|


Psikoterapist sayısında patlama var!
Çocukların hem ellerinden, hem de akıllarından tutabilirsek, belki yetişkin olduklarında terapiste gereksinmeleri azalır
Dün sabah gazetedeki masamda kocaman bir paket buldum. Toys "R" Us yazılı kâğıda sarılmış olduğu için oyuncak olduğu her halinden belliydi. Hevesle içini açtım. Altta fotoğrafını gördüğünüz dünya tatlısı köpek ve Toys "R" Us'ın sahibi Murat Beyazıt imzalı, anlamlı bir not çıktı. Özetle aktarıyorum:
"Her yetişkin insanın içinde, ortaya çıkmak isteyen bir çocuk var. Ama gelin görün ki içimizdeki çocuğu bastırıp olgun birer yetişkin olacağız diye kendi neşemizi yok ettiğimizin farkında değiliz. 6 Ekim Dünya Çocuk Günü'nde, çocukken hissettiğimiz o heyecanı biraz olsun hatırlamanız için..."
(Tam 12'den isabet! Böyle bir hatırlatmaya ihtiyacım vardı, zira son aylarda çocuksu heyecanımın yokolmakta olduğu kaygısına kapılmaya başlamıştım)
Beyazıt'ın notu şöyle devam ediyor: "Çocuklara büyüklük taslamak yerine onlarla gülmek, eğlenmek, oynamak, onların hem ellerinden hem de akıllarından tutmak ve onlara iyi birer örnek olmak... Belki içimizdeki çocuk, bunları yapmamıza yardımcı olabilir."
Kelin merhemi olsa
Bilmem sizin çevrenizde de durum aynı mı? Son dönemde uzak - yakın tanıdıklarımın çoğu teker teker ya depresyona karşı ilaç tedavisi gördüklerinden ya da düzenli terapiste gittiklerinden (veya ikisi birden) söz ediyorlar. Kelin merhemi olsa, kendi başına sürer misali, ruh sağlığını ancak uzman desteğiyle koruyabilen yetişkinlerin, çocuklarının değil akıllarından, ellerinden bile sıkı sıkı tutabildikleri kuşku götürür.
1 Ekim tarihli The Daily Telegraph gazetesinde çıkan bir yazıda, İngiltere'de sadece yetişkinlere değil, çocuklara da 4 yaşından itibaren psikolojik terapi uygulanmaya başlandığından söz ediliyor.
Yarım milyon terapist
Kent Üniversitesi Sosyoloji Profesörü Frank Furedi'nin saptamaları, psikolojik terapi uzmanlarının İngiltere'de de büyük rağbet gördüğünü, kayıtlı danışman sayısının 1970'ten bu yana dört katına çıktığını, daha da çarpıcısı sadece 1997 - 99 arasındaki 3 yıl içinde 2 kat arttığını gösteriyor. Furedi'nin tahminine göre İngiltere'de bugün yarım milyona yakın terapist, ücreti mukabili psikolojik danışmanlık hizmeti veriyor.
Talep var ki, arz da hızla artıyor. İngiltere'de deprem de yok, ekonomik kriz de... Hal böyleyken, ruh sağlığını terapiste para ödeyerek koruyabilen İngilizlerin sayısı neden her geçen gün hızla artıyor?
Sorumlu medya mı?
Prof. Furedi, bugünlerde piyasaya çıkacak Terapi Kültürü adlı kitabında ruh sağlığı için terapiye giderek daha sık başvurulmasından modern toplumdaki yaşam zorluklarının yanı sıra medyayı da sorumlu tutuyor. Özellikle televizyonlardaki programlarda insanların her zor deneyimi ancak bir uzman yardımıyla aşabilecekleri mesajının verildiğine dikkat çeken Furedi, bu tür programların insanların kendilerini güçsüz ve hasta hissetmelerini sağlayarak, duyguların kontrolü yoluyla insanlara yeni bir itaatkarlığı empoze etmeye çalıştığını iddia ediyor.
Hisleri eğitmek!
Furedi'ye göre "Medyanın şimdiye kadar tanı konulamayan ruhsal hastalıklar konusunda 'farkındalığı' arttırma yönündeki istekliliği sayesinde, ruhsal bozukluk kehanetleri kendiliğinden gerçekleşecek gibi. İlköğretim düzeyindeki çocukların liseye geçme aşamasında muazzam stres altında kaldıkları yönünde sürekli açıklamalar yapılıyor. 11 Eylül saldırısının ve Irak savaşının sonucu olarak zorbalık ve ırkçılığın arttığı da ekleniyor. Bu iddialardan alınacak ders ise danışmanlığa yönelik talebi karşılayabilmek için daha fazla kaynağa ihtiyaç duyulduğu. Kimsenin sorgulamadığı bir konu da çocukları terapinin boyunduruğu altına almanın çekiciliği. Çocukları nasıl hissedecekleri konusunda eğitmek, nasıl davranacakları konusunda eğitmekten daha zorlayıcı ve daha müdahalecidir."
Dünya Çocuk Haftası'nda dikkatinize sunulur!
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|