04 Aralık 2003 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   


Kıran kırana

   
Loizidu davasında Avrupa Konseyi'nde türlü ayak oyunlarına başvuran Rumlar, Türkiye'nin isteği doğrultusunda karar çıkınca, "Türkler yargıya siyaset soktu" diye feryat etmeye başladı

        YORGO KIRBAKİ Atina

   
    Kıbrıs Rum Yönetimi, Avrupa Konseyi'nin Titina Loizidu davasıyla ilgili kararı üzerine çılgına döndü.
    Rum Yönetimi, yayımladığı yazılı açıklamada, "Türkiye çeşitli ayak oyunlarıyla bir mahkeme kararına siyasi unsurlar sokmayı başardı. Avrupa Konseyi'ndeki talihsiz ve dürüst olmayan metotları protesto ediyoruz" dedi.
   
    'Yalancı' suçlaması
    Rum basınında yer alan haberlere göre, Konsey'in Strasbourg'daki toplantısı sırasında ilginç tartışmalar yaşandı. Dönem Başkanı Hollanda'nın temsilcisi, Yunan ve Kıbrıslı Rum temsilcilere seslenerek, "Hedefinize ulaşmak uğruna bana zarar vermeye çalıştınız. Bu nedenle yalanlar söylediniz" dedi. Bunun üzerine Yunan ve Rum temsilcileri, iki dakikalığına da olsa toplantıyı terk etti.
   
    Düş kırıklığı
    Türkiye'yi 2005 yılı sonuna kadar rahatlatan kararın oylamasından sonra da taraflar arasında sert atışmalar oldu. Rumların daimi temsilcisi Nikolas Emiliu, söz isteyerek, "Türkiye tazminatı 5 yıl önce ödemeliydi. İnsan hakları gibi önemli bir konuya siyaset karıştırıldı. Düş kırıklığına uğradık. Ortada sahtekârlık var. Avrupa Konseyi de bu sahtekârlığa kandı" dedi.
    Emiliu, karar metnini kabul eden Avrupa Konseyi'ne üye ülkelerin AİHM'nin prestijini torpillediklerini ileri sürerek, "Avrupa Konseyi, iki üye ülkenin yönetiminde ve bazı diğer ülkelerin müsamahası sayesinde bir karar aldı. Söz konusu ülkeler sadece işlerine geldiğinde AİHM kararlarının destekçisi oluyorlar. Türkiye ve onun dostlarına ise Avrupa Konseyi'nin ilkelerini rezil etmeleri fırsatı tanındı" şeklinde konuştu.
   
    Konsey'in kararı
    Avrupa Konseyi'nin önceki günkü maraton oturumunda Türkiye, Loizidu'ya 1 milyon 120 bin euro'luk maddi tazminatı ödemesi karşılığında, AİHM'nin 1998'deki kararında öngörülen mülkiyete ilişkin hükmün uygulanmasının ileri bir tarihe ertelenmesi konusunda uzlaşma sağlamıştı. Ankara, kopardığı bu tavizle rahatlamıştı. Konsey, Türkiye'nin mülkiyete ilişkin sorunların 2005'te halledilmesi yolundaki önerisini dikkate alarak konunun zamanı geldiğinde ele alınacağı yolundaki formülü benimsedi.
   
   
Olay kadın memnun
    DAVANIN kahramanı Titina Loizidu, Avrupa Konseyi kararından memnun olduğunu açıkladı. Loizidu, "AİHM'nin kararları nihayet uygulanmaya başlandı. Şimdi servetimi istediğim gibi kullanma hakkıma ilişkin kararın da uygulanmasını bekliyorum" dedi. Loizidu'nun avukatı Ahilleas Dimitriadis de (sağda), Avrupa Konseyi kararındaki en önemli unsurun, Rumların KKTC'deki tapularının geçerliliğini koruduğunun teyit edilmesi olduğunu söyledi.
   
   
'Türkiye'nin işi bitirmesi iyi oldu'
    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Türk yargıcı Rıza Türmen, Titina Loizidu'ya tazminat ödenerek, davanın kapatılmasının olumlu bir gelişme olduğunu söyledi. Türmen, "Türkiye'nin bu işi bitirmesi iyi oldu. AİHM kararlarının uygulanmaması Türkiye'ye uzun zamandır zarar veriyordu" dedi.
    Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecinde ve Avrupa Konseyi'nde etkili bir ülke olmasına dikkati çeken Türmen, tazminatın ödenmesiyle Türkiye'nin önündeki önemli engelin kalktığını ifade etti.
    Türkiye'nin toplantı sonunda çekincelerini içeren beyanıyla ilgili soru üzerine Türmen, bu beyanın muhatabının AİHM değil, AİHM kararlarının uygulanmasını denetleyen Bakanlar Konseyi olduğunu söyledi.
    Türmen, Türkiye'nin bu davanın diğer Rum başvurularına emsal teşkil etmemesi yolundaki beyanının AİHM'yi hukuki olarak ve pratikte bağlamayacağını belirtti.
    Türmen, AİHM'nin Türkiye'nin önerisini dikkate alarak, Rum başvurularının önce KKTC'deki hukuk bürosunda görüşülmesi yolunda karar alabileceğini sözlerine ekledi.
   
   
   
   

DÜNYA


Kıran kırana
Irak'ı Osmanlı gibi 3'e bölelim
Kısa kısa..





Sami KOHEN
Herkes memnun ama...


 2002 yılında dünyada yaşananlar...
 Dünyada 2001 yılında neler oldu?
 2001 yılında Türkiye'nin dış ilişkileri