23 Kasım 2003 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   


Okuyup guru olacaklar

   
Young Guru Academy'ye katılan üniversite öğrencisi 20 gencin hayali 20 yıl içinde dünyanın en önemli yayınlarında manşete çıkmak. Hepsinin amacı sadece başarıya ulaşmak değil aynı zamanda birer guru olmak

        ASLI ÇAKIR
   
    Ülkemize gelip gidiyorlar. Kendilerine guru diyorlar. Onları dinlemek için yüzlerce dolar ödemek gerekiyor. Bu yabancı uzmanlar kişisel gelişim, iş yönetimi, pazarlama, felsefe gibi konularda tecrübelerini, inançlarını, bilgilerini paylaşıyorlar.
    İşte şimdi de Algida'nın sponsorluğunda Türk guruları yetiştiriliyor. 2020 yılında dünyanın önemli yayınlarına kapak olabileceğine inanan ve bu inançlarının arkasında bir hayal, bir strateji taşıyan 20 genç bir araya getirildi.
   
    Hayalleri olan azınlığı koruma altına aldılar
    Önce projenin fikir babası Sinan Yaman, Türkiye'deki 30 üniversitede 10 bin öğrenciyle buluştu. Gençlerin aslında ne kadar da az hayal ettiklerini gördü. "Hayalleri olan azınlığı da korumaya almamız ve onları hayal ortaklarıyla buluşturmamız lazım" dedi. Daha sonra internette amaçlarını duyurdular: "2020 yılında iş ve yönetim felsefesinde dünyaya yön verebilecek genç Türk guru adaylarını, kendilerini keşfetmeleri için teşvik etmek istiyoruz. Dünyayı değiştirecek gurulardan biri olacağına inanacak kadar hayalperest, bunun gerçekleşmesinin mümkün olduğunu bilecek kadar da gerçekçi; farklı, sıra dışı fikirlerini herkesle paylaşacak kadar cesur üniversite öğrencileri arıyoruz."
    2 binin üzerinde başvuru oldu. Üniversite öğrencilerine hitap eden bir davet olmasına rağmen lisansüstü eğitimlerini sürdürenler ve iş hayatına atılmış olanlar da katılmak istediler. Sitede iki soru soruldu: "Ne yaptın ve nasıl yaptın?" Cevapları beğenilen 60 genç seçildi ve mülakata alındı. 20'si hem hayalleri hem bu hayalleri yerine getirebilecek derecedeki gerçekçilikleri hem de harekete geçme güçleri sayesinde seçildiler ve 16-22 Kasım tarihleri arasında Young Guru Academy (YGA) eğitim programına katıldılar.
    Beykoz'da, şehir merkezinden 50 kilometre uzakta, bir hafta boyunca Türkiye'den uzman isimlerle buluşan ve onların anlattıklarından faydalanan bu 20 genç güne meditasyon ve aikido ile başladı. Ritmo Academia saatlerinde birlikte vurmalı sazlar çaldılar. Plaj voleybolu oynadılar. Girişimcilik, başarı reçeteleri, iktisat, insan kaynakları gibi konularda eğitimlere katıldılar. Biz onlarla öğle yemeğinde buluştuk. Aslında çoğu sabah
    6 civarında yatmış ve yine sabah 9 civarında derslere başlamıştı. Ama hâlâ canlı ve neşeliydiler.
   
