|
|


"Sinek kadar kocam olsun, başımda bulunsun"
Ama sinek bu, uçar. İlle de hep sizin başınızda olacak değil ya, bazen de gider başka birinin başına konar
İDRAK YOLLARI / TUBA AKYOL
Cinsiyetleri münasebetiyle iktidar olmaktan ziyade "yancı" olmaya mahkum bir gelenekten geldikleri için olabilir; birçok kadının hayattaki tek amacı bilinçli olarak değilse de içgüdüsel olarak iktidarın himayesi altına girmektir. Pek çok kadın iktidarı ta uzaktan teşhis eder, ona yanaşmanın yollarını arar, bulur, becerdiği oranda himaye altına girer.
Kadınlar işte bu yüzden mütemadiyen evlenmek isterler. Evlilik zira, himaye altına girmiş olma halinin ele güne karşı bizzat devlet eliyle tescillenip onaylanmasıdır. Bir erkek beni korusun, kollasın, mümkünse de azıcık sevsin; fakat daha önemlisi bunu herkes bilsin demektir evlilik. "Sinek kadar kocam olsun, başımda bulunsun" gibi bir şeydir. Çünkü erkek, cinsiyeti münasebetiyle, sinek kadar bile olsa iktidar demektir.
Ama sinek bu, uçar. İlle de hep sizin başınızda olacak değil ya, bazen de gider başka birinin başına konar.
Peki o zaman, kendi varlığını başındaki "sinek" üzerinden manalı kılan bir kadın ne yapar, neler yaşar? Kime kızar?
Evde oturup sineğin dönmesini beklemek...
Erdal Acar; sinek midir, yoksa zengin ve yakışıklı olduğu için talih kuşu mudur, neyse nedir -ve fakat evlidir. Bu esnada sürekli haberleri çıkar medyada: Şimdi bundan ayrılmıştır, artık şununla aşk yaşamaktadır, kulüpten çıkarken paparazzilere yakalanmamak için o kadına etten duvar ördürmüş, ötekine kar maskesi taktırmıştır, öyledir, böyledir, ve sairedir...
Ya karısı Emel Yıldırım? Evet, evlilik eşlerin bedenlerinin tapusunu değiş tokuş ettikleri bir kurum olmak mecburiyetinde değil. Olmasın da zaten. Peki ama Emel Yıldırım da böyle mi düşünüyor? O da gezip tozuyor, beğendiği erkeklerle birlikte oluyor mu acaba? Yoksa evde oturup sinek kadar, pardon, kuş kadar; neyse ne, kocasının yuvasına dönmesini mi bekliyor sabırla?
Parazit sığındığı bünyeyi kendine ait zanneder
Emel Yıldırım "İnanıyorum ki" diyor Haftalık dergisindeki röportajında, "Erdal o ortamlara girdiği zaman bile bunları isteyerek yapmıyor."
Ve sonra, bilirsiniz işte, hep aynı şeyler... Erkeğe toz kondurmayıp onunla birlikte olan kadınlara kızmalar, çatmalar, onları kibarca aşağılamalar falan.
Erkek ne yapsın şekerim? Kadınlar kötü. Onu rahat bırakmıyorlar. Hep bakıyorlar. Ayartıyorlar!
"İnanın ben yanındayken bile asıldıklarını gördüm" diyor Yıldırım mesela. "Sonuçta eşim de yakışıklı bir insan. Hemen her kadının isteyebileceği tarzda bir adam. Bir kadın ne isterse hepsi Erdal'da var."
Sonra herhalde içinden şöyle tamamlıyor: Fakat avuçlarını yalarlar. O kadınlar onunla ancak yatarlar. Çünkü ben karısıyım. Çapkınlık da yapsa, sonunda bana ve çocuklarına döner mutlaka. Erdal en birinci! Ben de onun en birinci tercihiyim. Onun kontenjanında ben de birinciyim.
Böyle bir başkası üzerinde yaşama, var olma, kendini güçlü hissetme hali. Böyle... Nasıl denir? Bir yanaşma, dayanma, ancak öyle ayakta durabilme; açıkçası bir nevi parazit olma, sonunda da parazit olarak sığındığı bünyeyi kendi bünyesi zannetme yanılsaması, onunla "bir" olduğuna inanma hali. Acıklı yani.
* * *
