|


Yetkiden önce eğitim
Bizde gündem mi arıyorsunuz, tonla. Yeter ki biri çıkıp bir kehanet yumurtlasın. Bizler de konu ile ilgili mevzuat nedir ne değildir diye parçalarcasına kitap karıştırıp duralım. Sonunda kitap karıştırmayanların veya kitap karıştırma ile uzak yakın ilişkisi olmayanların dediği ve yaptığı doğru olup çıkıyor.
Şimdi sözü getireceğim mahalli idarelere geniş yetki verme tartışmasına. Bakın bizde mahalli idare seçimleri ile ilgili bir yasa var. Diyor ki:
"2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 11. maddesinde belirtilen sakıncaları taşımamak şartıyla, yirmi beş yaşını dolduran her Türk vatandaşı belediye başkanlığına, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliğine seçilebilir."
Milletvekili seçilebilme şartı arasında ilkokul mezunu olmak, kısıtlı olmamak, kamu hizmetinden yasaklı bulunmamak, askerlik hizmetini yapmış bulunmak, belli süre hapis cezasına çarptırılmış olmamak, yüz kızartıcı suç işlememiş terör eylemlerinden mahkum olmamak gibi hükümler var. Yani suç işlememişseniz ilkokul mezunu olmak kaydıyla belediye başkanı olabiliyorsunuz. Örneğin İstanbul gibi on beş milyonluk bir şehri bir ilkokul mezununa teslim edebiliyorsunuz ve yeni değişiklik ile de böyle bir kişiye daha geniş yetki vermeyi tasarlıyorsunuz.
Merkezi yönetimin her işe uzanması zordur, doğru.
Merkezi yönetim hantaldır, doğru.
Merkezi yönetimde yetki bir elde toplandığı için partizanlık yapılabilir, doğru.
İyi de yirmi birinci yüzyıla girilmiş bir dünyada, yurdumuzda sayısız üniversite açılmış ve yüksek tahsilli kesim iş beklerken biz hala ilkokul mezunu olma şartı ile belediye başkanlığı ve milletvekilliği imkanı tanıyoruz. Muhtar olabilmek için ilkokul şartı bile aranmıyor, okuma - yazma bilme yetiyorıyor.
Diyorum ki, önce tahsil ve hatta iş tecrübesi şartı, sonra geniş yetki. Artık Türkiye elli sene öncesinin Türkiyesi değil.
tamerheper@host.com
|
|

|