|


Kemoterapi saç döker
WASHINGTON
Washington'da halkla ilişkiler şirketi Impect'in sahibi Arzu Tarımcılar, Türk - ABD ilişkileri üzerine son durumu özetliyor:
"Meclis tezkereyi onaylamadığı için 'mahvolduk' diyenler, gördüler ki, tezkerenin geçmemesi Türkiye'nin hayrına oldu. Özellikle Türk iş dünyası gereksiz yere olumsuz hava estirmişti."
Türkiye Arzu'yu aynı günlerde teyid ediyor, TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan, "Görüşümüz değil, Irak'ta koşullar değişti" sözleriyle, Irak'a asker gönderilmesine karşı olduklarını açıklıyor.
ABD savaşa çağırırken "Evet", tartışmalı da olsa adı "istikrar" olan bir harekata çağırırken "Hayır" demek, TÜSİAD açısından kolay açıklanacak bir durum değil. Patronlar kulübünden uzak görüşlü olmasını beklerdik.
Hazine'nin Amerika'daki en yüksek düzeydeki bürokratı, Dünya Bankası (DB) Kıdemli Danışmanı Emin Dedeoğlu, buradan ekimde ayrılıyor ve Ankara'ya dönüyor. Bundan 4 yıl önce Dedeoğlu ile birlikte Washington'a gelen IMF ekonomisti Selim Çakır derece atladı, ondan boşalan yere de Levent Veziroğlu geldi.
Dedeoğlu ile Veziroğlu, Başbakan Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ile Dubai'de düzenlenen IMF toplantısına doğru yola çıktılar. Yolculuk öncesi buluştuk: Nerede? 18. Cadde Pensilvanya üzerinde birbirine bakan DB ile IMF binalarının ortasında.
IMF'de kahve içtik
IMF'de kahvelerimizi içiyoruz.
IMF binası ferah, büyük. Akmerkez gibi gireni çıkanı yoğun bir yer değil. Girişte kimliklerimizi sorup bir kart veriyorlar; gün boyu bu kartla git - gel diyorlar. Kimliği de alıkoymuyorlar. Dedeoğlu ve Çakır kahvelerimizi alıyor. Sigara yok. Sigara konusu hassas. Masada üç kişiyiz, üçümüz de sigarayı bırakıp toplam 30 kilo almışız.
Dedeoğlu "Ankara'ya gidince ne olur bilemem" diyor.
Masamızda Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Süheyl Batum da var; soruyor: "Seçimlerde IMF karşıtı söylem, seçimin en önemli malzemesiydi, buna tepki var mı?" Çakır, "IMF alışkın" diyor... Haksız da sayılmaz. IMF ile "pazarlık" şansının iyi kullanılmadığı, ulusal politikaların savunulmadığı tezlerini öne süren AKP, bugün Dubai'de iki bakan, bir başbakanla yer alıyor; karşılığını da görüyor! Dedeoğlu, "IMF'nin de hataları oldu. Kur politikasını, bankaların pozisyonlarını göremedi. Başarısız yönetimler, suçu IMF'ye atarlar. Kemoterapi saç döker" diyor.
Dedeoğlu, dünyada ortalama rakamların iyiye gittiği yolunda işaretler alınırken, Türkiye'nin fakirleşmeye devam etmesi üzerinde duruyor. Uluslararası göstergeleri, nüfus yoğunluğu açısından çok önemli ölçüde etkileyen Hindistan, Çin gibi ülkelerde sağlanan iyileşme, Türkiye'yi daha da zorluyor.
Dedeoğlu, demokrasiye vurgu yapıyor. Azgelişmişlik ve demokrasi arasındaki ilişkiyi vurguluyor ve bizim çok az tartıştığımız bir noktaya değiniyor:
"Demokrasi süreçlerle ilgilidir. Örneğin Anayasa değişirken, hangi kurallarla değiştirildiğine bakmalı."
Bkz: 1980 Anayasası!
Bu masada da gündeme gelen; demokrasinin kurum ve kurallarıyla yerleşmesi, ekonomik büyüme ile fakirlik arasındaki ilişki, kamu reformu, verginin tabana yayılması, özelleştirme, gelişmiş ülkelerde uygulanan tarım politikalarının etkileri gibi başlıklarla tartışmayı derileştiriyoruz.
Türkiye'de ekonomik göstergeler iyiye gittikçe, ilgimiz dönüşümü sağlayacak alanlara kayıyor. Olması gerektiği gibi; yapısallara.
syilmaz@milliyet.com.tr
|
|

|