    "Yürüyün be gurular, Türkiye'yi siz kurtaracaksınız"
    Önce "Guru olacaksınız, iyi yapacaksınız, peki ne yapacaksınız?" diye sorduk. Hepsi guruyu farklı farklı açıkladı. ODTÜ İşletme'den Murat Ugiş "Guru bence başkalarının zihinlerindeki fırtınaları kendi içinde birleştirip kasırgaya dönüştürebilen kişidir" dedi. Koç Üniversitesi Makine Mühendisliği'nden Murat Ünverdi "Guru işini orijinal yapabilen insandır" dedi. Ama hepsinin ortak görüşü Koç Üniversitesi İşletme'den Didem Usluer'in de belirttiği gibi gurunun kesinlikle sadece bir saat boyunca laf anlatıp 10 bin dolar kazanan kişi olmadığı; aksine bildiklerini paylaşmayı seven, yardım eden, işindeki yetisini başkalarına da kazandırmayı amaçlayan bir insan olduğuydu.
    Eğitime katılmadan önce arkadaşlarının "Yürüyün be gurular", "Türkiye'yi siz mi kurtaracaksınız?" gibi alaylı laflarına maruz kalan hatta annesine guruluk yerine liderlik seminerlerine gittiğini söyleyen, guruyu gurmeyle karıştıranlara rastlayan gençler bu bir haftalık eğitim sonrasında "hoop" guru olmayacaklarının farkındalar. ODTÜ İşletme'den Fatma Dilek Akbay, "Bir hafta içinde insanların 30 yıllık birikimlerini hap yapıp bize sunmalarını beklemiyorduk zaten. İçimizdeki potansiyeli keşfetmek için buradayız" diyerek durumu özetledi.
    "Peki burada ne öğrendiniz?" diye sorduğumuzda ise Didem Usluer, "Bizim diğer insanlardan farkımız bazı hayallerimizin ve hedeflerimizin olması. Çoğu gencin sahip olduğu bir şey değil bu. Buraya gelmeden hepimiz kendimizi tek sanıyorduk. Ama burada bizim gibiler olduğunu gördük. Ve burada iki önemli şey öğrendik: 1) Hoşgörmek 2) Hayra yormak" derken, ODTÜ Petrol ve Doğalgaz'dan Serdar Atmaca, "Herkesin hayalleri var ama hepsi hayallerine ulaşamıyor. Biz bu ulaşma çabaları süresince karşımıza çıkacak olan manileri nasıl kaldırabileceğimizi öğrendik burada" diye cevap verdi.
    Gençlerin sürekli "Buluşçuluk yapma!", "Nereden çıkardın bunları?", "Uydurma" gibi tepkiler yüzünden hayal kurmaktan vazgeçtiklerini belirten Serdar Yaman'ın bu guru akademisi fikri başarılı olmuş ki Eren Yiğit aslında bu akademide ne öğretildiğini şu sözlerle çok iyi açıklıyor: "Biz buradan çıktıktan sonra kendimizi layık göreceğiz. Neye? Düşüncelerimizi aktarmaya..."
   
   
Biri Anadolu şaraplarını dünyaya tanıtacak, biri dünyanın en iyi marinasını yapacak
    Guru adayları eğitim sonrasında hayallerini gerçekleştirmek için çalışacaklar. Üç ayda bir projeleri için neler yaptıklarını anlatacaklar. Akademi bunları diğer guru adaylarıyla paylaşacak. Hepsi eğitim sonrası görüşmeyi düşünüyor. Bazıları hayallerini bizimle paylaşmıyor, çalınır diye korkuyor, bazıları güzel güzel anlatıyor. İşte birkaç örnek:
    Mahmut Sami Arslan (Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi 4. sınıf): "Türk Usulü İş" diye bir kitap yazacağım. İş yönetim gurusu olmak istiyorum. Aynı zamanda kişisel gelişim üzerine dünyada global video konferans ağı üzerinden seminerler vermeyi düşünüyorum.
    Mehmet Çağdaş Önen (YTÜ İnşaat Mühendisliği son sınıf öğrencisi): Dünyanın 50 ülkesine yayılacak, franchising sistemi ile çalışacak bir Türk restoranı kurmayı düşünüyorum.
    Pınar Yiğiter (Koç Üniversitesi İşletme 3. sınıf): Kendi şirketimi kurarak global kozmetik pazar danışmanlığı yapmak istiyorum.
    Eren Ohtaroğlu (ODTÜ Makine 2. sınıf): Dünyanın en iyi marinasını Türkiye'de yapmak istiyorum.
    Murat Ugiş (ODTÜ İşletme 3. sınıf): İleride çalışma arkadaşlarımın iş ortamından, iş arkadaşlarından, yaptığı işten en fazla memnun olabilecekleri bir şirket kurmak istiyorum.
    Berk Özoğuz (YTÜ Makine 3. sınıf): Anadolu şaraplarını, imajını da oluşturarak dünyada en çok tercih edilen şaraplar arasına sokmak, Fransız şarapları ile rekabet etmesini sağlamak istiyorum.
    Didem Usluer (Koç Üniversitesi İşletme 4. sınıf): Pazarlama üzerine kariyer yapmak istiyorum. Özellikle hedefim marka yöneticiliği.
   
   





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yasemin Çongar