|


Yabancılar İstanbul'u mesken tuttu
İstanbul bu sıralar yabancı kaynıyor.
Bir yanda küratöründen sanatçısına, koleksiyonerinden sanat eleştirmenine 8. Uluslararası İstanbul Bienali çerçevesinde dünya sanat çevrelerinden İstanbul'a gelen 3 bin kişi, diğer yanda ekonomideki iyimser dalganın yaratabileceği fırsatları değerlendirmek üzere İstanbul'a akın eden yabancı bankerler...
Birinciler, Bienal'in yanı sıra bir sergiden diğerine dolaşıyorlar, Türk sanatçıların yapıtlarıyla da tanışıyorlar, sanatseverler tarafından ağırlanıyorlar, Beyoğlu'nun ve Boğaz'ın tadını çıkartıyorlar.
İkinci grubun mekanı daha ziyade 5 yıldızlı oteller. İstanbul'u mesken tutan yabancı bankerlerin çoğunun ilgisi, yoğun özelleştirme gündemine odaklanmış durumda. Hem Özelleştirme İdaresi'ne, hem de özelleştirmeye ilgi duyabilecek kendi müşterilerine danışmanlık arayışıyla nabız yokluyorlar.
BDDK'dan satılık kredi
BDDK'nın sorunlu kredileri de yabancı bankerlerin ilgisini çekiyor. Biliyorsunuz BDDK'ya finansal danışman seçildi. Yıl sonuna kadar sorunlu kredilerin ilk portföyü satışa çıkarılacak. Ve sorunlu kredilerle birlikte bütün yetkileri de alacak olan kuruluş, o yetkilerle tahsilatı kendi yapacak. Arjantin'den Asya ülkelerine ve İtalya'ya pek çok ülkede daha önce yapılmış olan sorunlu kredi satışı, Türkiye'de ilk kez uygulanacak. Goldman Sachs'tan Deutsche Bank ve Lehman Brothers'a BDDK'nın satışa çıkaracağı sorunlu kredilere ilgi yoğun.
Tesco işi tamam
Bu arada önceki gün İngiliz büyük süpermarket zinciri Tesco'nun, KİPA'yı nihayet satın aldığı duyuldu. 140 milyon dolarlık önemli bir iş. Acaba yabancı bankerlerin Türkiye'ye bu son ilgisinde doğrudan özel sektör yatırımları da gündemde mi?
Garanti Yatırım İcra Kurulu Başkanı Metin Ar'a göre, TESCO şimdilik istisna. Yabancıların ilgisinin doğrudan özel sektör yatırımlarına dönüşmesi için, birkaç adımın daha atılmasına ihtiyaç var:
"Me too" yatırımları
a) 1 Ocak 2004'te vergi açısından enflasyon muhasebesine geçilecek olması önemli bir adım.
b) Yabancı sermaye bu yıl sonunda TEKEL'e 2 - 2,5 milyar dolar verecek. Bunu gören diğer yabancı yatırımcılar "Bir dünya devi Türkiye'ye birkaç milyar dolar yatırmaktan çekinmiyorsa, bizler de birkaç yüz milyon dolar yatırabiliriz" diyerek "me too" (ben de) yapabilirler.
Metin Ar, İstanbul'un son günlerde yabancı bankerler için ilgi odağı haline geliş nedenlerini ise şöyle sıralıyor:
1) En çok gelip gidenler özelleştirme faslından. Başta Tekel, enerjiden Milli Piyango'ya ve şekere özelleştirme menüsünde pek çok şey var. Stratejik yatırımcılarla, onların danışmanı olan yabancı yatırım bankalarının yetkilileri, "Bizim de alabileceğimiz bir yer var mı?" diye bakıyorlar.
Neleri kaçırıyoruz?
2) İkinci grup, "Yahu Türkiye'ye neler oluyor? TL değerleniyor. Faizler düşüyor. Kaçırdığımız birşey var mı?" diye gelip bakanlar. "Son 6 ayda epey para kazanıldı, ama hâlâ İMKB'den, Eurobond'dan ya da tahvilden para kazanma imkanı var mı?" diye bakanlar. Şirket alımı için bir potansiyel olup olmadığını araştıranlar.
3) Üçüncü grup, "İMKB, dolar bazında 50 centten 1 dolara çıktığına göre acaba Türkiye'de hisse senedi yatırımı yapmalı mı?" diye bakan fon yetkilileri. İMKB'deki yükseliş, dünyadaki bütün borsaların yükselişiyle aynı zamana denk düştü. Enron skandalı artık unutuldu, alımlar yeniden başladı. Portföyümüze bir miktar gelişmekte olan pazarlar da olacaksa, biraz da Türk şirketlerinden hisse olmalı diyenler.
4) "Haydi biraz da seyahat edelim" diyerek Türkiye'ye gelen yabancı bankerler bile var.
Türkiye, yabancı finans kuruluşlarının yeniden ciddi biçimde gündeminde. Tabii ki ana amaç para kazanmak, ama Türkiye'nin şu sıralar çok moda olduğunu da kabul etmeliyiz.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|