|


'Muhtarın oğlu'
Türkiye, AB yolculuğu için ciddi bir test sürecinden geçiyor. Bu süreçte, testten nasıl geçecekleri merakla beklenen kesim ise "muhtarlar". Çünkü; AB'de muhtarlar yok. Türkiye'de ise 55 bin muhtar var. Hal böyle olunca muhtarlar da bizim özel ilgi alanımıza giriyor.
Niye mi? Şu anda Türkiye Cumhuriyeti'nin en tepedeki bürokratı Konya Karamanlı bir muhtarın oğlu.
Karaman'daki Topucak Mahallesi muhtarı. Ahmet Dinçer 1956 yılında doğan oğlu Ömer Dinçer'in günün birinde Türkiye Cumhuriyeti'nin en tepe bürokratı olacağını tahmin bile etmiyordu. Ömer Dinçer, Karaman Cumhuriyet İlkokulu'nda okudu. Karaman Lisesi'ni bitirdi. Ve ne olduysa ondan sonra oldu.
Erzurum hayatında önemli bir yer tuttu. Atatürk Üniversitesi'ni bitirdi. İşletme okudu. Kamu yönetimi konusunda kafa yordu. Profesör oldu. Dinçer'in üniversite yıllarında özellikle burs ihtiyacı olan öğrencilere şefkat eli uzattığını bilmeyen yok. Hala kendisinden bursları yönlendiren kişi diye söz ediliyor.
Dinçer, Ankara'ya gelmeden İstanbul'u keşfedenlerden. 1995 sonrası İstanbul Büyükşehir belediye başkanlığı yapan Tayyip Erdoğan'a danışman oldu. Marmara Üniversitesi'ne de akademisyen olarak gitti. Ömer Dinçer, belediye başkanı danışmanlığını sürdürürken kardeşi İhsan Dinçer'de İstanbul Büyükşehir Belediyesi İnşaat İşleri Dairesi başkanı oldu. Hâlâ görevi devam ediyor.
Bu arada Ömer Dinçer Beykent Üniversitesi'nde İşletme Dekanı oldu. Yurtdışı deneyimi yok. Bürokrasi deneyimi ise hiç yok. 3 Kasım seçimleri sonrası ilk ödülü THY yönetim kurulu üyeliği olarak geldi. Sonra da Başbakan Erdoğan'a danışman oldu. Gerisi malum. Şimdi bürokrasinin en tepe ismi; Başbakanlık Müsteşarı. Elinin altında çok önemli bir çalışma var. "Kamu reformu."
18 saat çalışıyor
İşi zor mu zor... Türkiye'yi kökünden değiştirecek, bürokrasiyi altüst edecek bir reform bu. Bir yanda bu reform diğer yanda yoğun bürokrasi trafiği. Dinçer her gün 18 saat çalışıyor. Akşam 21.00'de imza atmaya başlıyor. 24.00'te imza işi bitiyor. Nedir bu imza işi demeyin; Hakkari Belediyesi'ne sekreter alınacak, ona da imza atıyor.
Bakın bir başka tartışma konusu; Başbakanlık Teftiş Kurulu üyeleri, "Başbakan'ın geçtiği kapıdan biz de geçeceğiz" diye diretiyorlarmış. Acaba Dinçer ne düşünüyor? Merak ediyoruz.
Durum böyle olunca biz, resmi devlet memuru sayılan muhtarların kamu reformu kapsamında nerede yer aldıklarını anlamaya çalışıyoruz. Onlar ortada yok. Görünen o ki; muhtarların da yerel yönetimlerle iç içe olması gerekmiyor mu? Yani belediye meclislerinde temsil edilemezler mi?
melihao@cnnturk.com.tr
|
|

|