|


Tek bir kişinin zenginleşmesi, 500 yoksul yaratır
Prof. Keyder'e göre son 15 yıldır dünyada eksik tüketim sorunu yaşanıyor. Nedeni büyük şirketlerin tetiklediği piyasa köktenciliği
İnsanlara "Hayatta sizin için en önemli 3 şey nedir?" diye sorulduğunda genelde duygulara dayalı yanıtlar gelirmiş:
AşkDinUmut
"Bu 3'ü içinde sizin hayatınızı etkileme açısından hangisi en önemli?" diye ikinci bir soru sorulduğunda verilen yanıt ise:
Para!
21. yüzyılın petrolü
VII. Araştırmacılar Zirvesi'nin açılışı için Hollanda'dan gelen ESOMAR Genel Direktörü Ted Vonk anlattı. Latifeydi elbette, ama anket safhasında soruyu nasıl sorduğunuza bağlı olarak, böylesi bir yanıt alabilmeniz bile mümkün olabilir belki. Vonk'a göre 21. yüzyılın petrolü enformasyon. 20. yüzyılda insanlar petrolden çok para kazanmışlardı, 21. yüzyılda da enformasyonu ne kadar iyi kullanmasını bilirlerse, o kadar çok para kazanabilirler.
Piyasa köktenciliği
Zirvenin Vonk'tan sonraki konuşmacısı Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü ve New York Eyalet Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Çağlar Keyder'in bize yaptırdığı küresel ufuk turunda da PARA, anahtar rol oynuyordu. Prof. Keyder'e göre küreselleşme, büyük şirketlere kendi ülkelerinin dar gelmesinin ve oyun alanları olarak kendi ülkelerini değil, tüm dünyayı görmelerinin bir sonucu. Dünyada iktisadi kararları verenler de zaten ülkeler değil, büyük şirketler.
Prof. Keyder diyor ki:
"Küreselleşme, piyasa köktenciliğiyle birlikte geldi. 'Her şeyi piyasalara bırakalım, piyasalar yönetsin' dendi. Bunu yaparken piyasa - devlet karşıtlığı ortaya çıktı. Devlet çok borçlu hale gelince de eli - kolu bağladı ve piyasa güçlerinin karşısında etkisiz kaldı.
Adam Smith'e atıf
Piyasa köktenciliği ekonomik kriz bağlamında ne anlama geliyor? Bu sorunun yanıtı, taa Adam Smith'e kadar varıyor. Smith 'Tek bir kişinin zenginleşmesi, 500 yoksul yaratır' der. Piyasa - devlet dengesi piyasa lehine giderek bozuluyor. Piyasa köktenciliği sürdürüldükçe, devletin müdahaleciliği kutuplaşmaları daha da artırıcı etki yaratıyor.
Dünyanın gelir dağılımına bakarsanız 20 yıl öncesine göre çok daha kötü. Eskiden ülkelerin gelir dağılımları bozulurdu. Şimdi gelir dağılımı dünya ölçeğinde hızla bozuluyor.
Eksik tüketim sorunu
Fordist kitlesel üretim, nispeten düzgün bir gelir dağılımı gerektiriyordu. Benzeri düzeyde kazanan, nispeten benzeri şeyleri tüketen geniş bir orta sınıf... Gelir dağılımının bozulması sonucu son 15 yıldır dünyada bir eksik tüketim sorunu yaşanıyor. Kapitalist gelişme, şu andaki teknolojiyle daha fazla işgücüne gerek duymuyor. Bu ne demek? İnsanların artık çok daha yüksek işsizlik düzeyleriyle yaşamaya alışmaları gerek."
Alliance Capital Management'in derlediği verilerden de çarpıcı rakamlar aktaran Prof. Keyder, 1995 - 2002 arasında dünyada 22 milyon kişinin işini kaybettiğini, bu 7 yıllık dönemde sanayide çalışan işgücünde Brezilya'da % 20, Japonya'da % 16, Çin'de % 15'lik (herhalde geçmiş dönemin hantal fabrikaları nedeniyle) düşüş olduğunu belirtti.
Dünya ekonomisinin lokomotifi ABD'de bile 1995 - 2002 arasında sanayideki işgücü son 7 yılda % 11'i azalmış. Gerçi hizmet sektörü sayesinde Amerika hâlâ zengin dünyanın en düşük işsizlik düzeyine sahip ülkelerden biri. Ama yine de eskiden % 3 - 4'lerde olan işsizlik % 6 - 7'lere yükselmiş durumda. Prof. Keyder'e göre ABD'de işsizlik oranlarının düşük olmasında, nüfusun % 2'sinin hapishanelerde tutulmasının da rolü var.
DEVAMI YARIN
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|