02 Ekim 2003 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   



   
Oyun ve kural!

       
    Seçimleri iptal edip demokrasi görevini yerine getirmiş olan halkı cezalandırma yoluna gidersek, tehlikeli bir oyuna ortak olabiliriz. Demokrasiyle istikrarla oynamayalım
   
    Önce, Galatasaray yenilgisinin dayanılmaz ağırlığı... Sonra, olimpik stat eziyeti... Salı gecesi bu tatsız birlikteliği yaşarken bir ara düşündüm:
    Milyonlarca ve milyonlarca dolar harcayarak bir olimpik stadyum yaptır ama yollarını yapma... Ya da otuz milyon geçerli oyun kullanıldığı milletvekili seçimi yap, ama daha bir yıl geçmeden iptal etmeye kalkış...
    İkisi de aynı kafa mı?
    İkisi de aynı kapıya mı çıkıyor?
    Belki de.
    Çarpıklık, sistemsizlik...
    Ya da kuralsızlık...
    Geçen gece, Galatasaray başarısızlığı yüzünden bu kez neredeyse işkenceye dönüşen olimpik stat eziyetini bir defa daha yaşarken aklıma takıldı bu konu.
    Oyunu kuralına göre oynamıyoruz.
    Kuralları kurumlaştıramıyoruz.
    İşimize gelince eğip büküyoruz.
    Bu illetten kurtulamıyoruz.
    Seçim yaptık. İtiraz süreleri geçti. Yüksek Seçim Kurulu kesin sonuçları ilan etti, Resmi Gazete'de yayımladı. On bir ay sonra şimdi geçersiz kılmaya çalışıyoruz.
    Olacak iş mi?
    Anlaşılan kimileri sandıktan çıkanı beğenmedi. Başkentte, siyasetin kuytuluklarında oyun içinde oyunlar kurulmak istendiğine dair tatsız söylentiler ortalıkta dolaşıyor.
    Ne yazık!
    Evet, seçim sisteminin adaletsizliği malum. Yüzde 10 barajı bir demokrasiye yakışmayacak kadar yüksek. Oyların yüzde 46'sının parlamento dışında kalmış olması yine demokrasi açısından bir başka olumsuzluk.
    Bunun gibi, iktidar partisinin yüzde 35 oyla milletvekillerinin yüzde 65'ini alması da rejim açısından elbet bir büyük dengesizlik.
    Sonuç olarak, yönetimde istikrar derken, temsilde olmadık bir adaletsizliğin içine düştük.
    Ama bu seçim sistemi ilk defa uygulanmıyor ki. Bu sistem, arada bir rötuşlanmış olsa da 12 Eylül askeri yönetiminin ürünü. 1983'ten beri altıncı genel seçim de bu sistemle yapıldı.
    1990'larda sürekli olarak bölünmüşlükten, zayıf koalisyon hükümetlerinden yakındık. Sonunda beklenen oldu, millet seçim sandığında birleştirdi, istikrar dedi. Ama bu defa adaletsizlik kapıyı çaldı.
    Kimileri de bu sonucu sevmedi.
    Olabilir.
    Ama seçim sandığını içimize sindirmek zorundayız. Seçim sandığı olmadan demokrasi gerçekleşmez.
    Oyunun kuralı bu.
    Bununla oynamayalım.
    Yargıtay'ın onamış olduğu kanunsuzluk elbette görmezlikten gelinemez. Bu sahtekarlığı yapanlar cezaya çarptırılmış durumda.
    Ama şimdi bundan dolayı geriye dönüp, süresi içinde kesinleşmiş milletvekili seçimlerini iptal etmeye kalkışmayalım. Ayak oyunlarına alet olmayalım.
    Bu sahtekarlıktan dersler çıkartıp, bir daha bu gibi durumlara yol açılmaması için gereken kuralsal ve kurumsal değişikliklere gidelim.
    Ama bunu yapmaz da, milyonlarca geçerli oyla demokrasi görevini yapmış olan halkı cezalandırma yoluna gidersek, tehlikeli bir oyuna ortak olabiliriz.
    Demokrasiyle oynamayalım.
    İstikrarla oynamayalım.
    Ve oyunu kuralına göre oynayalım.
   
    h.cemal@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Meclis meşrudur, saygındır

Çetin ALTAN
"Havalı" olma tutkusu

Melih AŞIK
CHP'de sessizlik

Fikret BİLA
Egemenlik ve koşul

Hasan CEMAL
Oyun ve kural!

Yılmaz ÇETİNER
Bir Alman ailenin tatil kâbusu!

Güneri CIVAOĞLU
GS'de kara delik

Hurşit GÜNEŞ
Tuğrul Şavkay'sız yaşam lezzeti

Doğan HEPER
Aydın Bey'in verdiği ders

Sami KOHEN
Hep aynı senaryo...

Hasan PULUR
"Abdullah Gül'den haber var mı?"

Derya SAZAK
AKP'yi çözme planı

Meral TAMER
Umutsuzluktan Galatasaray fanatiği oldu!

Yaman TÖRÜNER
Sıra yolsuzluklarda

Güngör URAS
Ankara'da 'silah pazarı' kuruldu

Serpil YILMAZ
Bürokratlar ağır cezada yargılanacak

M. Ali BİRAND
"Türkiye hedefe yaklaşıyor