25 Ekim 2003 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   



   
Krugman: Bugünkü resesyon, babalarımızınkine benzemiyor

       
Lehman Brothers'ın Demokles endeksine göre, şu anda krize girme riski taşıyan ülke yok

   
    Biliyorum, insanlar artık karamsar öngörüleri duymak istemiyor.
    Biliyorum Eczacıbaşı Menkul Değerler'in davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Princeton Üniversitesi öğretim üyesi ve New York Times gazetesi yazarı Prof. Paul Krugman'ın dünya ekonomisinin geleceğine ilişkin tahminleri, salonu dolduranların azınsanmayacak bölümüne fazla sert ve iç kapayıcı geldi. Ama gerçeklerden nereye kadar kaçabiliriz ki?
    Dünyanın en iyi iktisatçılarından biri olarak kabul edilen Krugman'ın küresel ekonomiyle ilgili en son değerlendirmelerine dün kaldığım yerden devam edeceğim.
   
   
Demokles ne diyor?
    Krugman'dan öğrendiğimize göre Lehman Brothers yeni bir endeks hazırlamaya başlamış. Adı Demokles. Finansal ve reel ekonomiye ilişkin 10 - 12 göstergeyi hesaba katarak ülkelerin krize girme riskini hesaplıyorlar. İyi haber: Demokles endekslerine göre ufukta kısa dönemde krize girecek bir ülke görünmüyor. (Yoksa bugünlerde en kötü göstergeler Amerika'ya ait olduğu için mi, geri kalanların tümü göreceli olarak iyi bir noktada görünüyor dersiniz?)
   
   
Yeni Güney Kore'ler yok
    Krugman hatırlattı: "Amerika'daki son resesyon (durgunluk) fazla derin olmadı ve uzun da sürmedi. Ne var ki; büyümeye geçildiği halde işsizlik artıyor. Büyüme bu kez sadece krizleri önlemeye yarıyor."
    Pekiyi dünya ekonomisinde lokomotiflik görevini kim yapacak? Krugman'ın sözleriyle aktarıyorum:
    "90'ların ortalarında zannediyorduk ki; 10 - 15 yıl içinde pek çok ülke Güney Kore gibi olacak. Şimdi, ikinci bir Güney Kore'nin bile olamayacağını biliyoruz. Arjantin, Brezilya, Meksika... Hepsi bizleri düş kırıklığına uğrattı. Üçüncü Dünya'dan sadece Çin ve Hindistan hızlı büyüyor ve umut veriyor. Ama bu 2 ülke ancak 25 - 30 yıl sonra lokomotif işlevi görebilirler."
    Anlaşılan 90'lı yılların ikinci yarısında yaratılan fazla kapasitelerin massedilmesi epey sürecek.
   
   
Babamızın resesyonu
    Krugman, bu noktada hoş bir saptama yapıyor: "Bu resesyon, babalarımızın resesyonuna değil, dedelerimizin resesyonuna benziyor. Bu yüzden de babalarımızın yöntemlerini uygulayarak, dedelerimizin resesyonundan çıkmak mümkün olamaz."
    Dilerseniz Krugman'dan dinlediklerimizi biraz açalım: Son 50 yıldaki durgunluk dönemleri, yani babalarımızın resesyonları, konuta ve dayanıklı tüketim mallarına talebin düşürülmesi sonucu oluşuyor. Enflasyonu önlemek amacıyla, faizleri yükseltmek suretiyle, bilinçli olarak resesyon yaratılıyor. Dolayısıyla para arzı genişletilip faizler düşürüldüğünde de, bastırılmış talep yeniden canlanıyor.
   
   
Dedemizin resesyonu
    Krugman'a göre bugünkü resesyon, konuta ve dayanıklı tüketim maddelerine talebin düşmesinden değil, ileri teknoloji yatırımlarındaki akıl almaz patlama ve yaratılan aşırı kapasitelerden kaynaklanıyor. Bu yüzden de bu resesyondan bilinen yöntemlerle, yani faizleri düşürerek çıkmak mümkün değil. Çünkü bu resesyon faiz silahıyla yaratılmış bir resesyon değil.
    Yeni bir teknoloji dalgasının gündeme geldiği dönemlerde, o teknoloji sayesinde ekonominin bilinen kurallarının işlemeyeceği gibi bir yanılgıya düşülüyor. Demiryolları gibi, otomotiv gibi geçmişteki büyük teknoloji atılım dönemlerinin ertesinde de benzerleri görülmüş. 1929 Buhranı'nda olduğu gibi bu kez de ekonominin canlanması çok sancılı, çetrefil ve uzun bir süreç gerektirebilir.
   
    mtamer@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
'Toplumsuz parti'

Çetin ALTAN
Lodosla yağmur, sambayla çaçaça...

Melih AŞIK
Reception krizi...

Fikret BİLA
CHP'nin sorumluluğu

Hasan CEMAL
Diyarbakır'da uygulama...

Güneri CIVAOĞLU
Sis / buzdağı

Can DÜNDAR
Bugün bir gazeteci hapse giriyor

Abbas GÜÇLÜ
Rektörler Anıtkabir'de

Sami KOHEN
Orta Asya açılımı...

Mehmet Y. YILMAZ
Subaşında bir küçük kız

Hasan PULUR
"Madam Butterfly"ı seyrederken...

Derya SAZAK
Pirus zaferi

Meral TAMER
Krugman: Bugünkü resesyon, babalarımızınkine benzemiyor

Güngör URAS
Butterfly ABD'de 115 İstanbul'da 7 dolar

M. Ali BİRAND
Şimdi Deniz Baykal'ı destekleme dönemi