|


Kırsal alanda sosyal destek projesi
20 ayda 20 bin yoksul köylü aile, mikro kredidekine benzer bir kefalet sistemiyle hayvancılıkta üretici durumuna getirilecek
Halk arasında kısaca Fak - Fuk - Fon diye bilinen Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu'nun bağlı bulunduğu Devlet Bakanı Prof. Dr. Beşir Atalay ile Tarım ve Köyişleri Bakanı Prof. Dr. Sami Güçlü, kırsal kesimde 20 bin yoksul aileyi 20 ayda hayvancılıkla geçinir hale getirmeyi amaçlayan bir projeyi başlattılar.
Hayvancılığın seçilme nedeni, birkaç ay içinde gelire dönüşebilmesi ve katma değerinin de bitkisel üretimden çok daha yüksek olması. Bitkisel üretimin gelire dönüşmesi için en az 1 yıl beklemek gerekli. 5 yıl beklemeyi gerektiren ürünler bile var.
Mikro kredi benzeri
Projeyi geliştirirken, AKP'nin Yoksulluktan Sorumlu Sosyal İşler Başkan Yardımcısı, Diyarbakır Milletvekili Prof. Dr. Aziz Akgül'ün mikro kredi uygulamasından da esinlenmiş görünüyorlar. Kredinin geri dönüşünü sağlama bağlamak için hayvanların verildiği aynı yöreden ailelere, birbirlerine kefil olma zorunluluğu getiriliyor. Daha doğrusu kooperatif üyesi olmayana hayvan verilmiyor. Fak - Fuk - Fon'dan geçmiş dönemde verilen benzeri kredilere göre en önemli farkı da bu kefalet meselesi.
Tarım Bakanlığı, bugüne kadar kendi imkânlarıyla Türkiye'deki 1400 tarım kooperatifinden ancak 20 tanesine hayvan gönderebilmiş. Fak - Fuk - Fon'un kaynaklarının da devreye girmesiyle her ay 10 kooperatif, bu projenin kapsamına alınabilecek.
Kooperatif başrolde
Yoksul köylü aile, "Ben de bu projeye katılayım" diyemiyor. Köyün seçimini Tarım Bakanlığı, ailelerin seçimini ise yöredeki tarım kooperatifi yapıyor. Zaten tarım kooperatifi bulunmayan yöreye kredi yok. Dahası hayvanlar ailelere değil, kooperatifin sorumluluğuna veriliyor.
Köylerin seçiminde en yoksul yörelere öncelik tanınacak. Küçük baş hayvancılığın yapıldığı yörelere koyun, büyük baş hayvancılığın yapıldığı yörelere 2 ay sonra doğum yapacak düve veriliyor. Kredinin 2 yılı ödemesiz. 3. yıl sonunda ödeme başlıyor ve 5. yıl sonunda bitiyor.
Her ay 10 trilyon TL
Hayvan verilecek ailelerin kooperatif üyesi olması şart ki, birbirlerine müteselsilen kefil olabilsinler. Böylelikle kooperatiflere bir anlamda denetim görevi de veriliyor. Mikro kredide olduğu gibi hayvan verilen köylüler, birbirlerinin performanslarını denetlemek durumunda. Zira komşunun ihmali sonucu hayvan bakılamaz ve ölürse, ödeme diğer ortakların üzerine kalacak.
Ülke genelinde dengeli olması için her ay 10 farklı ilden 10 kooperatif seçilecek. Her bir kooperatifin bu program içine alınması, 1 trilyon liraya mal olacak. Her köyde 100 aileye 200 hayvana ek olarak ahırların yenilenmesi, süt tanklarının ve süt toplama merkezlerinin yapılması da bu 1 trilyon liralık maliyeti oluşturan kalemler.
Her ay 1000 aileyi üretici yapmayı amaçlayan proje için Fak - Fuk - Fon'un kaynaklarından 2004 sonuna kadar 200 trilyon lira kullanılacak.
Özal öldürmüştü...
Ödediğimiz gelir ve kurumlar vergisinin yüzde 4'ü, trafik cezalarının yüzde 50'si, TV'lerden RTÜK'e ödenen reklam gelirinin yüzde 15'i doğrudan Fak - Fuk - Fon'a giderek bu fonun gelir kaynağını oluşturuyor.
Hayvancılık, Turgut Özal'ın başbakanlığı döneminde maalesef bizzat Özal'ın tercihiyle gözden düşürüldü. Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığında bu tür projelerle yeniden ayağa kaldırılabilir mi bilemiyorum. Ama kaldırılabilirse sadece kırsal kesimdeki yoksul aileler için değil, tüm Türkiye için çok yararlı bir iş başarılmış olur diye düşünüyorum.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|