|


Hastaneler de verimliliğe önem vermeli
Kalitesi ve etken maddesi tıpatıp aynı kanser ilacının 34 milyon liralık ucuzu dururken, neden 80 milyonluk pahalısını kullanmakta ısrar edilir?
Onu 80'li yılların ortalarında, büyük bir ihracatçı kuruluşun üst düzey yöneticisi olarak tanımıştım. Her zaman ciddi, tutarlı, sözüne güvenilir ve takipçiydi. Genelde ben kendisini arar, sektörle ilgili son değerlendirmelerini alırdım. Son yıllarda bu bağlantımız da kopmuştu.
Geçenlerde o beni aradı. Bağırsak kanseri olmuştu. Başarılı bir ameliyat geçirmişti. İstanbul'un çok popüler ve iddialı bir hastanesinde kemoterapi tedavisi görüyordu. Doktorların ilgisinden ve hastaneden memnundu. Kemoterapide kullandıkları bir ilacın, tedavinin 4. aşamasında ansızın, akıl almaz ölçüde pahalılaşmasına anlam veremediği ve kendi temasları sonucunda tatmin edici bir yanıt alamadığı için beni arıyordu.
Kemoterapi ilacı
Calcium Leucovorin 100 mg, temmuz ve ağustos başındaki 5'er seanslık ilk 3 kemoterapi uygulamasında, tanesi 33 milyon 807 bin liradan fatura edilmişken, ağustos sonundaki kemoterapi uygulamasında birden 79 milyon 750 bin liraya fırlamıştı. Her kemoterapi uygulaması için 5 gün hastanede yatan hastamız, doların hepimizi hayretlere düşüren gerilemesinin önlenemediği o günlerde, enflasyon ve faizler de gerilerken, söz konusu ilaçta bir anda 45 milyon 943 bin liralık fiyat artışına anlam verememişti. Hastane faturasında diğer tüm kalemler sabit kalırken, sadece Calcium Leucovorin'in karşısındaki 368 milyon liralık sıçrama dikkati çekmişti.
Hasta Hakları Ofisi
Önce faturada bir hata yapıldığını zannetti ve hastanedeki Hasta Hakları Ofisi'ne başvurdu. Onlar da hastanenin eczanesindeki eczacıyı çağırdılar. Eczacı, "Faturada hata yok. İlaç da aynı. Ama başka bir firma tarafından üretildiği için pahalı. Biz burada taraf değiliz. Sağlık bakanlığı hangi ilaca izin veriyorsa, biz de onu kullanıyoruz," bilgisini verdi.
Hastamız, daha sonraki kemoterapi uygulamalarına da pahalı ilaçla tedaviye devam edildiğini görünce beni aradı ve kafasını kurcalayan sorunu şöyle özetledi:
"Ben bu faturayı rahatlıkla ödeyebilirim. Ama ilaçların pahalılığı yüzünden kanser tedavisini yarıda bırakmak zorunda kalarak, ölen hastalar olduğunu gazetelerden okuyoruz. Sağlık Bakanlığı'nın ucuz ilacın ithalini teşvik edip, kolaylaştırması gerekmez mi?"
Yüzde 135 zam mı?
Hastamızın bana yolladığı faturalarda, Calcium Leucovorin 100 mg'nin karşısındaki tutarlar şöyle:
9 Temmuz, 270 milyon 456 bin lira, 8 adet24 Temmuz, 270 milyon 456 bin lira, 8 adet6 Ağustos, 270 milyon 456 bin lira, 8 adet21 Ağustos, 319 milyon lira, 4 adet3 Eylül, 638 milyon lira, 8 adet17 Eylül, 638 milyon lira, 8 adet
Hasta olarak tüketici
Araştırmalarımızın sonucunda ortaya çıktı ki:
1) Calcium Leucovorin'in ucuzuyla pahalısı tıpatıp birbirinin aynı. Ne etken maddede, ne etken maddenin miktarında fark var. Bunu hastane yetkilileri de teyid ediyor.
2) Aynı ilacın hastaya yüzde 135'lik fiyat artışıyla satılmasında Sağlık Bakanlığı'nın herhangi bir kusuru yok. Hatta haberi bile yok. Anlaşılan Sağlık Bakanlığı, takipçi hastaya bahane gösterilmiş.
3) Hastanenin ağustos ortasına kadar kullandığı ucuz ilaç, sadece 6 - 10 Ağustos tarihleri arasındaki 5 günlük sürede ithalatçı firmada bulunamamış.
4) Ucuz ilacın kısa sürede tekrar piyasaya çıkmasına ve hastamızın da uyarılarına rağmen, tedaviye pahalı ilaçla devam edilmesinde hastanedeki eczanenin ihmali var.
2001 krizinden bu yana pek çok sektörde firmalar tüketiciyi elinden kaçırmamak için verimliliğe yöneldi. Enflasyonun frenlenmesinde, maliyetlerin düşürülmesine yönelik titiz çalışmaların da katkısı oldu. Ama tüketici hasta olunca söz hakkı çok sınırlı tabii. Bu konuya yarın devam edeceğim.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|