|


Dr. Frankeştayn ve canavarları...
GAZETEDEKİ haberi okuyunca, biri "Allah Dr. Frankeştayn'ları korusun!" dedi.
Öbürü "Yanlış söyleme!" dedi lafa girdi:
"Allah insanları Frankeştayn'lardan korusun!"
Üçüncüsü, birinciden yana çıktı:
"Doğru söylüyor, Allah Doktor Frankeştayn'a yardım etsin!"
* * *
1881'de, Mary Shelly'in yazdığı romanının kahramanı olan "Dr. Frankeştayn" genç ve idealist bir bilim adamıdır, maddeye can vermenin sırrını keşfederek bir ucube yaratır, lakin bu yaratık, kendisini yaratana karşı isyan eder, korkunç bir canavar olur. Bugünkü korku, bilimkurgu, roman ve filmlerinin hepsinde "Frankeştayn"ın etkisi vardır. İlk defa 1931'de sinemaya aktarılmış, filmde "Frankeştayn"ı Boris Karloff oynamıştır.
* * *
YARATILAN canavar, o kadar çirkin, o kadar korkunç, o kadar dehşet vericidir ki, kimseye görünmek istemez, sonunda kendisini yaratan "Dr. Frankeştayn"dan intikam almak ister, "Niye beni yarattın?" diye.
Fakat bu hikaye, giderek, anlatıla anlatıla, ya da film çevrile çevrile öyle bir hale gelir ki "Dr. Frankeştayn" yarattığı canavarın yerini alır, sanki canavar odur.
* * *
İNSANLARIN, kendi yetiştirdikleri, kendi çıkarları için destekledikleri, pohpohladıkları "canavar"lar sonunda, dönüp yaratanlarına saldırınca hep bu benzetme yapılır:
"Canavar, sonunda Doktor Frankeştayn'ı da yedi!.."
* * *
GÜNÜMÜZ, kendi yarattıklarının gazabına uğrayan sağa sola saldırdığı zaman hoşlarına giden, ama "canavar" kendilerine dönünce ne yapacaklarını şaşıran "Dr. Frankeştayn"larla dolu...
Mesela Ecevit...
O'na ihanet edenleri, karşısına geçenleri, onu ortada bırakanları, hatta saldıranları görünce "Dr. Frankeştayn" aklınıza gelmez mi.
Ya da Erbakan Hoca!
AKP'lileri kim yetiştirdi, kim bu hale getirdi?
* * *
YA bizimkiler...
Onlar "tetikçilik" yaparken, destekleyenlerin ne kadar hoşuna gidiyorlardı, maşallah hepsi de "canavar" gibiydi, lakin "canavarlar" giderek ölçüyü kaçırınca "Dr. Frankeştayn"ların aklı başına gelir gibi oldu:
"Ya bana da saldırırsa!"
Saldıracaktır, saldıracaktır, kuş kuşluğunu, canavar da canavarlığını yapacaktır.
* * *
OSMANLI şairi diyor ki:
"Kendiy elimle yare kesip verdiğim kalem
Fetvayı, hun - ı na - hakımı yazdı iptida..."
Türkçesi: "Sevgilim, benim idam kararımı, ona verdiğim kalemle yazdı..."
Ya ne sanıyordunuz?
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|

|