|


Kelkit manifestosu
Temiz ve şeffaf bir Türkiye için medyaya düşen rolü, bankalardan hortumlanan 43 milyar doları sorguluyor, Aydın Doğan.
Gümüşhane - Kelkit'teyiz.
Başbakan Erdoğan ve hükümet üyeleri önünde ilan ediyor:
"Hortumun, soygunun üzerine hiç çekinmeden cesaretle giden Sayın Başbakan'a, Adalet Bakanı'na ve hükümetin bütün üyelerine teşekkür ediyorum. Bu konudaki desteğimi, hangi hükümet, hangi siyasetçi, hangi bürokrat, hangi memur olursa olsun sonuna kadar sürdüreceğim."
Aydın Bey, Milliyet'in sahibi olarak medyaya girdiği 1980'lerin başından bu yana ısrarla savunduğu 'Ekonomik özgürlüğü olmayan yayın kuruluşları bağımsız yayıncılıktan söz edemez' ilkesini memleketi olan Kelkit'te dün bir kez daha dile getiriyor.
Medya 1990'larda kötü bir sınav verdi:
Gazete - televizyon - medya üçgeninde siyasi iktidarların kölesi haline gelen yayın kuruluşları 2001 krizinde dibe vuruyor. Çoğu batıyor ve binlerce gazeteci işsiz kalıyor. Medyaya 'dışardan' sermaye getirme iddiasındaki girişimciler, bu gücü kullanarak büyümeye çalışırken ölçüsüzlüğün sonucu batmakla kalmıyorlar, 'banka hortumlama' suçuna da iştirak ediyorlar.
Ne yazık ki son dönemdeki yolsuzluklar batağında 'medya sermayesi' önde geliyor!
Aydın Doğan'ın 'Kelkit manifestosu' Doğan Grubu dahil, medyaya dönük toplu bir meydan okumadır. Yeni bir milattır.
Aydın Bey diyor ki: "45 yıllık iş hayatımda devlete bir kuruş vergi, SSK borcum olmadığı gibi bu sürede devletin hakkımda açmış olduğu bir tek suiistimal davası yoktur. İş hayatım boyunca alnımdan kara sinek geçmedi."
Bu durumda 'öteki medya'ya da aynı görev düşüyor.
Aydın Doğan'ın çağrısına yanıt verilmelidir:
"Bir ülkede özgür, dürüst ve şeffaf bir medya yoksa o ülkede demokrasiden bahsedilemez. Bankasının içini boşaltmış, yolsuzluğa bulaşmış bir medya sahibinin hortumcuların ve soyguncuların üzerine gitmesi mümkün mü?
Gelin, temiz bir Türkiye için namuslu ve namussuzu, iyi ile kötüyü birbirinden ayırt edelim. Namussuzun ve kötünün üstüne hep birlikte gidelim."
Medya bağımsızlığını yitirip, sermaye - iktidar ilişkilerine teslim oldukça meslek etiği de aşınmakta, 'gazeteci' kimliği yıpranmaktadır.
Soygun ve hortumlamaların ardında gazete sahiplerini başka işlere özendiren kimi meslektaşlarımızın payı yok mu?
Aydın Doğan kendi adına bunun hesabını veriyor.
Keşke herkes aynı cesareti gösterebilse...
Kelkit manifestosuna ortam hazırlayan yatırıma gelince. Kelkit, organik tarım ürünleri ve besicilik işletmesiyle Atatürk Üniversitesi'ne bağlı meslek yüksekokulu Aydın Bey'in doğduğu topraklara vefasının eseridir. Hayırlı olsun.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|

|