|


Havada bulut var
TL'ye bir şey(h)ler oluyor.. Türk Lirası'nın değerinde ansızın düşmeyi ekonomiye de bir şey(h)lerin oluşu izleyecek mi?
Avrupalı iyi saatlerde olsunlar "daha temmuz ayında, Türkiye üzerinde kara bulutların kümeleneceğini" öngörmekteydi.
Sadece abonelerine özel servisle sunulan EIU (Economist Intelligence Units) Viyana birimi, temmuz ayında uyarmıştı.
Özetle yansıtıyorum.
TL yüzde 20 düşecek
2004 başları veya hemen öncesi Türkiye'de finansal "sorun" görünüyor. (aslında "sorun" yerine çok daha vahim bir kelime kullanılmış. Sansürledim. G.C.)
2001 krizinin işaretleri var. TL, 2003 sonlarında yüzde 20 değer yitirebilir.
2004 sonu itibariyle enflasyonu "çok yukarılara" ("çok yukarılara" yerine, vahim bir oran yazılmış. Gene sansürledim. G.C.) itebilir.
EIU Viyana olarak bu öngörülerin sahibi EIU Londra'ya katılmıyoruz.
Biz Türkiye'de riskler olduğunu kabul etmekle beraber böyle aşırı bir tahmin yapamıyoruz.
Londra'nın tahminini en kötü senaryo olarak görüyoruz. Olasılığı, ancak yüzde 15 - 25...
Bize göre, Türkiye'de bazı zorluklar olacak ama "ölüm senaryosu" demek değil.
Zaten diğer büyük gözlem kurumları da Türkiye'de devam etmekte olan riskleri vurgulasalar bile çok uçta kötü değerlendirmeler yapmıyorlar.
Uluslararası bankalar da tedirgin olsalar, bunu ifade ederlerdi.
Mayıs raporumuza göre, Türkiye için nispeten iyimseriz. Ancak, "sorun" (burada da "sorun"dan daha karamsar bir kelime kullanılmış. G.C.) olasılığı hala yüzde 60.
Beyaz sansür
EIU'nun raporlarındaki üç sözcükte değişiklik yapmamın ilk nedeni şeamet tellalı olmamak.
Onlardan zaten yeterince var. Tozpembeciler de öyle.
Ilımlı kelimelerin gerçekçi uyarısı ile yetinmek "neler oluyor?" sorusunda cevabın, basit bir piyasa paniklemesi ve sıradan bir kar realizasyonu olmadığını, daha temmuz ayından öngörüldüğünü ortaya koyabilir.
Ayrıca EIU Viyana da, EIU Londra'nın "kıyamet" senaryolarını abartılmış bulmakta. Rating kuruluşları da Türkiye'nin notunu yükseltmiş değiller mi?
Nihayet... Raporlarda dayanılan duyarlı faktörlerden bir kısmını da Türkiye, zaten tehlikeyi teğet geçerek de olsa, geride bıraktı.
Üç mayın
İşte raporlarda yer alan 3 dayanak.
1- Artan politik istikrarsızlık:
AKP'nin kendi içinde muhalif kanatlar olduğuna işaret ediliyor. Ordunun tepkilerine değiniliyor. Irak bağlamında ABD'yle ve Kıbrıs bağlamında AB'yle sorunların, piyasaları, sinirli hale getireceği ve mali disiplinin bozulabileceği öne sürülüyor.
2- IMF hedefleri ve koşullarıyla uyuşmazlık:
Burada özellikle Türkiye tarafının düşük büyüme hızı ve kamu harcamalarında kısıntı için IMF koşullarına ayak sürümesi vurgulanıyor. IMF'nin ek ödeme yapmaması halinde işlerin karışacağı, faizlerin yeniden yukarı fırlayacağı gibi ateşli hastalıklar olasılığından söz ediliyor.
3- Dış ve İç Ödemeler zorluğu
"Uluslararası pazarlardan para girişlerinin zorlaşmasıyla Türkiye dış ödemelerde zorlanabilir. İç borçları çevirememek tehlikesi büyüyebilir. Sıcak para kaçar. TL devalüe olur. Enflasyon ve faizler jetleme yapar. Ekonomi de dibe vurur" mesajı veriliyor. 2001 krizine ve son 10 yıllarda yaşanan kısırdöngüye gönderme yapılıyor.
Ancak, EIU Viyana, "bütün bu işaretler ve olasılıklar görülmekte olsa bile hepsi aynı anda üst üste gelmez" yorumunu da "son söz" olarak ekliyor.
Yani, tüm olumsuzlukların aynı anda üst üste gelmesiyle bu kıyamet halinin "olabilirlik yüzdesi" çok düşük.
Fakat, TL değerinin, uzun süre yükseklerde kaldıktan sonra ansızın gösterdiği bu son ciddi düşüş EIU raporlarının tümüyle hayalet taşlamak olmadığını düşündürtmekte.
Raporların dayandırıldığı mayınlardan bazıları gerçi teğet geçilerek aşıldı. Örneğin Irak'a asker izni için AKP'nin iç muhalefeti, IMF'yle anlaşma gibi...
Ancak, hala ciddi sorunlar sürüyor.
Üstelik Türkiye hiç beklenmeyen anlarda sorun üretmekte de verimli bir coğrafyadır.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|

|