde, önceki gün Berlin'de gerçekleşen Chirac - Schröder buluşmasından çıkan sonuç, Irak'ın geleceği ve BM'nin rolü konusunda Atlantik'in iki yakasının bir araya gelmesi şansının çok zayıf olduğunu ortaya koyuyor. Bu bakımdan BM'den, Türkiye dahil çok yerde tartışılan "meşruiyet" sorununu halledecek bir karar beklemek de (en azından şu anda) pek gerçekçi görünmüyor.
    ***
    BERLİN'deki görüşmenin ardından Chirac, bilinen "Fransız - Alman pozisyonu"nu teyit etti. Bu tutum iki temel öğe içeriyor: 1) ABD Irak'taki askeri sorumluluğunu BM'ye devretmeli, BM şemsiyesi altında oluşturulacak çokuluslu güç, barış ve istikrarı sağlamalı... 2) Irak'ın yönetimi en kısa zamanda geçici bir Irak hükümetine devredilmeli ve ardından seçimler yapılmalı...
    Chirac bu ikinci hususta ısrarlı. Önceki günkü açıklamasında "BM önderliğindeki iktidar devri süreci, yıllar değil, birkaç ayla ölçülmeli" dedi. Bu tabii - birinci koşul gibi - Bush yönetiminin pozisyonuna aykırı. Daha birkaç gün önce ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, bu kadar kısa bir sürenin gerçekçi olmadığını söylemişti.
    Chirac ve Schröder'in Bush ile yapacakları görüşme, ABD'nin bu tutumunu ne kadar değiştirebilir? Bir Fransız diplomatının deyişi ile, "Eğer Bush tutumunda inat ederse, BM'den hepimizin üstünde mutabık kalacağı bir karar çıkmaz. O zaman da ABD Irak'ta kendi başına zorluklarla boğuşmak zorunda kalır"...
    ***
    GERÇEKTEN Washington BM'ye sunacağı tasarıyı değiştirmez ve aynen geçmesinde ısrar ederse, hem "Atlantik'in iki yakası" arasındaki (yani NATO içindeki) anlaşmazlık kızışacak, hem de Bush yönetiminin tek yanlı askeri müdahalesine karşı olan çoğu BM üyesi ABD'ye karşı cephe alacaktır.
    Bu arada birçok ülke de, Irak'taki durumun "meşruiyetini" gündeme getirip BM'den kabul edilebilir bir karar çıkmamasını, Irak konusunda "mesafeli davranmak" (bu arada Irak'a asker göndermemek) için bir gerekçe olarak kullanacaktır.
    Tabii "meşruiyet" konusunu öne süren her devletin sadece "ilke"lere olan bağlılığı nedeni ile böyle bir tavır aldığı söylenemez. Şimdi ilkeler üzerinde ısrarlı davranan bir kesim ülkelerin, bunu "çıkarları" gereği de yaptıkları bir gerçek. Açıkçası Fransa'nın derdi de, tek başına bölgeye hakim olmak yolundaki ABD'yi frenlemek ve kendi etkinliğinin zayıflamasını önlemektir. Kaldı ki, Fransa da çıkarları gerektiğinde kendi başına, bazı dış müdahalelerde (örneğin Afrika'da) bulunmaktan geri kalmamıştır...
    Ama Irak için doğru ve Türkiye açısından da önemli olan, BM'den herkesin kabul edeceği bir kararın çıkması, ABD'nin bunu kabullenmesi ve bundan sonra Irak'taki faaliyetin "meşru yoldan" sürdürülmesidir.
   
    skohen@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Üniversite ve öğrenci

Çetin ALTAN
"Homo homini lupus", insan insanın kurdu mu?

Melih AŞIK
Bağdat bir iki...

Fikret BİLA
TÜSİAD ve asker

Hasan CEMAL
Barış sadece ölüler için mi?

Güneri CIVAOĞLU
'kaybet - kaybet'

Can DÜNDAR
Tatilde...

Abbas GÜÇLÜ
TÜBİTAK'ta neler oluyor?

Sami KOHEN
İlke mi, çıkar mı?

Mehmet Y. YILMAZ
Rüzgârlığı anlat bana...

Hasan PULUR
Kaşınma işaretleri!..

Erdoğan SAĞLAM
Enflasyon muhasebesi tasarısı Meclis'te

Derya SAZAK
TÜSİAD'ın Çeşme mesajı

Meral TAMER
Bir yeni muhafazakâr fıkrası

Güngör URAS
Yaylalarda hayvan yok villa var

M. Ali BİRAND
İngiltere maçı beni korkutuyor