24 Eylül 2003 Çarşamba
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   



   
İnsanlık okulu

       
    İnan, sevgili kardeşim Madrid'den geldi, çekeceği uzun metraj film için görüşmeler yapıyor. Konuşurken, nereden geliyorsa laf oraya, enteresan bir şey anlatıyor:
    Humanidades! Yani "İnsanlık Okulu"!
    "Ah olsa keşke öyle bir okul" diyorum ben, zira her zamanki gibi başımdan olaylar geçmiş birtakım, canım sıkkın. "Var zaten" diyor o:
    "Üniversite düzeyinde bir okul. Bütün sosyal bilimlerden bir parça okuyorlar. Sonra da danışman veya mediatör oluyorlar."
    Ardından dalıyor Avrupa'daki yeni ortaya çıkan "mediatörlük" mesleğini anlatmaya. Fakat o sıra işte, benim aklım gidiyor başka şeylere... Fikrim dalıyor bir insanlık Okulu hayaline...
   
   
Dersimiz, insan kalmak!
    Dev gövdeli, rengarenk giysili, siyah derili, ihtiyar bir kadın, davudî sesiyle başlayacak derse:
    "Çocuklarım, hiçbir zaman iyi olmayacak dünya
    Kötüler kıstıracak sizi karanlıkta
    Bağırsaklarını çıkarıp dökecekler sokaklara
    Siz hep parmak uçlarınızda
    Siz hep cılız kalacaksınız kavgada..."
    Öğrencilerden biri kalkıp soracak:
    "Ama neden Hayat Ana?
    Biz de kıstıramaz mıyız onları bir çıkmazda?"
    Hayat Ana, dev gövdesi sarsılarak gülecek.
    Karnının dibinden gelecek kahkaha:
    "Çocuklarım, mesele iyi kalmakta
    Nasıl sevebilirsin ki kendini
    Elin kana bulandığında?
    O vakit sızar içine vahşetin irini
    Katılırsın sen de onlara..."
    öğrenciler mahzunlaşacak derslikte.
    Susulacak.
    İnsanlık Okulu'nda birçok dersten sonra sessiz kalınacak.
    Öğrenciler kendi köşelerine çekilip dalgın olacak.
    Çünkü dersler ağır, hayat hep zor olacak.
    Ertesi derse girecek bir cüce; en güzel şaklaban kıyafetiyle. Kikirdeyerek çıkacak kürsünün tepesine.
    Sonra takla atıp havada başlayacak anlatacaklarına:
    "Ho ho ho... Ha hi ha... Kih kih kih...
    Güleceksiniz onlara
    Eskimolar yapardı bunu düşmanlarına
    Toplanıp bir alana
    Ortaya atarlardı kötülük edeni
    Sonra da parmaklarını kaldırıp havaya
    Hep birlikte başlarlardı kahkahaya
    Ho ho ho... Ha hi ha... Kih kih kih..."
    Gülecek sınıf.
    Kötülüklere gülüp geçmeyi öğrenecek.
    Daha yüksek, giderek daha da...
    Böylece devam edecek dersler İnsanlık Okulu'nda... Kötülük karşısında nasıl durulur, onu öğretecekler çocuklara... Çocuklar, en çok bunun gerektiğini öğrenecekler yeterince kocaman olduklarında. Sonra, çok sonra "büyük" adamların küçük adamların uzaktan görünüşü olduğunu öğrenecekler ve büyük adamlara yeterince yakından baktıklarında çok küçük olduğunu görecekler. Sonra da işte başlayacaklar kahkahaya:
    Ho ho ho... Ha hi ha ha...
    Bu dünyanın ne çok ihtiyacı var İnsanlık Okulu'na!
   
    ecetem@hotmail.com
   
   





Taha AKYOL
Yine YÖK

Çetin ALTAN
Bazen sinsi bir yağmur insanın yüreğinde...

Melih AŞIK
Eğitime ceza...

Fikret BİLA
'Özel amacı' aşan faaliyetler yasak!

Hasan CEMAL
Yasalarla kafalar!

Güneri CIVAOĞLU
Alternatif çuval mı?

Abbas GÜÇLÜ
İslam, bilim ve eğitim

Hurşit GÜNEŞ
Para karşılığı asker gönderilmemeli

Nail GÜRELİ
Bir olay, 11 algılama

Sami KOHEN
Belge tartışması ve... Yeni durum...

Mehmet Y. YILMAZ
Kartpostaldaki "Yeni Avrupa" haritası

Hasan PULUR
Vergi ödemenin dayanılmaz enayiliği...

Meral TAMER
Yabancılar İstanbul'u mesken tuttu

Ece TEMELKURAN
İnsanlık okulu

Yaman TÖRÜNER
Hedefiniz ne kadar belirli?

Güngör URAS
Kamu ve fon bankaları destekle ayakta

Serpil YILMAZ
Kemoterapi saç döker

M. Ali BİRAND
İyi haber, bizi tahatsız ediyor (!)