|


YİĞİT'E DEVLET ÖNLEM ALMALI...
Yiğit birden bire bir sembol oldu.
HIV virüsü taşıyan bu talihsiz yavru okumayamacak mı?
Gittiği okuldaki veliler de haklılar, Yiğit'in ailesi de. Dünya üzerinde milyonlarca insan HIV taşıyıcısı durumunda. Taşıyıcı olan bir insandan bu mikrobun bir başkasına geçmesi de son derece zor. Yiğit'ten yüksek miktarda kan alınıp başka birine verilmedikçe, mikrop geçmiyor. HIV seks yoluyla veya aynı iğne kullanılması dışında hiçbir tehlike yaratmıyor. Ancak, siz gelin de bunu ana babalara anlatın.
Yiğit olayı bir İLK, bir SEMBOL olduğundan dolayı, devletin bu konuya el koyması gerekiyor. Zorlamalarla çözüm bulmak imkansız.
Devlet, bundan böyle aynı durumla karşılaşacak çocuklarımızın, ne koşullarda eğitim alabileceklerini saptamalı ve daha da önemlisi geniş bir bilgilendirme kampanyasına girmeli.
Avrupa'da aynı durumdaki çocuklar kenara itilmiyorlar. Özel okullarda veya özel önlemlerin alındığı koşullarda eğitim görebiliyorlar. Yiğit'in ve diğer çocuklarında bigilendirilmesi gerekiyor.
Devlet gerçek devletliğini (yönlendirici görevini) şimdi göstermeli...
***
BİR YANLIŞI DÜZELTMELİYİM...
24.9.2003 Çarşamba günkü köşe yazımda, Manisa davasında mahkum olan polislerin hala
arandıklarını ve bir türlü "bulunup" hapse atılamadıklarını (!) belirtmiştim. Bu bilgileri Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden almıştım.
Adalet Bakanlığı ise tam aksini belirtti ve hangi polisin nerede yattığının listesini yolladı.
| | ADI SOYADI | CEZAEVİ | CEZA SÜRESİ | ŞARTLI TAHLİYE | | Fevzi Aydoğdu | Kayseri | 110 Ay Ağır Hap. | 12.12.2006 | | Halil Emir | Kayseri | 130 Ay Ağır Hap. | 09.08.2007 | | Mehmet Emin Dal | Kayseri | 110 Ay Ağır Hap. | 12.12.2006 | | Atilla Gürbüz | Beypazarı | 100 Ay Ağır Hap. | 14.08.2006 | | Turgut Özcan | Beypazarı | 70 Ay Ağır Hap. | 19.08.2005 | | Levent Özvez | Manisa | 120 Ay Ağır Hap. | 07.04.2007 | | Engin Erdoğan | Manisa | 110 Ay Ağır Hap. | 06.01.2007 | | Turgut Demirel | Manisa | 60 Ay Ağır Hap. | 10.04.2005 | | Ramazan Kolak | Elmalı | 110 Ay Ağır Hap. | 06.12.2006 | | Musa Geçer | Sivas | 100 Ay Ağır Hap. | 15.08.2006 | |
***
Bireysel Silahsızlanma Günü'nü hepbirlikte kutlayalım
Nazire Dedeman gencecik oğlu Umut'u 1993'ün 28 Eylül'ünde bir silahtan çıkan bir kurşunla kaybetti. Oğlunun adına kurduğu Umut Vakfı'yla o günden bu yana bireysel silahsızlanma için, barışçıl çözüm düşüncesinin yerleşmesi için çalışmalarını sürdürüyor.
1993'ten beri bireysel silahsizlanma, hukukun üstünlüğü ve barış konularında çalışmalar yürüten Umut Vakfi, 10. yılında etkinliklerini sürdürüyor.
Umut etmekten asla vazgeçmemek ve toplumda konuyla ilgili bilinç oluşturmak üzere her "28 Eylül Bireysel Silahsızlanma Günü"n de olduğu gibi bu yılda Sessiz Ayakkabıların Yürüyüşü ve geleneksel ödül törenleri ile etkinliklerini bu yılda sürdürecekler.
