|
|


Sohbet Odası'nın bu hafta ki konuğu, AKP milletvekili Turhan Çömez
'ABD askeriyle omuz omuza olmak riskli!'
SOHBET ODASI Derya SAZAK
DERYA SAZAK: Bağdat'ta savaştan sonra iki kez bulundunuz, Irak'ı yakından izliyorsunuz, 1 Mart tezkeresinden 6 ay sonra ne değişti de Türkiye asker gönderiyor?
TURHAN ÇÖMEZ: İlk tezkerede Meclis, ABD'nin Türkiye'den Irak'a geçişine izin vermedi, savaşın dışında kalındı. Bu barışçı bir tavırdı. 7 Ekim'de de sonuçta barış adına oy verildi.
Türkiye, ABD askerlerinin her gün kayıp verdiği bir ortamda Mehmetçiği niye ateşe atıyor? Üstelik Kürtler - Araplar, Irak geçici yönetimi 'Gelmeyin' diyor. Felluce Belediye Başkanı da 'İşgali uzatırsınız' dedi.
ABD'ye kuzeyden geçiş izni vermeyince savaştan sonra pek çok Iraklı bana teşekkür etti. Türkiye işgalci olmadı. Meclis'in son kararıyla, Türk askerleri Irak'ta ABD güçleriyle omuz omuza olacaksa ben bunu riskli görüyorum. Irak'a gideceksek ABD askerlerinin olmadığı, steril bir bölgede konuşlanmalıyız.
'K. IRAK'TAN GEÇMELİYİZ'
Böyle bir bölge var mı?
Yer tam olarak netleşmiş değil. Bağdat'ın kuzeyi olabilir. Türkiye Kuzey Irak'tan geçmeli. Kuzey Irak'ta güvenlik koridoru oluşturulmalı. Kürtler bunu istemiyor ama Türkiye bu tezi savunmalı.
ABD'nin Irak sorumlusu Paul Bremer Irak yönetimini ikna edemiyor. Barzani, Kürtlerin federasyon isteğinin engellenmesinin 'iç savaş' nedeni olabileceğini açıkladı.
Bu açıklama aslında Irak'a gitme nedenlerimizden biri. Savaş öncesinde ortaya koyduğumuz 'kırmızı çizgiler' vardı. Bunlardan biri de Kuzey Irak'ta federatif yapı ve Irak'ın bölünmesiyle ilgiliydi. Biz öncelikle Türkiye'nin ulusal çıkarlarını, güvenliğini düşünmeliyiz. İkincisi Irak'ta huzur ve istikrarı sağlamak adına bulunacağız. Üçüncü olarak elbette ABD de müttefikimiz olarak bazı kazanımlar elde edecekse bundan memnun oluruz.
Irak'ta konuşlandırılacak Türk askerinin ABD işgal güçleriyle emir komuta açısından ilişkisi nasıl düzenlenecek?
Kendi bölgemizde ABD'nin yapacağı bir operasyon olursa onun da Türk komutanın denetiminde gerçekleşmesi gerekir. Biz kendi alanımız içinde inisiyatifi Amerikalılara bırakırsak, Türk usulü askeri ve sivil politikaları uygulama şansımız olmaz. Türkiye, ABD'nin yapmadığını yapmalı. ABD savaşı kazandı ama Irak'ı kazanamadı. Türkiye Irak'ı kazanmak adına sivil çalışmalar yapmalı. Silahsız kuvvetleriyle operasyon yapmalı.
Silahsız kuvvetler?..
Türkiye silahsız kuvvetleriyle Irak'ta savaşı kazanmalı.
Türkiye, işgal gücü olarak görünmekten nasıl uzak kalabilir?
Saddam'ın heykeli yıkıldı, ben birkaç gün sonra Bağdat'taydım. İnsanları bir mutlu gördüm. Savaşın sonu gelmiş, Saddam'dan kurtulduklarına seviniyorlar; bir süre sonra burası yeni bir Amerika olacak diye düşünüyorlardı. Ama öyle olmadı. Irak'ta işler iyi gitmiyor.
Bağdat ve çevresinde direniş var, Şiiler bile çatışmaya başladı, ABD'nin kayıp vermediği gün yok. Neden böyle oldu?
Saddam her ne kadar baskı rejimi uygulasa da hayat şartları kolaydı, ülkede bir düzen vardı. Saddam rejimi ortadan kalkınca yerine bir sistem de kurulamadı. En büyük sorun can ve mal güvenliği, hayat pahalılığı. Paralar fotokopi makinesiyle basılıyor. Yeri geliyor, kiloyla satılıyor. Aradığınızı bulamıyorsunuz. Elektrik, su yok. Hastaneler perişan. Tam bir sefalet.
İYİ DİYALOG KURABİLİRİZ
140 bin askerle ABD'nin yapamadığını Türkiye 5 - 6 bin askerle nasıl sağlayacak?
ABD askerlerine katılırsak bu çok önemli sorun doğurur. Ayrı bölgede Türk askeri, Irak'la iyi bir diyalog içine girebilir. Tekrar ediyorum, Türkiye'ye ait bölgeye ABD askerinin müdahale etmemesi lazım. Provokatif eylemlerden de korunmalıyız. Radikal İslamcı gruplar, bölgemize sızarak eylem yapabilir. BM'nin havaya uçurulan ofisini uzaktan gördüm; profesyonel bir eylemdi. Şii lider El Hâkim öldürülmeden iki üç gün önce Necef'teydim. Şii gençler, 'cihad' ilan edilmesinden yanalar, El Hâkim ise buna karşıydı. Bu fetvayı vermediği için de suikasta kurban gitmiş olabilir. O kadar farklı iç dinamikler var ki... Sadr bölgesinde de Şiiler ABD ile çatışmaya başladı.
