03 Aralık 2003 Çarşamba
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   



   
Buyurun, sabah - akşam alışverişe...

       
    Terörist saldırı sonrasında medyadaki ısrarlı "Alışverişe çıkın" çağrılarını eleştiren, bu arada Türk toplumuyla Amerikan toplumu arasında fazla benzerlik bulunmadığının da altını çizen pazar günkü yazıma, siz sevgili okurlarımdan ilginç tepkiler var. Bugün köşemi sizlere bırakıyorum:
    Amerika'da yaşayan Müjdat Güler, psikolojik sıkıntıları olan kızına doktorun "Alışverişe çık" tavsiyesini, aradan yıllar geçtiği halde hâlâ yadırgıyor:
    "11 Eylül olayından önce büyük kızım, özel hayatındaki bir takım sıkıntılar nedeniyle sinirli olmaya başlamıştı. 'Doktora git, sana bir sakinleştirici ilaç verir, bizden daha çok yardımcı olur' dedim. Tavsiyeme uydu. Akşam 'Ne ilaç verdi?' diye sorduğumda 'Mall'a git, alışveriş yap, dolaş' dediğini duyduğumda şok olmuştum. Bu cevap, o zamandan beri kafamı kurcalıyor.
    Sanırım tüketim ekonomilerinde gücü ele geçirmiş gruplar, halkı rahat yönetmek için onları önce tüketime alıştırıp, içinden çıkamayacakları borçların altına sokarak, toplumun önemli bir kısmının gündemini şu 3 soruyla sınırlandırıyorlar:
   
  • Ne alacağım?
  • Tüketebilmek için krediyi nereden bulacağım?
  • Borçlarımı nasıl ödeyeceğim?

  •     Bence Bermuda şeytan üçgenine soktukları insanları, daha kolay idare ediyorlar. Ne dersiniz?"
       
       
    Alışveriş iyidir
        İstanbul'dan e - posta gönderen Feridun Çerçi'nin bana itirazı var: "Alışverişe bakış açınız yanlış. Beyoğlu'nda mağazam var. 7 yıldır ilk kez ümitsizliğe kapıldım. Yeni yatırım yapıp istihdam açma şevkimi kaybettim. Kriz üstüne kriz yaşadık. Toplumu yanlış yönlendiriyorsunuz!"
        Amerika'dan e - posta gönderen Harika Bıçkıcıoğlu da alışveriş kampanyalarını savunanlardan:
        "Pazar günkü yazınızda tüketimi pek fazla desteklemediğiniz anlaşılıyor. Diyelim ki tüketimi kısıtladık. Bu, üretimin de kısıtlanmasını gerektirmiyor mu? Üretim kısıtlanınca iş sahaları daralıp işsizlik artmayacak mı?
        Diyelim ki dini felsefe bir lokma - bir hırka görüşünü destekliyor. O zaman işsizliği en azından yarıya indirmek için, kadınlara çalışma hayatının yasaklanması da gerekmiyor mu?
        Ya da kendi tüketimimiz, dolayısıyla da gelirlerimiz ve çalışma alternatiflerimiz sınırlıysa, başka ülkelerin tüketicileri için ucuz işgücü sağlarken, kendi yaşam standartlarımızı hep düşük tutmuş olmayacak mıyız?"
        Neyse ki Avustralya'nın Sidney kentinden e - posta gönderen okurum Aydın Karaçanta'dan ise hararetli bir destek var: "Yazınızı çok beğendim. Bravo. Kendimiz olsak ne iyi olur, değil mi?"
       
       
    Ve Zaman gazetesi
        Yurtdışından yazdığı anlaşılan Haluk Kosef, Zaman gazetesinin terörist saldırı sonrasında ısrarla alışverişi teşvik etmesini yadırgamış:
        "Zaman'ı online takip ediyorum. Teröre meydan oku, alışverişe çık türü uçuk bir ilanla sahiden de çok ayıp etmişler. Bu yazınız, gazeteler ve dergilerin hardcopy'lerine ulaşamıyor olmanın farklı bir mahrumiyet olduğunu, bir kez daha anımsattı."
        Bu arada Zaman gazetesindeki "Teröre meydan oku, alışverişe koş" başlıklı yazıyı hazırlayanlardan Hasan Sütay aradı. Ani bir refleksle, gündelik hayatın aksamaması için, insanlara moral vermek üzere hazırladıkları yazının amacını aşmış olabileceğini dile getirdi. Yazıdan üst yönetimin haberdar olmadığını da ısrarla vurguladı.
        Bunca yıllık gazetecilik deneyimim sonucunda yazarlar hariç, üst yönetimin itirazı olabilecek bir yazının yayınlanmasına pek ihtimal vermediğimi söylemeden edemedim. Eleştirimi dikkate alarak, üzerinde düşünmüş olmaları sevindirici.
       
        mtamer@milliyet.com.tr
       
       





    Taha AKYOL
    Terörün adını tartışmak

    Çetin ALTAN
    Yarısı riya, yarısı mesaj olan diplomasi...

    Melih AŞIK
    Sakatlık nerede?..

    Fikret BİLA
    Örnek işbirliği

    Hasan CEMAL
    Irak'ı 3'e bölmek!

    Güneri CIVAOĞLU
    Halkçı centilmen

    Abbas GÜÇLÜ
    Yeni YÖK başkanı kim olacak? (3)

    Hurşit GÜNEŞ
    MB enflasyon hedeflemesine ne zaman geçecek?

    Nail GÜRELİ
    Cennetin Gemileri

    Sami KOHEN
    Sanal da olsa, umut verici...

    Mehmet Y. YILMAZ
    Uçakta namazın yol açtığı panik

    Hasan PULUR
    Avrupalı olmak kolay değil!

    Meral TAMER
    Buyurun, sabah - akşam alışverişe...

    Ece TEMELKURAN
    Yıkılsın perde!

    Yaman TÖRÜNER
    Bölgemizin dini önemi

    Osman ULAGAY
    Türkiye'nin 'hastalığı' tekrar eder mi?

    Güngör URAS
    Maşallah(!) gökten dolar yağıyor

    M. Ali BİRAND
    Bombalar bizi hızla batıya itiyor