06 Aralık 2003 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   



   
Amaniiin, neler görüyon?..

       
    Evrensel bir saydamlaşma, usul usul İslam ülkelerini de kapsadıkça; ortaya çıkmaya başlayan gerçekler karşısında, insanın aklı elektriğe çarpılmış gibi oluyor.
    Yıllardır sürüp giden eroin trafiği, ayrıntılarına kadar inilerek yeterince kamuoyuna mal edilmiş olmasa da; milyonlarca, belki de milyarlarca dolarlık kar sağlayan o beyaz zehirin, Asya'dan Avrupa'ya, Türkiye üstünden geçerek gittiğini biliyorduk.
    Şimdi yeni yeni öğreniyoruz ki, Türkiye artık sadece bir geçiş yolu değil, aynı zamanda bir pazar da olmaya başlamış eroine...
    Politikacıların nedense üstünde hiç durmadığı bir değişim işte...
    * * *
    Tonlarca patlayıcı madde yüklenmiş kamyonetler ve canlı bombalarla, yaygınlaştırılmaya çalışılan ölümcül şiddet olaylarına; "İslami terör mü, densin", "İslamcı terör mü", "dinci terör mü" tartışmaları süre dursun; beni neredeyse küçük dilimi yutacak kadar şaşırtan olay, hiç bilmediğim bir gerçeğin yansıyıvermesi TV ekranlarına...
    Meğer Pakistan'da 50 bin medrese varmış. İnanılası gibi değil vallahi...
    * * *
    "Şeriat", Kuran - ı Kerim'in "anayasa" olarak kabul edildiği bir düzen demek...
    Radikal İslamın amacı da, yeryüzünde yaşayan tüm insanlara "şeriat"ı kabul ettirinceye kadar savaşa, yani "cihat"a devam etmek...
    Soğuk Savaş döneminde baş hedef; Sovyetler, yani "Allahsız komünizm"di. Gorbaçov'dan sonra hedef birden değişti; ABD ve onun, Türkiye gibi müttefikleri oldu.
    Ve yine birden ortaya, Bin Ladin gibi, nerede olduğu bir türlü bilinmeyen liderlerle, El Kaide gibi "cihat" bayrağını yükseltmiş örgütler çıktı.
    * * *
    Türkiye'de ölümcül şiddet eylemlerinin, moda deyimiyle "terör"ün tarihi yazılsa...
    Örneğin, yeniçeri ordusunun kaç kez "kazan kaldırdığı"nın ve kaç kez ya padişah devirdiğinin, yahut Saray'dan haraç aldığının...
    Örneğin, 1512'de Yavuz Selim'in Çaldıran seferi ertesinde başlayıp, 1618'e kadar süren "Celali isyanları"yla, onları - genel bir Alevi katliamına dönüşen - bastırma eylemlerinin...
    18. yüzyıl başında III. Ahmet'le, Sadrazamı Nevşehirli İbrahim Paşa'nın; Kağıthane'de "Lale Devri" diye adlandırılmış Saray sefalarının yarattığı tepki sonucu, Patrona Halil baş kaldırısının...
    19. yüzyılın başında III. Selim'in öncülük etmeye çalıştığı, "nizamı cedit - yeni düzen", bir bakıma üretimde değil de, tüketimde çağdaşlaşma girişimlerinin tepkisiyle, Kabakçı Mustafa baş kaldırısının...
    İttihatçıların baskın ve suikastları, vs...
    En yakın siyasal tarihimizde de, "iti ite kırdırma" formülleriyle, "kurşunu atan da birdir, kurşunu yiyen de" açıklamalarına rastlamadık mı?
    * * *
    Ölümcül şiddet eylemleri, yahut terör olayları...
    Bütün bu, politik boyutlu kanlı belalar tefrikasına; bir de, makro - ekonomi açısından bakmak gerekmez mi?
    Yalnız Pakistan'da 50 bin medrese... Kendini "cihat"a adayarak yetişen binlerce genç...
    Ve kimse merak etmezmiş gibi görünüyor, bütün bu örgütlenmelerin parasal kaynaklarını...
    Hayret ki, hayret doğrusu...
    * * *
    Ortaçağda, Batı'dan Kudüs'e doğru hareketlenmiş Haçlı seferleri; sanki bu kez de, İslami bir "cihat" dalgasıyla, Doğu'dan Batı'ya doğru "Hilal seferleri" olarak hareketleniyor...
    İster legal, ister illegal olsun; savaşlar da dahil, her ölümcül şiddet kabarmasından çıkar sağlayan, yahut çıkar uman merkezler vardır. Bunların başında da, sade siyasal egemenlerle siyasal egemenlik arayanlar değil; aynı zamanda silah yapımcılarıyla, silah satıcıları gelir...
    * * *
    Soğuk Savaş'ın bitimiyle ortaya çıkan "radikal dinci terör eylemleri" acaba temelde hangi merkezlerin ve kimlerin işine yaramakta?
    Unutmamak gerekir ki, politikada da, bir dövüş kahramanı olmak isteyenlerin; yenmeleri gereken bir düşmana ihtiyaçları vardır.
    * * *
    Önümüzdeki yılın sonuna doğru başkanlık seçimleri var ABD'de...
    Başkan Bush ise, teröre destek veren ve dünyayı tehdit eden ülke yönetimlerini dize getirme ve oralarda yaşayan insanlara da demokrasiyi getirmek iddiasıyla ayağa kalktı.
    Seçimlere şanslı girmesi için; iddialarını gerçekleştirerek, başarılı bir kahraman olması gerekiyor önümüzdeki yıl içinde...
    * * *
    Ve artık Türkiye de, Washington'la birlikte terörü yenmek zorunda olan bir ülke; hem de Müslüman bir ülke...
    Besbelli ki bir yığın sürprize gebe önümüzdeki yıl...
    Gönül, binlerce koşullanmış genç insanın da kullanıldığı, bir kan bataklığına dönüşmemesini diler; bizim de, tam ortasında bulunduğumuz bölgenin...
   
    c.altan@prizma.net.tr
   
   





Taha AKYOL
Kıbrıs ve Loizidu

Çetin ALTAN
Amaniiin, neler görüyon?..

Melih AŞIK
Kuran kursları...

Fikret BİLA
Terörün boyutları

Hasan CEMAL
İnanç ve kan!

Güneri CIVAOĞLU
KKTC ve Gürcistan

Can DÜNDAR
Bir baskın, iki isim

Abbas GÜÇLÜ
40 bin okula internet erişimi

Sami KOHEN
Adını doğru koymak...

Meliha OKUR
Tüpraş'a en yüksek teklif 1.1 milyar dolar

Hasan PULUR
"Suratsız adam" Yüzbaşı Şaban'ı tanır mısın?

Derya SAZAK
Annan planı yeniden

Meral TAMER
Popstar'ı ben de izliyorum

Tamer HEPER
Bu iş yasak ama!

Güngör URAS
İstanbul Laternası

M. Ali BİRAND
Köhnemiş bir düzene yabancı yatırım gelmez