20 Kasım 2003 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   



   
Alternatif kaos olunca...

        Irak yorumları (3)
   
    Yeni Irak için önce şöyle bir takvim ya da yol haritası öngörülmüştü: (1) Yeni anayasayı yapacak kurucu meclisin oluşturulması... (2) 'Demokratik Irak'ın çatısını kuran yeni anayasanın halkoylamasına sunulması... (3) Genel seçimlerle parlamentonun oluşumu ve yeni Irak hükümetinin iktidarı devralması, yani 'egemenlik devri'nin gerçekleşmesi...
    Bu takvim bir yana bırakıldı.
    Ya da ters yüz edildi.
    Şimdi egemenlik devri başa alındı. Ülkenin yönetimi geçici hükümet formülüyle en geç 2004 Temmuz ayı başında işgal kuvvetlerinden Iraklılara geçmiş olacak. Bundan önce, Mayıs 2004'te ise 'yerel yönetimler'den seçilecek 200 sandalyelik geçici bir yasama meclisi çalışmaya başlayacak. Genel seçimlerin yapılması ve yeni Irak hükümetinin ülkede dizginleri ele almasına gelince, bunun iki yıl sonra, 2005 sonunda gerçekleşmesi bekleniyor.
    Önümüzdeki iki yıla uzanan bu sürecin ortalarında bir yerde de 'kurucu meclis'in oluşturularak 'yeni anayasa'nın yapılması gündeme gelecek.
    Yol haritası neden değişti?
    Beklenmedik direniş, yani savaş sonrası savaş ve Irak'ta demokratik anayasa yapmanın güçlükleri - özellikle Şiilerin inadı - tutum değişikliğinde rol oynadı. Bu iki nedenle Amerika vites değiştirmek zorunda kaldı.
    Egemenlik devrinin hızlandırılması ve geçici hükümet formülüyle yönetimin Iraklılaştırılması konusunda, "Güvenlik sorununu biz daha kolay çözeriz" diyen Iraklılara ve bu arada İngilizlere kulak verildi.
    Anayasa çetrefil bir konu.
    Önce anayasayı yapacak olan meclisin nasıl oluşturulacağı bir sorun. Şiiler seçim istiyor. Irak Şiiliğinin en büyük ruhani otoritesi Ayetullah Ali Sistani bu konuda geri dönüşü çok zor olan bir de fetva yayımlamış durumda. Nüfusun yüzde 61'ini meydana getiren Şiiler, seçimle gelen bir kurucu mecliste yeni anayasaya kendi İslami damgalarını vuracaklarını düşünüyorlar. Bu yüzden seçim dışındaki kısmi seçim, atama gibi yöntemlere kulak tıkıyorlar.
    Güçlükler bununla bitmiyor.
    Bu engel aşılsa, bu kez anayasanın temel ilkeleri konusunda sorunlar var. Federasyon modeli ne olacak? Yeni devlette din ve devlet ilişkileri nasıl düzenlenecek? Kadın hakları bu çerçevede nereye oturacak?
    Bu temel ilkelerde anlaşmadan yeni anayasal düzenin kurulması mümkün değil. Uzlaşma açısından belki de en önemli engelin, Şii ve bazı Sünni grupların 'İslamcı anlayışı'ndan kaynaklandığı anlaşılıyor.
    Federasyon modeli konusunda Şiilerle Kürtlerin iki bölgeli coğrafi federasyon üzerinde anlaşabileceklerine dair işaretler var. Ancak Sünnilerin, Türkmenlerin bu bakımdan itirazları var. Bunun gibi merkezi otoritenin yetkileri, Şiilerle Kürtlerin kendi iç işlerine en ufak bir müdahaleyi reddeten tutumları, Kerkük ve Musul'un statüleri de dikenli konular...
    Bütün bu zorlu aşamalar geçildi ve 2005 yılı sonuna doğru seçim sandıkları meydanlara konuldu diyelim.
    Sandıktan ne çıkabilir?
    İslamcı düzen isteyenler mi?
    Böyle olursa, Amerika ne der?
    Irak'ta bu kez Şiiler patlar mı?
    Yani bir Cezayir yaşanır mı?
    Irak'ı bekleyen seçim konusunda, New York Üniversitesi'nden Amerikalı bir hukuk profesörü olan Noah Feldman'ın geçenlerde Daily Telegraph gazetesinde ilginç bir makalesi çıktı. Feldman herhangi bir hukukçu değil. 'İslami demokrasi'yi işleyen bir kitabı bu yıl yayımlandı, (After Jihad, America and the Struggle for Islamic Democracy; Farrar, Straus and Giroux, New York). Bu kitabının yayımından sonra Bağdat'a gelerek bir süre de Koalisyon Yönetimi'yle Irak Geçici Yönetim Konseyi'ne yeni anayasa konusunda danışmanlık da yaptı. Noah Feldman'ın makalesinde Irak seçimlerinden çıkmayacak sonuçlar şöyle sıralanmış:
    Laik bir hükümet...
    Amerikan yandaşı bir hükümet...
    İsrail taraftarı bir hükümet...
    Bunların hiçbirini Irak'ta seçim sandığından beklemeyin diyor Amerikalı anayasa profesörü... Amerika böyle bir ihtimale karşı hazırlıklı mı? Sonucu içine sindirebilecek mi? Ya da yeni iktidarın iç dengelerini istediği gibi ayarlayabileceğini mi sanıyor? Yoksa Irak'ta Amerika'ya karşı cihat bayrağının Şiiler tarafından açılabileceği zamanlar kapıyı çalabilir mi?
    Evet, sorular çok fazla.
    Irak, karmaşık bir yumak.
    Her aşaması kendi içinde birçok dikenli konudan oluşuyor. Ama taraflar şimdilik sabırlı. Çünkü başarısızlığın alternatifi tam bir kaos. Bunu da haklı olarak göze alamıyorlar.
    Bunun içindir ki Temmuz 2004'te geçici hükümetle, 2005 sonunda genel seçimleri öngören hızlandırılmış takvimin işlemesi uzak ihtimal değil. Bu sürece Birlemiş Milletler'in dahil edilmesi de yeni Irak'ın tarih sahnesine çıkışını herhalde hızlandırıp olumlu etkileyecek.
    Irak yorumlarının dördüncüsü yarın..
   
    h.cemal@milliyet.com.tr
   
   
   





Taha AKYOL
'Türkiyeli' kabileler

Çetin ALTAN
Bilimsel realizme nanik yapa yapa...

Melih AŞIK
Yazarın sütunu...

Fikret BİLA
Kıvrıkoğlu'nun açıklaması

Hasan CEMAL
Alternatif kaos olunca...

Yılmaz ÇETİNER
Teröristler ölmeseydi neler görebilirdik?

Güneri CIVAOĞLU
Mam'dan ekselansa..

Hurşit GÜNEŞ
Türkiye'nin en büyük sorunu nedir?

Doğan HEPER
Terör adres sormaz!..

Sami KOHEN
En iyi cevap...

Mehmet Y. YILMAZ
Terör, ırkçı politikaların ekmeğine yağ sürerse...

Hasan PULUR
"Sivil darbe"nin hikâyesi...

Derya SAZAK
Terörün DNA'sı

Meral TAMER
Cumhuriyet dönemi edebiyatı da Avrupa yolunda

Güngör URAS
Bankalarımız bu yıl kâr ediyor

Serpil YILMAZ
Hahambaşı 'kıyafet özgürlüğü' sınırında!

M. Ali BİRAND
Kürtçe yayın reformu alkışlanmalı