|


Çuvala baş uzatmak
Adnan Menderes'in meşhur "Hafıza - i beşer nisyan ile maluldür" sözünü geçenlerde Tayyip Erdoğan da kullandı. Politikacılar genellikle insanoğlunun unutkanlığına güvenerek siyaset yaparlar. Hele bizim gibi toplumsal hafızası zayıf olan ülkelerde Demirel'in meşhur ettiği "Dün dündür bugün bugündür" sözü pek geçerlidir.
Mehmet Akif'in "Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar / Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?" dizelerini bir yana bırakalım. Yakın tarihimizden değil, geçmiş yakın günlerden birkaç anımsatma yapalım.
Amerika'nın Irak'ı işgalinden sonra dönemin Başbakanı Abdullah Gül'ün Ortadoğu'da barışı sağlamak için bölge ülkelerine yönelik girişimleri üç koldan (ABD, İsrail ve ABD yanlısı Araplar) engellenmeye çalışılmıştı. Suriye Başbakanı Miro'nun 2 Temmuz'da Ankara'yı ziyaretini Amerika ve İsrail hazmedemedi. Ve 2 gün sonra, 4 Temmuz'da Süleymaniye'de ABD askerleri Türk askerlerin başına çuval geçirip götürdüler. Eğer ulusal onurumuz zedelendiyse, bunun üzerinden 95 gün geçti. Hissedene tank gibi geçti...
Yine anımsayalım. ABD Irak'ın elinde kitle imha silahları olduğunu iddia ederek saldırmıştı. Bunun koca bir yalan olduğu ortaya çıktı.
Sonra denildi ki, (yerseniz halen de deniliyor) Irak'a huzur ve demokrasi götürülecek. Bunun yanıtını biz değil, Londra Metropolitan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden öğretim görevlisi Sami Ramazani versin: "ABD'nin Irak'a demokrasi getireceğini sananlar, ABD'nin Irak'taki tarihi rolünü, Irak'ın stratejik önemini ya da ABD'nin dış politikasını anlamayanlardır."
Bugün Irak'ta ABD işgalinin yanında yer almak, dünyada tek tabanca haline gelmeyi amaçlayan Amerikan emperyalizmine destek anlamına geliyor. Bu aynı zamanda emperyalizme karşı savaşmış olanların ve mazlum ulusların yüreğini sızlatıyor.
ABD'ye güvenmek mi?
Hem asker gönder diyecek, hem Türk askerinin PKK / KADEK'in konuşlandığı Kuzey Irak'a girmesine izin vermeyecek. (Sormaz mısınız, bu ABD bizden yana mı, yoksa PKK'nın koruyucusu mu diye!) Üstelik bunu 8.5 milyar dolarlık borcun koşulu yapmak gibi onur kırıcı bir dayatmada daha bulunuyor. Yani bir kez daha başınızı çuvala sokacak.
Üstelik Türk askerinin sayısını ve nerede konuşlanacağını belirleme konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi devre dışı bırakılacak!..
Sanki başka seçenek yokmuş gibi, bütün bu olup bitenleri sineye çekmek, başını çuvala, ayağını batağa uzatmaya benziyor.
Bir şiir
"Bir yanılsamaydı göz kamaştıran. / Kaldırınca başımı yukarıya / masmavi bir buluttu. / Yüreğim sizleri çoktan unuttu. / Kaldınız, simsiyah kuytularda / Adımlarınız sisli bir kuyuya çeker. / Siz gidin. / Ben sevdayım, umuda yazgılı." (Rahime Henden, İnsalcıl, ekim sayısı)
ngureli@milliyet.com.tr
|
|

|