Kadınlar bir dolu sebepten; eğitimsizlikten, aile yapısından, gelenekler yüzünden, gidecek bir yeri olmadığından, yapacak bir işi olmadığından, parası, evi, hakikaten kendine ait bir hayatı olmadığından erkeğe bağımlı olabilir.
Ama insan düşünmeden edemiyor: Ya tek başına bir hayat kurmaya muktedir olan kadınlar? Aslında bir erkeğin korumasına, kollamasına ihtiyacı olmayan, sırf alışkanlıktan -yoksa kolaycılıktan mı?- erkeğin gücünden medet umanlar? Onlar evde, işyerinde, hayatta; bir erkeğin himayesi altına girme huylarından vazgeçebilecekler mi acaba? n
Deniz Akkaya farkı budur!
Misafir misafiri istemez ya... Bünyede birden fazla parazit olunca bunların birbiriyle kapışması normal tabii. Bir erkeğin etrafındaki kadınların sürekli savaşması da normal yani.
Bu, erkeklerin çoğu kez görmediği ya da görmezden gelmeyi tercih ettiği bir mücadeledir. Erkek "Annemle karım niye anlaşamıyor? Karım neden kız kardeşimden nefret ediyor?" diye düşünedursun... Bu esnada incecik hesaplarla ölçülüp biçilmekte, "Kimi seçecek?" diye sürekli sınanmaktadır.
Ve erkek eğer bir kez hayatındaki kadınlardan birini biraz fazla kollar, dengeyi bozarsa... O zaman Sakarya halt etmiş yanında, bir meydan muharebesinin ortasında kalacaktır.
Şimdi Emel Yıldırım savaşı başlatmış gibi görünüyor: "Türkiye'de evli bir adamla beraber olan kadına ne denildiğini siz de biliyorsunuz! Bu yüzden bence bu insanlar basit ve acınacak haldeler" sözleri, Acar'ın şimdiki "hatun"unu feci sinirlendirecek. Daha fecisi tüm röportaj boyunca satır aralarından okunan "O kadınlardan hiçbiri yuvamı bozabilecek kıymette değiller" cümlesi... Ve bir de, bozsalar da bozamazlar, zira Erdal Acar'ın ailesi benim tarafımda iması var. "Erdal'ın ailesi de böyle şeylere çok önem verir" filan, aslında şöyle bir mesaj herhalde: Erdal'ı kandırabilirsiniz ama bu eve gelin gelemezsiniz!
Emel Yıldırım "Bana bir şey olmuyor. Eşim erkektir, ona da bir şey olmaz. Olan karşısındaki zavallılara oluyor" cümlesiyle özetlenebilecek cool röportajında sadece bir kez tökezliyor.
Deniz Akkaya yüzünden kısa bir ayrılık yaşadıklarını, annesinin evine gittiğini söylediği bölümde.
Hani bu kadınlar asla sarsamazdı Emel Yıldırım'ın mutlu yuvasını?
Deniz Akkaya farkı da bu demek ki!
manik depresif köşe
Daha önce yazmıştım bunu, yeri geldi tekrar edeceğim: "Kadının kadına eziyet ettiği durumlara bir göz atın, göreceksiniz; ortada kadınlardan birinin 'ele geçirdiği' bir erkek, onun gücünün gölgesi vardır mutlaka."
Diyelim erkek bir katakulli ile; yalan, dolan, oyun, düzen, hile, numara, neyse artık adı, işte onun sayesinde "ele geçti", yanlış yaptı.
İyi de... Bunun için "öteki kadına" kızmak saçma değil mi?
Erkeğin hiç mi kabahati yok canım bu işte?
tubaakyol@milliyet.com.tr
YAŞAM

'Baban yok' diyerek Uğurcan'ı yaktılar!
Japonlar depreme her zaman hazır...
Amerika'yı bulan bir kadın mıydı?..
Kerim Afşar'ı kaybettik
Kadın kalbi, krize farklı sinyal veriyor
Galata Köprüsü'nde silahlı kavga: 1 ölü 3 yaralı
Voleybola ilgiyi böyle artırdılar!
Üniversitelilerin yüzde 10'u eşcinsel egilimli
İngiliz rockçu Palmer öldü
Vahşette yeni ipuçları
Kazadan tecavüz çıktı
Başkent Ekspresi raydan çıktı: 1 yaralı
Harry Potter ders oldu
Reklamlar obez yapıyor
"Sinek kadar kocam olsun, başımda bulunsun"
Evin perileri
Galatasaraylı erkekler!
|
|






|