|


Bir yeni muhafazakâr fıkrası
Bush yönetiminin Irak fiyaskosu Amerika'da sadece Demokrat senatör ve Kongre üyelerince değil, Cumhuriyetçi kanattan da yoğun eleştiriler alıyor. Başarısız Irak politikasının mimarlarının görevden alınması yönünde sesler giderek yükseliyor. Topun ağzındaki isimlerden Dick Chenney, Başkan Yardımcısı olduğu için koltuğu sağlam. Yeni muhafazakârların (neo - com) ideoloğu Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz dururken, Savunma Bakanı Donald Rumsfeld de herhalde ilk tercih olmaz. İlk kurban edilecekler listesinde Wolfowitz'le olsa olsa Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice yarışabilir.
Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim görevlisi Soli Özel'den geçen akşam dinlediğimiz yeni muhafazakârla ilgili fıkra, hedefi 12'den vuruyor. Londra'da Royal Institute of International Affairs tarafından düzenlenen ve Özel'in de konuşmacılar arasında yer aldığı Ortadoğu'nun Geleceği başlıklı panelde, İran'lı think tank kuruluşunun Başkanı panelist Seyid Sajjadpur anlatmış fıkrayı:
Irak'ta bir çoban kırsalın sakin ortamında koyunlarını otlatırken, tepeden bir helikopter iniyor. Helikopterin içinden tam teçhizatlı, siyah güneş gözlüklü bir adam çıkıyor ve "Çoban, gel seninle bir bahse girelim. Ben hiç saymadan senin kaç koyunun olduğunu hesaplayacağım. Doğru bilirsem bir koyun verirsin, tamam mı?" diye soruyor.
Çoban "Tamam" diyor. Adam derhal bilgisayarını çıkartıp bir takım hesaplar yapıyor ve "Senin 832 koyunun var" diyor. Çoban, "Bildin, koyunlardan biri senin. Al götür" diyor. Adam hayvanı alıp helikopterine binerken, "Bir dakika" diyor çoban: "Şimdi de ben seninle bahse girmek istiyorum. Ben senin kim olduğunu bilirsem, hayvanımı geri verir misin?"
Adam da bahsi kabul ediyor. Çoban, "Sen her zaman, her şeyin doğrusunu bildiğini sanan, Ortadoğu uzmanı Amerikalı bir neocom'sun (yeni muhafazakâr)" diyor.
Adam şaşkın, "Tam isabet, nasıl bilebildin?" diye soruyor. Çobanın yanıtı: "Çünkü koyun diye köpeği aldın!"
Bursa'da Yalın Zirve
Büyüyoruz, ama istihdam artışı yok. Amerika'da da büyüme emareleri yeniden belirdi, ama orada da istihdam artmıyor. Artan verimlilik.
Türkiye'de şirketler, krizden bu yana üretim sürecinin her aşamasında verimliliği arttırmak üzere peşpeşe önlemler alıyorlar. Dolayısıyla büyüme sürse de özel sektörde tatmin edici bir istihdam artışının gerçekleşmesi kuşkulu.
Bursa Sanayi ve Ticaret Odası, AISEC Bursa şubesi ve Yalın Enstitü Derneği ile işbirliğine giderek, rekabet gücü yüksek Bursa sanayiinde verimliliği daha da yukarı çekmek isteyen sanayicileri, 3 - 4 Ekim'de Yalın Zirve'de biraraya getiriyor.
Yalın düşüncenin temelinde "çoğu azla yapmak" yatıyor. Az insan gücü, az ekipman, az zaman ve az yer. Anahtar kelime ise ise Japonca "muda"dan tercüme israf, daha doğrusu israfı önlemek. Ancak burada israf, bilinen anlamının ötesinde ürün ve hizmetin kullanıcısına herhangi bir fayda sunmayan, müşterinin fazladan bedel ödemeyi kabul etmeyeceği, tasarımdan sevkiyata tüm ürün/hizmet yaratma aşamalarındaki her şey.
Mercedes'ten Ford Otosan'a McKinsey'den Bosch ve TAİ'ye Türkiye'de yalın düşünce sistemini uygulayan 14 firmanın uygulamalarının paylaşılacağı Yalın Zirve'nin yabancı konukları da var.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|