Sessiz Ayakkabıların Yürüyüşü bugün 13:00'te Taksim Gezi Park'ında yapılacak, ödül töreninde saat 14:00'te Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleşecek.Böylesine güzel bir amaç etrafında çalışmalarını sürdüren Umut Vakfı'nı bugünde yanlız bırakmayalım
***
ERGİN- BİLA DÜELLOSU
Türkiye'nin en ağırlıklı iki gazetesi olan Hürriyet ile Milliyet'in ağır topları Sedat Ergin ve Fikret Bila geçen hafta, karşılıklı adeta haber bombardımanı yaptılar.
Sedat ergin, "Bizden Saklananlar" dizisiyle, kimilerine ayrıntı gibi görünen oysa hem bizim gibi günlük olayları izleyenler, hem de tarihçiler için bir altın madeni gibiydi. Politikaları oluşturanların birbirleriyle ilişkileri, bu ilişkilerinde kullandıkları mantık yapısı ve konuşma dili, Türkiye'yi yönetenlerin bilgi ve görgü düzeyini göstermesi açısından çok ilginç ipuçlarıyla doluydu.
Kimi son derece derin ve düzeyli, kimi son derece yüzeysel ve sokak çocuğu yaklaşımlı. Bazıları beni hayal kırıklığına uğrattı, bazıları ise reyting'lerini yüksettiler.
Sedat, çok hoş bir dizi ile gözümüzü açtı.
Fikret Bila'da Milliyet'te adeta Sedat'ı tamamladı ve reddedilen tezkereyi açıkladı. Tezkere'nin reddedilmesinin ne kadar çaylaklık olduğu daha iyi anlaşıldı. O günlerde bende Tezkere'nin çıkmasından yana görüş açıklamıştım. Bugün, hem kaçan bir fırsata hayıflanıyorum, hem de karşılığında ödemeye hazırlandığımız faturanın ağırlığına bakıp "yazık oldu" diyorum.
Unutmayalım ki, eğer bugün Türkiye çok daha riskli bir ortamda ve daha ağır koşullarda asker yollamak istiyorsa, bunun altında hükümetin ve TSK'nın kendilerini ABD'ye affettirme çabası da yatmaktadır.
İşte iki gazetecinin bizlere öğrettikleri...
***
FATİH'E KIZANLAR...
Fatih Altaylı'nın bir mert yanı vardır ki, medya'da çok az rastlanır. Lafını dolandırmaz, aklından geçeni açıkça söyler.
Bundan dolayı da olmadık şimşekleri üstüne çeker. Ancak bakarsınız, görüşlerinde bir mantık dokusu vardır. Yaklaşımını paylaşır veya reddedebilirsiniz, ancak Fatih'i hiçbir zaman çıkarcılıkla suçlayamazsınız.
GS-FB maçındaki olayı, Fatih'ten de dinledim. Fatih'in yakınlarındakilerden de... Altaylı baştan sona haklı... Zaten insanlar da ona haklı olduğu için kızmıyorlar mı?
***
İMARZEDELERE SÖZ VERDİM...
Geçen gün Ankara'da BDDK'nın önünden geçerken, etrafımı birden bire kızgın bir kalabalık aldı.
"M.Ali Birand, neden bizimle hiç ilgilenmiyorsunuz?" diye bağırmaya başladılar. Ne olduğunu anlayamadım.
Son derece hırslı, son derece öfkeliydiler. Biraz yatıştıktan sonra İmarzede oldukları anlaşıldı.
"SATR TV'den başka kimse bizi dinlemiyor. Uzan'lar umurumuzda değil, hakkımızı arıyoruz" diyorlardı.
Dikkat ettim, gerçekten de bindirilmiş kıta değil, tüm birikimlerini kaptırmış ev kadınları ve emeklilerden oluşan vatandaşlardılar.
" Neden İmar Bankasına para yatırdınız? Fazla faiz almak uğruna neden risk aldınız" diye soracak oldum.
Kendi yönlerinden mantıklı bir yanıt getirdiler:
"Biz hazine kağıdı aldık. Çifte hesap varmış, biz ne bilelim. Devlet kağıdı aldık. Üstelik devlet bize, mevduata tam garanti verdiğini söylemişti. Şimdi suratımıza bile bakmıyor"
Bir yerde haklılar.
Devlet Banka'yı denetleyememiş, ancak sözler vermiş. Şimdi ise, "param yok, sözümü tutamayacağım" diyor. Olacak iş mi bu...
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.tr) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|

|