15 Kasım 2003 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   



   
Moda dünyasının "birinci lig"inde rekabet kızıştı

       
    Biz futbolda "Avrupa Kupası"nda oynuyoruz ama tekstil ve giyim sanayiinde henüz Avrupa'da sahaya çıkamadık. Avrupa'da sahaya çıkmak için "marka yaratmak" lazım. Sahaya çıktıktan sonra da çok iyi tasarımcılara sahip olmak lazım.
    Madem ki, tekstil ve giyim sanayiinde Avrupa'da sahaya çıkmak istiyoruz, o halde oralarda olan biteni de yakından izlememiz şart. Bu hafta sonu sayın okuyucularıma moda dünyasının birinci ligindeki rekabet ile oyuncu transferini anlatacağım.
    (1) Bernard Arnault yönetimindeki LVMH (Louis Vuitton - Moet Hennessy) grubunda, Christian Dior, Lacroix, Louis Vuitton, Guerlain, Kenzo, Gievenchy, Hannesey markaları var.
    (II) François Pinault yönetimindeki PPR (Pinailt - Printemps - Redoute) grubunda, Gucci, Boucheron, Finac, Balenciaga, Alexander McQueen, Stella McCartney, Yves - Saint Laurent markaları var. Chanel markası bu grupların dışında kalmayı ve yaşamayı sürdüren bir marka.
    Gucci firması, firmaya ve markaya adını veren ailedeki cinayet skandalı nedeniyle çökmek üzere iken, yönetici Domenica de Sole firmayı ve markayı kurtardı. 1989'da tasarımcı Dawn Mello'ya asistan olarak Gucci'de çalışmaya başlayan Teksaslı tasarımcı Tom Ford'u baş tasarımcı yaptı. Tom Ford kalıplaşmış çizgilerin dışındaki tasarımlarıyla Gucci'nin cirosunun yüzde 60 artmasına imkan verdi.
    Gucci bu hız ile borsaya girdi. Borsada hisse senetleri kapışıldı. 1999'da LVMH'nin patronu Bernard Arnault, Gucci'nin yüzde 34'ünü almak için girişimler başlattı. Domenica De Sole ile tasarımcı Tom Ford, ufacık bir hissesini ele geçirdiği firmaları bir süre sonra yutmakla ünlenen LVMH grubunun bu girişimini önlemek için, LVMH'nin rakibi PPR grubunun yardımını istedi. PPR, Gucci'nin yüzde 44'ünü aldı. Kurucusu emekliye ayırdıktan sonra Yves - Saint Laurent de bu gruba geçti. Domenica de Sole ile Tom Ford, her iki firmaya da hizmet vermeye başladı. Derken, PPR, Gucci'deki hissesini yüzde 67'ye çıkararak, Gucci'nin kontrolünü ele geçirdi. 2004 Mart ayına kadar azınlık hisselerini de toplayacağını ilan etti.
    Ölmek üzere iken yaşattıkları, rakiplerinin önünde koşar hale getirdikleri Gucci'de kontrolün bir sermaye grubuna geçmemesi için verdikleri savaşı kaybeden Domenica de Sole ile Tom Ford, 1 Nisan 2004'te Gucci'den ayrılacaklarını açıkladı.
    Şimdi pazar paylarıını büyütmek arayışında olan firmalar başarılarını ispat etmiş bu ikilinin peşinde... Marka olmayı düşünen, Avrupa'da sahaya çıkmak isteyen bir Türk firması bu ikiliyi kadrosuna neden almasın? Acaba bu, olmayacak, olamayacak bir şey, çok büyük bir hayal mi?
   
    guras@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Kıbrıs'ta çözüm zamanı

Çetin ALTAN
Matrakolojik siyasal bir lunapark...

Melih AŞIK
1 liranız var mı?

Fikret BİLA
Denktaş'ın formülü

Güneri CIVAOĞLU
Öteki İncil

Can DÜNDAR
Canlı bomba

Abbas GÜÇLÜ
TÜBİTAK başkanı kim olmalı?

Sami KOHEN
20 yıl sonra...

Mehmet Y. YILMAZ
Suçlu aynada!

Meliha OKUR
'Muhtarın oğlu'

Hasan PULUR
Kadınlar, bir bakan ve tanınmamış bir gazeteci...

Derya SAZAK
Dokunmak

Meral TAMER
Tek bir kişinin zenginleşmesi, 500 yoksul yaratır

Tamer HEPER
Yetkiden önce eğitim

Güngör URAS
Moda dünyasının "birinci lig"inde rekabet kızıştı

M. Ali BİRAND
Loizidu davasında gereksiz bir gol yedik