20 Kasım 2003 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   



   
En iyi cevap...

       
    TÜRK güvenlik makamlarının İstanbul'daki "kanlı cumartesi"nin faillerini ve menfur saldırı ile ilgili gerçekleri çok hızlı bir şekilde ortaya çıkarması, gerçekten Türkiye'nin iç ve dış itibarını yükselten örnek bir başarı. Bu, Türkiye'nin terörle mücadele alanında ulaştığı ileri seviyeyi gösteriyor...
    Yetkililerin bu kadar kısa zamanda sonuç almasının bir nedeni de kuşkusuz, İstanbul'daki iki sinagoga saldıran iki "intihar bombacısı"nın ve suç ortaklarının Türk olmasıdır. Güvenlik servislerinin elinde bu kişiler ve mensup oldukları örgütler hakkında yeterli bilgilerin bulunması işi kolaylaştırmış ve hızlandırmıştır.
    Bu, olayın olumlu tarafı. Kötü yanı, intihar bombacılarının ve destekçilerinin bu ülkenin evlatları olması. Onların uluslararası terörizmin maşası olması, üzücü ve kaygı verici. Eylemin esas sahibinin "El Kaide" olduğunu kabul etsek dahi, demek ki dış kaynaklı böyle bir terörist hareketin Türkiye'de de aktif bir uzantısı var...
    ***
    CUMARTESİ günkü dehşetin ardından hükümetin aldığı tavır, bu konuda gösterdiği enerjik tavır, el altından bazı söylentiler yaymaya çalışanlara veya (dışarıda) bazı kuşkular duyanlara, en iyi cevabı vermiştir. Gerçekten başta Başbakan Erdoğan olmak üzere, iktidar mensupları, saldırıyı Türkiye'ye yönelik bir terör olayı olarak görmüş, din farkını öne çıkarmaya yeltenen bu eylemi kınamış, bu tür şiddetin Türkiye'yi belirlediği yoldan saptırmayacağını vurgulamıştır.
    Bu bağlamda Başbakan'ın "teröristlerin bu yoldan vermek istedikleri bir mesaj varsa, bunu elinin tersi ile ittiğini ve ayakları altına aldığını" belirten sözleri, çok anlamlıdır. Böylece hükümet hem terörle mücadeledeki azmini ortaya koymuş, hem de dinsel fanatizme dayanan eylemlere karşı net bir tavır sergilemiştir.
    Herhalde teröristlerin vermeye kalkıştığı mesaj, Türkiye'nin iç ve dış politikalarında yön değiştirmesi gerektiğidir. Türkiye laik ve demokratik bir ülke. Batı ile (ve İsrail ile) sıkı ilişkileri var. İktidardaki parti, - İslami bir tabana sahip olmakla beraber - ılımlı ve pragmatik bir politika izliyor... "El Kaide" ve benzeri örgütlerin ve onlarla bağlantılı yerel grupların gözünde bu nitelikleri ile Türkiye, "hasım kamp"ta yer alan bir hedef durumunda...
    İşte Başbakan bu "mesajı" elinin tersi ile iterken, Türkiye'nin kendi yolundan şaşmayacağını da, bir "karşı mesaj" şeklinde, bütün dünyaya ilan etmiş bulunuyor.
    ***
    BU konuda Türkiye'de bir konsensüsün bulunduğu, cumartesinden bu yana siyasi partilerden sivil toplum kuruluşlarına kadar toplumun çeşitli kesimlerinden yükselen seslerden açıkça anlaşılıyor.
    Türkiye'ye kadar uzanan küresel terörün elbet üzerinde durulması gereken önemli nedenleri vardır. (Yarın bu konuyu işleyeceğiz). Ama defalarca söylendiği gibi, İstanbul'daki "kanlı cumartesi" gibi saldırıları hiçbir gerekçe haklı çıkaramaz.
    Masum insanlara yönelik bu kıyıma karşı gösterilen kitlesel tepkiler ve dün Büyük Millet Meclisi'nde bu konuda yapılan görüşmede sergilenen birlik ve beraberlik, bu inancı açıkça göstermiştir.
   
    skohen@milliyet.com.tr
   
   
   





Taha AKYOL
'Türkiyeli' kabileler

Çetin ALTAN
Bilimsel realizme nanik yapa yapa...

Melih AŞIK
Yazarın sütunu...

Fikret BİLA
Kıvrıkoğlu'nun açıklaması

Hasan CEMAL
Alternatif kaos olunca...

Yılmaz ÇETİNER
Teröristler ölmeseydi neler görebilirdik?

Güneri CIVAOĞLU
Mam'dan ekselansa..

Hurşit GÜNEŞ
Türkiye'nin en büyük sorunu nedir?

Doğan HEPER
Terör adres sormaz!..

Sami KOHEN
En iyi cevap...

Mehmet Y. YILMAZ
Terör, ırkçı politikaların ekmeğine yağ sürerse...

Hasan PULUR
"Sivil darbe"nin hikâyesi...

Derya SAZAK
Terörün DNA'sı

Meral TAMER
Cumhuriyet dönemi edebiyatı da Avrupa yolunda

Güngör URAS
Bankalarımız bu yıl kâr ediyor

Serpil YILMAZ
Hahambaşı 'kıyafet özgürlüğü' sınırında!

M. Ali BİRAND
Kürtçe yayın reformu alkışlanmalı