|
|


Baba, lütfen beni fuara götür!
Her yıl bıkmadan, usanmadan kitap fuarını yazmayı gelenek haline getirdim. Bu pazar da sizlere kitap fuarından söz edeceğim. Amacım, hiç olmazsa fuarın son gününde büyüklerinizin sizleri fuara götürmelerini sağlamak. Bu yüzden İstanbul'un çevresinde değil, dışında oturan tüm okurlarımdan, yalnızca İstanbul'daki okurları ilgilendiren bir yazı yazdığım için özür diliyorum. Fırsat buldukça ve haberleri bana ulaştıkça, İstanbul dışındaki illerimizde yapılan kitap fuarlarından MİÇO köşesinde haber olarak söz edip, zaman bulursam kendim de katılarak bu etkinliklerin içinde yer almaya çalışıyorum.
***
Anne- babalarınızın yoğun iş hayatından fırsat bulup sizleri fuarlara, kitabevlerine götürecek kadar zamanlarının olmadığını çok iyi biliyorum. Ne zaman bir kitapçıya gitsem, gözlerim anne-babasıyla ya da dedesiyle, anneannesiyle, abisiyle gelmiş çocukları arıyor.
Hiçbir zaman çocuk kitapları reyonlarının önünde kalabalık çocuk gruplarına rastlamadım. Belki de bu yüzden okullar, yetişkinlerin bu eksiğini kapatabilmek için okullarında kitap fuarları, söyleşi günleri ve etkinlikler düzenliyor. Hiç olmazsa bu, çocuklarımızın kitapla buluşması, yazarıyla tanışması adına sevindirici.
***
Çocuklarımız yeni çıkan kitapların duyurusunu ya MİÇO gibi etkin çocuk dergilerinden, ya da arkadaşlarından duyup, görüp öğreniyorlar.
Çocukların kendileriyle ilgili çıkan kitapları görebilecekleri bir de gazetelerin verdiği kitap eklerindeki tek sayfalık çocuk sayfaları var. Bu sayfaların hazırlayanları her sayfada beş kitap tanıtsalar, koca ayda ancak 15-20 kitap tanıtabiliyorlar.
Bugün her yayınevi neredeyse ayda 25 kitap yayınlıyor. Tabii çizgi kahramanların dışındaki edebiyat ağırlıklı ürünlere çocuklarımızın ulaşması da oldukça güçleşiyor.
***
Geriye bir tek şey kalıyor; kitap fuarları ve tabii ki TÜYAP. Çocuklar hafta arası okulları getirebilirse bu fuarı gezebiliyorlar. Yoksa yalnızca cumartesi-pazar günleri, iş büyüklerinin onları fuara götürmesine kalıyor. Gerçekten fuara gelen çocuklar büyük bir doygunluk içinde binlerce kitapla tanışıyor, yeni ürünleri görüyor ve bir broşür bile alsa bu fuardan çok şey edinmiş olarak çıkıyor.
365 günde yalnızca iki gün, hatta bazı anne-babaların cumartesi günü çalıştıklarını da düşünürsek geriye bir gün kalıyor.
***
Sevgili yetişkinler, çocuklarınızı, yeğenlerinizi, torunlarınızı, hiç olmazsa 365 günde bir gün bir özveri gösterip fuara götürün. Yoksa çocuklarınız kitaplarla tanışmak için bir yıl daha bekleyecek demektir. n
|
|


|