30 Ekim 2003 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   



   
Tekel'de son pişmanlık fayda etmez

       
    Tekel çok büyük bir kuruluş. (1) Başta tütün üreticisi olmak üzere tarım kesimindeki çok sayıda üreticinin ürününü değerlendiren bir kuruluş. (2) Çok sayıda çalışana iş imkanı sağlayan bir kuruluş. (3) Devlete büyük rakamlarla vergi geliri sağlayan bir kuruluş. (3) Adı üzerinde "Tütün ve sigarada tekel" gücüne sahip.
    Bu kuruluş özelleştirilince, başta tütün ve sigara üretiminde olmak üzere çok şey değişecek... Özel yerli veya yabancı grup, Türkiye'de tütün tarımının yapısını değiştirecek. Türk tipi tütünün kaderi değişecek. Tütün üreticisinin kaderi değişecek. Özel yerli veya yabancı grup, Türk sigara içicisinin alışkanlıklarını değiştirecek. Türk tipi tütünden yabancı tür tütüne geçilecek.
    Bunlar kaçınılmaz gelişmeler...
    Hükümetin, ülkenin, ekonominin, Hazine'nin, tarımın, üreticinin, tüketicinin yararlarını düşünerek, ne tedbir alacak ise ne şartlar belirleyecek ise bunları "özelleştirme ihalesinden önce" yapması gerekir. İhaleden sonra hükümetin oyunun kaidesini değiştirmeye, yeni şartla belirlemeye hakkı olamaz. Bugünkü hükümetin bakanları, eski hükümetler tarafından yerli veya yabancı müteşebbislere "özelleştirme" ile veya "yap - işlet - devret" sözleşmesiyle verilen hakları eleştiriyor. Değiştirmeye kalkıyor... Bunlar hiçbir işe yaramayan eleştirilerdir. Değiştirilemeyecek ve geri alınamayacak haklardır. Yerli ve yabancı müteşebbisleri soğutmaktan başka işe yaramaz. Anlaşmalar vardır. Hukuk vardır. Laf ile peynir gemisi yürümez. İş işten geçtikten sonra, pişman olmak işe yaramaz.
    Onun içindir ki, ne şartlar konulacak, ne düzenleme (regulasyon) yapılacak ise, daha satış yapılmadan bunları açıklıkla ortaya koymak gerekir. Serbest piyasa ekonomisinde "şartları önceden açıklıkla belirleme" (regulasyon) bu oyunun temel kaidesidir.
    Regulasyonun ne demek olduğunu anlatmak için kızımın üniversite eğitimi için bir süre yaşadığı ABD'nin Providence şehrindeki bir uygulamayı hikaye edeyim.
    Providence Belediyesi, önceleri her gün Boston ve New York'a otobüs işletirmiş. Otobüs işletmesini "özelleştirmeye" karar vermiş. Özelleştirme ihalesi açmadan "regulasyon"u belirlemiş. Şehir nüfusu yüzde 30 artmadıkça sadece 2 otobüs firmasına şehirlerarası yolcu taşıma lisansı verilecek. Çünkü mevcut nüfus ve yolcu kapasitesi ancak 2 firmanın yaşamasına, zarar etmeden rekabet etmesine, iyi hizmet vermesine imkan sağlayabiliyor. Bu iki firma, yolcu olsun olmasın, yarım saatte bir Boston ve New York'a otobüs kaldıracak. O şehirlerden de Providence'e yarım saatte bir otobüs hareket edecek. Bilet fiyatının tavanını belediye belirleyecek. İki firma bu tavanla sınırlı olarak kendi fiyatlarını belirlemede serbest olacak. Firmanın biri işi bırakır ise, bir başka firma için yeniden ihale yapılacak... Sayın okuyucularım, ABD'de serbest piyasa ekonomisi var. Ama regulasyon var. Serbest piyasa ekonomisi regulasyona dayanıyor. Regulasyon (önceden belirlemiş şartlar) olmaz ise ekonomide "kurtlar kanunu" hakim olur. Gücü eline geçiren, güçsüzü ezer.
    Tekel özelleştirmesi "yalap - şap" yapılacak bir özelleştirme değildir. Hükümetin Tekel'in özelleştirilecek hizmet alanlarıyla ilgili regulasyonu önceden belirleyip açıklaması, hem üreticinin, hem tüketicinin, hem de özelleştirme ile Tekel'i ele geçirecek olanların yararına olacaktır.
   
    guras@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Osmanlı 'sömürgeciliği' ve milliyetçilik

Çetin ALTAN
Biraz da nostaljik takılalım mı?

Melih AŞIK
Teşbihte faul olmaz

Fikret BİLA
Çankaya izlenimleri

Yılmaz ÇETİNER
Milletvekili: Geçinemiyoruz hırsızlık mı yapalım?

Güneri CIVAOĞLU
Bushizm

Hurşit GÜNEŞ
Piyasalardaki tedirginliğin nedeni

Doğan HEPER
80. yılda toplumsal seferberlik gerek

Sami KOHEN
Cumhuriyet'i koruyarak geliştirmek...

Hasan PULUR
Bağdat'ta neler oldu, neler oluyor?

Derya SAZAK
Çankaya ve kadın

Meral TAMER
İlaç fiyatında promosyonun payı ne kadar?

Güngör URAS
Tekel'de son pişmanlık fayda etmez

M. Ali BİRAND
Kıbrıs'ta, ya Annan ya hiç...