29 Eylül 2003 Pazartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   



   
Döviz hesapta yok piyasada çok

       
    Bir ülkenin dövizinin "olup olmadığı"nın göstergesi , "Cari İşlemler Hesabı"dır. Cari İşlemler Hesabı, belli bir dönemde ülkenin "olağan döviz gelir - gider bilançosu"dur.
    Ülkenin olağan gelirleri "ihracat, turizm, işçi gelirleri, yurtdışı hizmet gelirleri" gibi gelirlerdir. Olağan döviz giderleri ise "ithalat harcamaları, dış borç faiz ödemeleri ve diğer döviz harcamaları"dır. (Dış borç anapara gelir gideri bu olağan döviz hesabına girmez.)
    Türkiye'nin "döviz durumu"nun ne olduğunu öğrenmek isteyenler, döviz büfelerinde, tahtakalede dövizin olup olmadığına bakmaz... Sadece ve sadece "Cari İşlemler Hesabı'nda döviz gelirinin döviz giderini karşılayıp karşılamadığına bakar".
    Geçen hafta sonu ocak - temmuz dönemini kapsayan 7 aylık "Cari İşlemler Hesabı" açıklandı. Türkiye'nin döviz giderinin, döviz gelirinden 4.5 milyar dolar daha fazla olduğu, döviz hesabının 7 ayda 4.5 milyar dolar açık verdiği görülüyor.
   
    Dövize hücum kriz getirdi
    Yılın ilk 7 ayında döviz hesabının 4.5 milyar dolar açık vermesi "kötü bir haber". Döviz hesabı, 2000 yılının ilk 7 ayında 5.8 milyar dolar açık verdi. Açık yıl sonunda 9.8 milyar dolara ulaştı. Bunu görenler "Türkiye'nin döviz açığı büyüdü... Bu açığı kapatmak için Türkiye ya döviz fiyatını artırır, ya da ekonomi krize girer" diyerek dövize hücum etti. Bu hücum nedeniyle ekonomi krize girdi, döviz fiyatı da arttı.
    Yılın ilk 7 ayındaki 4.5 milyar dolarlık döviz açığı (olan biten ciddiye alınmaz ve gereken yapılmaz ise) yıl sonunda 8.0 milyar dolara yaklaşacak... İnşallah 2000 yılı benzeri sorunlar ortaya çıkmaz ama, Türkiye'nin (veya Türkiye gibi milli geliri 180 - 200 milyar dolar olan bir ülkenin) 8 milyar dolarlık döviz açığını "taşıyabilmesi", bu açıkla "yaşayabilmesi" çok güç veya imkansız.
    Bizi "rehavete" iten, "tehlikeyi görmemizi önleyen", döviz büfelerindeki ve Tahtakale'deki dövizin bolluğu. Bolluğu yanında da ucuzluğu...
    Ancak piyasadaki bu döviz "kayıt dışı döviz"... Kayıt dışı döviz "kayda girmediği" (ithalat, ihracat, turizm geliri benzeri şekillerde), Cari İşlemler Hesabı'na geçmediği sürece ülkenin "cari açık" (döviz açığı) hesabı küçülemiyor.
    Yurtiçinde yastık altından çıkan "kayıt dışı" döviz bir iç transfer ile yer değiştiriyor. Yurtdışından giren "kayıt dışı" döviz "sermaye hareketi" hesabına yansımadan rezervlerin artmasına imkan veriyor. Ama bunlar döviz açığı rakamını küçültmüyor.
   
    Merkez alınca alkış, satınca kriz
    Kayıtdışı döviz hareketi "inanılamaz" büyüklüğe ulaştı. Merkez Bankası mayıs ayından bu yana ihale yoluyla veya dövize müdahale operasyonuyla piyasadan 7.6 milyar dolar döviz satın aldı. Bankaların döviz rezervi 3 milyar dolar, bankalardaki döviz hesapları 2 milyar dolar arttı.
    Merkez Bankası'nın 31.5 milyar dolar (brüt) döviz rezervi var. (Merkez Bankası'nın brüt döviz rezervi, bakkal Coşkun'un kasasındaki para mevcuduna benzer. Kasadaki paranın tamamı bakkal Coşkun'un değildir. Bu brüt paradan boçlarını, yükümlülüklerini düşer ise, net kasa mevcudu ortaya çıkar.) Brüt döviz rezervi rakamından yükümlülükler düşüldüğünde Merkez Bankası'nın 2.3 milyar dolar (net) döviz rezervine sahip olduğu görülüyor. Net rezerv yılbaşında 2.1 milyar dolardı. Demek ki, Merkez Bankası piyasadan satın aldığı dövizlerin bir kısmını dış borç ödemesi için Hazine'ye satmış. Yarısından fazlası ile de döviz rezervini güçlendirmiş. Piyasada döviz bol olunca ve Merkez Bankası 7.6 milyar dolar döviz satın alınca herkes alkış tutuyor da, dövize hücum başladığında, Merkez Bankası döviz satmak zorunda kalınca kıyamet kopuyor. Kriz patlıyor.
   
    guras@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Halil İnalcık diyor ki...

Çetin ALTAN
Tren gider...

Fikret BİLA
Aydın Doğan'ın meydan okuması

Yasemin CONGAR
ABD, AB, Irak ve biz...

Hasan PULUR
Cezaevi ve sansür...

Derya SAZAK
Kelkit manifestosu

Ece TEMELKURAN
Biz bu maçı aldık kızlar

Yaman TÖRÜNER
Bülent Arınç ne dedi?

Güngör URAS
Döviz hesapta yok piyasada çok