|


Yasalarla kafalar!
Devlet Güvenlik Mahkemeleri, kısa adıyla DGM'ler... Türkiye'de çok uzun yıllardır demokrasi adına, hukuk devleti adına haklı olarak eleştirilen mahkemeler...
Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya daha bu yakınlarda adli yılı açarken şöyle diyordu:
"Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin misyonu bitti. Doğal mahkeme kuralına aykırı olan DGM'ler kaldırılmalı, görevleri ağır ceza mahkemelerine devredilmelidir."
Yerinde bir görüş.
Artık bu görüşte olmayan hukuk adamına, siyasetçiye, iktidar ya da muhalefet partisine rastlamanın güç olduğu bir devirde yaşıyoruz.
AKP de DGM'lere karşı.
Seçimlerde millete söz verdi:
"DGM'lerin lağvedilmesi... Görev ve yetkilerinin de örgütlü suçlar konusunda ihtisaslaşmış ceza mahkemelerine devredilmesi..."
Eski deyişle:
Miadını çoktan doldurdu DGM'ler.
Üstelik müşteri alanları da daraldı.
Çünkü eskisi gibi kullanabilecekleri anti - demokratik yasa hükümleri tükeniyor, gün geçtikçe azalıyor.
7. madde iyileştirildi.
8. madde yok.
169. madde düzeltildi.
312. madde de iyileştirildi.
Avrupa Birliği'yle uyum yasaları çerçevesinde yapılan düzenlemelerle, TBMM'den iktidar ve muhalefetin işbirliğiyle geçen 6 ve 7 numaralı paketlerle, Türkiye'de bin yıldır ifade özgürlüğünü kısıtlayan, siyasal katılımın kolunu kanadı kıran yasa maddeleri demokrasiye uydurulmaya başladı.
Kısacası:
Yasalar hızla değişiyor.
Zihniyet değişimi ise gecikiyor.
Bu yüzden yargıda, idarede hala demokrasiye, hukuk devletine ters yolda yürümeye çalışanlar var.
Yazık!
Ayrıntıya girmiyorum.
Ankara DGM'de son iki gündür yaşanan gelişmelerle ilgili haberleri okuyup, tarafları dinleyince neyin ne olduğu anlaşılıyor.
Bir nokta çok açık:
Yasaları değiştirmek kolay.
Kafaları değiştirmek zor.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, "Bu yasaları rafları süslemek için çıkarmıyoruz" derken haksız değil.
Yasaları çıkardığımız gibi onları uygulamanın da ne kadar yaşamsal olduğunu defalarca tekrarlamalıyız.
Ve uygulamayı yakın takipte tutmalıyız.
Çünkü demokrasiyi sevmeyenler, hukuk devletini bu millete çok görenler pusuda bekliyor.
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne gidiş yolunu mayınlamak isteyenler, en kritik zamanlarda bir punduna getirip, yasalardaki bir boşluğu yakalayıp giderayak demokrasi kalesine gol atıveriyorlar.
Bundan da çok keyif alıyorlar.
Kendilerini artık bu keyiften yoksun kılmak lazım. Çünkü bu ülke hukuksuzluktan, 'hoyrat devlet'ten çok çekti.
Artık yeter!
Yeni bir yüzyıldayız.
Demokratik hukuk devletine açılan bir yolda mesafe alıyoruz.
Yasalar değişiyor.
Ama kafaları da değiştirmenin tam zamanıdır.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|

|