27 Eylül 2003 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   



   
Y. O. mu hasta, biz mi?

       
    Dün, iki gazetenin birinci sayfasındaki iki fotoğraf içimi açtı:
    Biri Milliyet'te Ahmet Tulgar'ın hepimizi temsil eden bir şefkatle Y. O.'ya sarıldığı fotoğraftı; diğeri ise Hürriyet'te Y. O.'nun katılımıyla yapılan yazı işleri toplantısı...
    Bu iki fotoğraf, medyanın gerektiğinde ne kadar yapıcı olabileceğini gösteriyor. Nitekim bu yaklaşım sonuç verdi, dün bazı aileler çocuklarını HIV virüsü taşıyan Y. O.'nun sınıfına gönderdi.
    Hürriyet'in toplantısında, Y. O.'nun fotoğrafının yüzü açık yayımlanması tartışılmış, ama psikologların uyarısıyla vazgeçilmiş.
    Ben olsam, Y. O.'nun fotoğrafını değil, onu ölümcül bir yalnızlığın kucağına itenlerin yüzlerini bantlardım. Çünkü ortada bir suç varsa bu, 20 günlükken Kızılay'ın verdiği kandan virüs kapan yavrucakta değil, ona virüsü bulaştıranlarda ve kendisini bir vebalı gibi dışlayanlardadır.
    ***
    Bir baba olarak elbette diğer velilerin ruh halini ve çocuklarını koruma refleksini anlıyorum, ama öfkeli tavırlarını ve nobran üsluplarını yadırgıyorum.
    Virüsü tanımamaktan kaynaklanan bir bilinçsizlik önce korkuya, sonra paniğe ve linç duygusuna yol açıyor.
    Peki annesinin telaşlı eline yapışıp arkadaşını sınıfta bir başına terk edip gitmek o çocukların yüreğinde, HIV kadar tehlikeli bir yara açmaz mı?
    Aslında, virüs kapmış bir çocuğun dramının ötesinde, nasıl bir toplumda yaşamak istediğimizi ve neyi hak ettiğimizi tartışıyoruz burada...
    ***
    Fransız filozof Michel Foucault, "Büyük Kapatılma" adıyla yayımlanan seçkisinde dünyayı "Dev bir tımarhane" olarak tanımlar (Ayrıntı Y. 2000). Ona göre modern toplumda doktordan sosyal danışmana, eğitimciden gazeteciye kadar pek çok meslek erbabı, ortak bir işlevle birbirine bağlanmıştır:
    "Gerçekten suçlu ya da patolojik olmayan marjinal varoluşların gözetlenmesi ve süngü altında tutulması..."
    Çocukları hasta diye okuldan, yaralıları yoksul diye hastaneden, travestileri sapkın diye evden çıkaran, bekar evlerine girip çıkanı gözleyen, sokak çocuklarının şehir dışına çıkarılmasını, sokak hayvanlarının vurulmasını öneren bu tavrı "zindancı işlevi" diye tanımlıyor Foucault ve soruyor:
    "Sakın asıl hasta olan, toplum olmasın?"
    ***
    Yasalar değiştirilip demokratikleşiyor. Polisin yetkileri sınırlanıp iktidar alanı daraltılıyor. Ancak "kamuoyu" denilen büyük kolluk gücünün denetim ağı kolay kolay değişmiyor.
    Suçun, hastalığın, sapkınlığın nedenleri üzerine hiç kafa yormadan, önce suçluları, sonra hastaları, giderek delileri, berduşları, yoksulları, tinercileri, eşcinselleri, muhalifleri ve nihayet kendisinden farklı herkesi içeri tıkıp ya da dışlayıp yalıtmayı savunan bu hırçın görüş, medeni görünümünün altında katı bir ırkçılık barındırıyor.
    Y. O. olayında velilerin başlattığı bencil kampanya, yaşadığımız toplumu bir arada tutan vicdan duygusunun, dayanışma geleneğinin temelini oyuyor.
    Dün Y. O.'nun sınıfından bir çocuğun babası (Kibar Işıldak) ekrana çıktı ve "Doktorlarla konuştum. Hiçbir risk olmadığını öğrendim. Oğluma ve eşime de danıştım: Y. O. okula dönmezse benim oğlum da burada okumayacak. Y. O. okula gelirse oğlum onun sırasında oturacak" dedi.
    Bu ses, bana yarın umudu veren tek cesaret örneğiydi.
   
    can.dundar@e-kolay.net
   
   





Taha AKYOL
Bir radyum söndü

Çetin ALTAN
Pavlov, Clemenceau, voleybol maçı...

Melih AŞIK
Taş devrinde...

Fikret BİLA
Üniversiteler

Hasan CEMAL
Baykal'la CHP (1)

Güneri CIVAOĞLU
2. YÖK Vak'ası

Can DÜNDAR
Y. O. mu hasta, biz mi?

Abbas GÜÇLÜ
Başbakan rektörleri mahkemeye verecekmiş!

Meliha OKUR
TÜSİAD Irak'a gitme kararı aldı

Hasan PULUR
Dr. Frankeştayn ve canavarları...

Derya SAZAK
Uydusu var, başkanı yok!

Meral TAMER
Sermayenin bayilerle tabana yayılması

Tamer HEPER
Yasa değişmedi

Güngör URAS
Organik tarım

M. Ali BİRAND
YİĞİT'E DEVLET ÖNLEM ALMALI...