27 Eylül 2003 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   


Bilge Karasu'yu özledim

           
Bilge Karasu'nun "Ne Kitapsız Ne Kedisiz"inin yeni baskısını alıp okudum. Diğer kitapları gibi, bunu da çok sevdim ve onu ne kadar özlediğimi fark ettim

   
    Daha önce de yazmıştım, eleştirmen değilim ben. Bu yazılar da eleştiri kapsamına girmiyor. Aylık ya da üç aylık bir kültür-sanat dergisi için değil, bir gazete için, sevdiğim, ısındığım kitaplardan yola çıkarak yazılmış izlenimler bunlar. "Sevdiğim" dedim, evet, bu köşede daha çok sevdiğim yapıtlardan söz ediyorum, onlara dikkat çekmek istiyorum.
    Bilge Karasu kendi 50'nci yaşı üstüne yazdığı bir yazıda, "Yaşam durmadan çözülüp bağlanan, dağılıp toparlanan, bununla birlikte aynı biçimden, kalıptan, karşılıklı konum düzeninden bir ikinci kez geçmeyen bir gidişse, anılarımızı pehpehleyelim, anlatalım, kullanalım canımız istiyorsa; ama onlardan koltuk değnekleri çatmayalım kendimize" diyor.
    Kimi kitaplar beni de geçmişe götürüyor zaman zaman, anılarımdan söz ediyorum... Onlardan koltuk değnekleri çatmadan kendime...
    ***
    Bilge Karasu'yla ilgili bir anıyla başlayayım. Milliyet Yayınları'nı yönettiğim dönem. 1979 Şubat'ında bir gün ziyaretçim olduğunu söylediler. Bilge Karasu gelmiş. "Buyursun" dedim hemen. Çok uzun süredir görüşmemiştik. Kucaklaştık. Birer çay söyledik. Neler yaptığımızdan söz ettik. "Yeni bir şeyler var mı?" diye sordum.
    Utanarak güldü. "Ben de onun için gelmiştim" dedi. "Bir kitabım var. 'Göçmüş Kediler Bahçesi'. İlgilenir misin?"
        Elindeki dosyayı aldım hemen.
    "Bu mu?"
    "Evet" dedi. Kitabını önermekten sıkıldığı belliydi. "Bir oku istersen."
    "Yahu" dedim, "nesini okuyacağım! Senden okuyacağım kadar okudum. Bunu da kitap olarak çıkınca okurum."
    "Basacak mısın yani?" dedi Bilge.
    "Bugün doğum günüm" dedim. "Bana bundan güzel bir doğum günü armağanı verilemezdi. Sağol."
    Kitabı çok kısa sürede yayımladık. Sonraki yıllarda, ölünceye dek doğum günümü unutmadı sevgili Bilge, en azından bir kartla hep kutladı.
    ***
    Bugün olsa, yine tek kelimesini okumadan yayımlardım Bilge'nin kitabını. Çünkü o, daha önce yazdıklarıyla bunu hak etmişti. Melih Cevdet'in, Attila İlhan'ın, Oktay Akbal'ın, Çetin Altan'ın hak ettiği gibi. (Onların kitaplarını da yayımlamadan önce okumadım.)
    Bir TRT toplantısını hatırlıyorum. Cem Duna döneminde, önerilen senaryoları değerlendirmek için oluşturulan kurula, artık nereden estiyse, beni de seçmişlerdi. Çoğu ipe sapa gelmez güldürü (!) senaryolarını okuyor, "olur" ya da "olmaz" diyorduk.
    Lütfi Akad kısa bir İstanbul belgeseli yapmak istemiş. Senaryoyu göndermiş. Toplantıda sıra ona geldi. "Okuyalım" dediler.
    "Nesini okuyacağız? Kabul!" dedim.
    Şaşkınlıkla yüzüme bakanlar oldu.
    "Lütfi Akad'ın önerisi TRT'ye ancak onur verir" dedim. "Kötü bile olsa red mi edeceğiz? Lütfi bey bugüne kadar yarattıklarıyla, yapıtının sorumluluğunu tek başına üstlenmeyi hak etmiştir. Kötü bir şey yapmayı da... Sonuç onu ilgilendirir. Sorumluluk onundur."
    Öneri hemen kabul edildi.
    ***
    Bilge Karasu'nun "Ne Kitapsız Ne Kedisiz"ini okuma olanağını bulamamıştım daha önce. Metis Yayınları'nda çıkan yeni baskısını alıp okudum. Bilge'nin öteki kitapları gibi, bunu da çok sevdim. Onu ne kadar özlediğimi fark ettim. Hem dost hem yazar olarak.
    Onun "Troya'da Ölüm Vardı"sını, "Göçmüş Kediler Bahçesi"ni, "Kısmet Büfesi"ni henüz okumadıysanız, "yılın yazarları"nı birazcık unutun, bir "Bilge Karasu arası" verin derim.
   
   





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Ülkü Tamer