En uygun görev bölgesi neresi?
Selahaddin olabilir.
17 Ekim'de tekrar Bağdat'a gideceksiniz. Bir hastane yapılıyor.
Körfez depreminde Irak 10 milyon dolarlık bir yardım yapmıştı İzmit'e... Savaşın hemen ardından Türkiye de Irak'a 5 milyon dolarlık yardım fonu ayırdı. Ben Irak'tayken bir hekim olarak hastane ihtiyacını gözlemledim. Başbakan'ı arayarak fonu sağlık amaçlı değerlendirelim dedim. Irak Kızılay'ı ile protokol imzaladık. Bağdat'ta ve Kerkük'te iki tane 50 yataklı hastane yaptırıyoruz.
'PKK belası gündemimizden çıkmalı...'
Sohbet Odası'nın bu haftaki konuğu AKP Balıkesir milletvekili Turhan Çömez, Türkiye'nin bu kez gerekirse çatışma riskini de göze alarak PKK/KADEK'i tasfiye etmesi gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Eve dönüş yasası çıkarıldı ama uygulama konusunda PKK üst düzey kadrolarının kendi militanlarına yönelik önemli engelleri var. Bizim 30 bin insanımızın canına mal olmuş PKK'yı yok etmek için gerekirse çatışmayı da göze almalıyız. Bu bela Türkiye'nin gündeminden çıkmalı."
'Koşullar değişirse yetki kullanılmamalı'
Meclis'in hükümete verdiği izne rağmen Irak'tan yükselen 'Türk askeri istemiyoruz' tepkileri artarsa yeni bir durum değerlendirmesi yapılacak mı?
Tepkilerden ziyade Türkiye'nin koşullarının daha önemli olduğunu düşünüyorum. Türkiye kendini riske edecek, çıkarlarını tehlikeye düşürecek koşullarla karşı karşıya kalırsa hükümet Meclis'ten aldığı yetkiyi gözden geçirmelidir. Zaten biz bu yetkiyi ABD ile müzakerelerde kendisini daha güçlü hissetsin, gelişmeleri daha rahat değerlendirsin diye verdik. Irak'ın koşulları değişirse, tepkiler artarsa, bu gerçekler masaya yatırıldığında ABD bize istediğimiz koşulları sağlamayacaksa o zaman hükümet 'kusura bakmayın' demelidir.
Irak'a demokrasi 30 yıl sonra gelir
Irak'ın geleceğiyle ilgili senaryonuz nedir? Demokrasi kurulacak mı?
Bunu zor görüyorum, 30 yıldan önce kurulmaz. Onca yıl ihtilallerle yaşamış, diktatörlükle yönetilmiş bir toplumun demokrasiye geçişi kolay olmaz. Amerikalılar da kısa sürede Irak'tan çıkmaz. Ben bir hekimim. Bush 11 Eylül'den sonra ağzından kaçırdı dedi ki bu bir 'haçlı seferidir'. Medeniyetler çatışmasıdır. Danışmanları, bu sözleri düzelttiler. Bilinçaltının dışa vurumuydu. Aysbergin görünen yüzü Irak. Başka perspektifleri olan çok karmaşık bir olay yaşıyoruz. Türkiye, 50 yılın, 100 yılın hesabını yaparak bu coğrafyada kararını vermeli.
Saddam'ın Bağdat'ta dolaştığı söyleniyor
Bağdat'a gittiğinizde 'Saddam'ın akıbetiyle' ilgili neler dinlediniz?
İlk gittiğimde Bağdat'ın nasıl bu kadar kolay düştüğünü anlamak istedim. Cumhuriyet Muhafızı ordularından 7'si savaşmadan terk etmiş. Sadece Medine - i Münevvere grubu savaşmış, hepsi yok edilmiş. Bana anlatılan şu oldu: Savaş boyunca Bağdat'ın elektriği hiç kesilmemiş, sadece Bağdat'ın düştüğü gece elektrikler kesildi, o gece Bağdat havaalanındaki Cumhuriyet Muhafızları'nın hepsi şehre girdiler, üniformalarını bırakıp halkın arasına karıştılar. Saddam'ın generallerinin ABD ile anlaşıp, savaşmadıkları da söyleniyor. Anlatılan efsanelerden bir tanesi, Saddam'ın zaman zaman şehirde dolaştığı, hatta kendisine ihanet eden iki generali öldürdüğü şeklinde.
Saddam nerede olabilir?
Ücra bir yerde saklanıyor olabilir. Irak dışında da olabilir.
SİYASET

Sohbet Odası'nın bu hafta ki konuğu, AKP milletvekili Turhan Çömez
Erdoğan: AKP'nin gizli gündemi yok
MHP, Bahçeli ile 'devam' dedi
İmam hatipler, meslek lisesi niteliğini kaybetti
Türkiye'siz AB ağır bedel öder
Diyanet harcadı Köşk biriktirdi
Politika turu
|
|









|