02 Ekim 2003 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   


Sezer hükümeti uyardı:
   
Çoğunluğunuza güvenmeyin!

   
Cumhurbaşkanı Sezer, çoğulcu demokraside sayısal çoğunluğun mutlak egemenliğinin kabul edilemeyeceği uyarısında bulundu

        ANKARA Milliyet

   
    TBMM'nin 22. dönem 2. yasama yılı, dün Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in uzun konuşmasıyla açıldı. Anayasa'yı değiştirecek çoğunluğa sahip olduğunu sık sık vurgulayan iktidara önemli uyarılar yapan Sezer, "Çoğulcu demokrasilerde sayısal çoğunluk, gelenekler, kamu yararı ve hukuk devleti ilkesiyle sınırlandırılmıştır" dedi. TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın konuşmasının ardından kürsüye gelen Sezer, "TSK'nın yabancı ülkelere gönderilmesine izin verme yetkisi Anayasa'da açıkça TBMM'ye verilmiş 'münhasır' bir yetkidir. Uluslararası hukuka uygunluk koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin doğrudan TBMM tarafından saptanması ve gerekli iznin verilip verilmeyeceğine ilişkin kararın yine TBMM'ce oluşturulması Anayasa kuralı gereğidir" dedi. Yaklaşık 1,5 saat kürsüde kalan Sezer, şu mesajları verdi:
   
  • İKTİDAR GÜCÜ SINIRLI: Siyasal iktidarı sınırlayan öğeler, hukuk devleti ve demokrasidir. Çoğulcu demokrasilerde yönetme hakkı, sayısal çoğunluğu seçimle elde eden siyasal iktidara ilişkindir. Ancak, çoğunluğun mutlak egemenliği kabul edilmemiştir. Çoğunluğun sağladığı iktidar gücünün ölçülü kullanılması zorunlu kılınmıştır. Sayısal çoğunluk, gelenekler, kamu yararı ve hukuk devleti ilkesiyle sınırlandırılmıştır. Güç sahibi olan iktidarın, kendisine oy vermeyenlerin haklarına ve düşüncelerine saygı gösterip onları göz önünde bulundurması demokrasinin erdemidir.
  • DENGELEME ESASI: Parlamenter sistemlerde egemenliği yalnızca meclisler değil, Anayasa'da verilen görevler ve yetkiler çerçevesinde diğer devlet organları da kullanır. Yasama ve yürütme organları, Cumhurbaşkanı, yargı organları ile özel kurullar da, Anayasa'da belirtilen görev ve yetkileriyle sınırlı olarak egemenliği kullanırlar. Parlamenter sistemler, erkler arası ilişki işbirliğine ve dengeleme esasına dayanır. Bu amaçla getirilen hukuksal güvencelerin aşılması amacıyla yapılacak düzenlemeler demokrasiye zarar verir.
  • PARTİ İÇİ DEMOKRASİ: Siyasi Partiler Yasası'nda parti içi demokrasiyi sağlayacak düzenlemelerin yapılması ve Seçim Yasası'nın katılımcılığı temel alan adil temsile olanak sağlayan yapıya kavuşturulması gerekmektedir.
  • ŞERİATÇILIK SORUNU: Türkiye'de köktendincilik akımının temelinde, din kurallarına dayalı devlet kurmak, şeriat hukukunu getirmek ve Cumhuriyet döneminde elde ettiğimiz tüm çağdaş kazanımları yok etmek amacı yatmaktadır. Bu durum, öncelikli bir güvenlik sorunu olarak toplumumuzda haklı kaygılara yol açmaktadır.
  • "VÜCUT DİLİ"NE YANIT: Devletin sürekliliği gibi kamu görevlilerinin sürekliliği de korunmalıdır. Kamu görevlileri devlette istikrar öğesidir. "Kendi ekibimle başarılı olabilirim' savının, kamu görevlilerinin siyasal partilerin değil devletin görevlileri olduğu dikkate alındığında, hukuksal dayanağı bulunduğundan söz etmek olanaksızdır. Kamu görevlileri siyasal yozlaşma, yolsuzluk, adam kayırma ve popülist politikalar önünde bir engeldir.
  • TBMM YARGIÇ SEÇMEMELİ: Yargı organlarına üye seçimi yetkisi kimi doğrudan, kimi dolaylı olarak yansız Cumhurbaşkanı'na verilmiştir. Gerektiğinde kendini yargılayacak Anayasa Mahkemesi'ne üye seçmek yetkisi hukuksal olmasa da etiksel yönden eleştirilebilir. Aynı gerekçeyle Anayasa Mahkemesi'ne TBMM'ce üye seçilmesi de uygun değildir.
  • DOKUNULMAZLIKLAR: Yolsuzlukla savaşımda başarılı olmanın önemli koşullarından biri, dokunulmazlıkların sınırlandırılmasıdır. Kamu görevlileri hakkında kovuşturma açılmasını yetkili makamın iznine bağlı kılan Anayasa maddesi de değiştirilmelidir. Yolsuzluklara karşı etkili önlem alınması, bu tür eylemlere girişenler için ciddi yaptırımlar uygulanması zorunludur.
  • AB ÖVGÜSÜ: Gerçekleştirilen reformların uygulanmasının denetlenmesi için alınacak önlemler, üyelik görüşmelerinin başlatılmasında etkili olacaktır. Meclisimizin ve hükümetimizin bu süreçteki etkinliği övgüye değerdir.
  • ÖNCE YÖK'TE UZLAŞMA: Üniversiteler ve YÖK'ün yeniden yapılandırma süreci üniversitelerin konumuna yaraşır biçimde, siyasal alandan önce akademik alanda başlatılmalı ve yeterince tartışıldıktan sonra siyasal alana aktarılmalıdır.

  •    
       

    SİYASET


    Çoğunluğunuza güvenmeyin!
    Arınç 'Mazeret' sordu
    DEHAP davasında yanıt arayan sorular
    Genel başkanlık saltanatına son!
    Hükümet tezkere için düğmeye bastı
    Politika turu





    Fikret BİLA
    Egemenlik ve koşul
    Hasan CEMAL
    Oyun ve kural!
    Güneri CIVAOĞLU
    GS'de kara delik
    Derya SAZAK
    AKP'yi çözme planı


     Partilerarası Uzlaşma Komisyonunun uzlaşmaya vardığı Anayasa değişikliği metni için tıklayın
     AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)
     DGM Savcılığı'nın Milli Görüş davası mütalaası


     AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
     Kopenhag Kriterleri


     AKP
     ANAP
     BBP
     CHP
     DSP
     DYP
     MHP
     SP


     ADANA
     ADAPAZARI
     ANKARA
     ANTALYA
     BURSA
     ESKİŞEHİR
     GAZİANTEP
     İSTANBUL
     İZMİR
     KOCAELİ
     KONYA
     SAMSUN