|


Commandante
Efendim nice umutlarla gittik. Hüsran ile çıktık. Oliver Stone'un Küba Lideri Fidel Castro ile yaptığı 30 saatlik söyleşinin 2 saatlik filmi "Commandante"yi izledik. Dersine çalışmamış bir röportajcının, röportaj veren zeki olduğu takdirde nasıl maymuna dönebileceğini iyice izledik.
Gazeteci olmak isteyenler bu filmi izlemeli ve röportajın nasıl yapılmayacağını iyice öğrenmeli. Filmden alınacak dersler şunlar:
1. Dersini çalışmadan gitme. Yapacağın röportajla ilgili olarak sadece senin ilgini cezbeden konuları okumakla kalma, röportaj verenin ilgilendiği bütün konularda hiç olmazsa biraz bilgin olsun. Yoksa Oliver Stone gibi Vietnam konusunda çok soru sorup genel dünya tarihinde fena halde çuvallayabilirsin. Röportaj, zeka ve bilgi oyunudur. Bilgin piyonun, zekan vezirindir.
2. Güvendiğin hamleleri bir kere denemekle kalma. Başlangıçta cevap verilmeyen sorularını, röportaj verenin zekana ve bilgine olan güveni arttığında başka sözcüklerle tekrarla. Soruyu, "Che, Afrika'dan döndüğünde sinir krizi geçirmiş. 48 saat konuşmuşsunuz. Sonra da Bolivya'ya gitmiş. Neden?" diye sorarsan Fidel Castro buna cevap vermez. Röportaj yaptığın için bütün iktidarın sende olduğunu sanma. Karşındaki bu bilgiyi öğrenmeyi hak ettiğine inanmalı.
3. Ayrıntıları kaçırma! Eğer Fidel Castro Nike ayakkabı giyiyorsa bunu soracaksın. Nike firmasının köle çocuklar çalıştırdığının bilindiğini, Fidel'in bunu bilip bilmediğini soracaksın. Tabii bunu adam çok derin bir mesele anlatırken yapmayacaksın, buz gibi bir hava eser. Adam konuşurken mutlaka not alacaksın. Yoksa konuştuklarından aklına gelen soruları mutlaka unutursun.
4. Hiçbir zaman ama hiçbir zaman röportaj yaptığın insanın zekasının ve bilgisinin seninkinden az olduğunu öngörmeyeceksin. Yoksa hiç beklemediğin bir hamleyle şahmat edilirsin. Fidel sevimli görünmek istediği için Oliver Stone bozup atabileceği bir çok yerde sessiz kaldı ama sonunda lafı yapıştırdı:
"Eğer bana Viagra getirseydin ve ben ölseydim, Vietnam'da alamadığın madalyayı alırdın!"
Fidel böylece Oliver'i "sıradan bir Amerikalı" yerine koydu ve Oliver'ın karizması büzüşüp kaldı. Aptal olmadığı için yediği golün farkına vardı ama Fidel hızlı bir hamleyle havayı, Oliver'i kollarına alıp üzerinde iktidar kurarak, yumuşattı:
"Vietnam'da madalya almış mıydın?"
Eğer röportaj yaptığınız kişi sizin üzerinizde şefkatli bir baba hissi uyandırıyorsa oradan hemen çıkın. Çünkü oyunu çoktan kaybettiniz.
5. Utanmayacaksın! Hakikaten ta içinden bir soru geliyorsa o soru doğru sorudur; soracaksın. Fidel Castro ile karşılaşıp da şu soruyu sormazsan asla bana röportaj yaptığını söylemeyeceksin:
"Che Guevera'yı kıskandınız mı?"
Röportajın üç kutsal emri vardır:
Empati kuracaksın! Konuşmaktan çok dinleyeceksin! Kandırmayacaksın!
Elbette bunlar benim kişisel deneyimimden çıkardığım sonuçlardır. Bana kimse röportaj yapmayı öğretmedi ama ben öğretmek zorunda kalsaydım böyle öğretirdim. Umarım gazeteci olmak isteyen arkadaşların işine yarar. Gazetecilik tanrıları bizi Oliver Stone olmaktan esirgesin!
ecetem@hotmail.com
|
|

|