|


Popstar'ı ben de izliyorum
İngilizlerin entellektüel müzisyeni Brian Eno, 3 yıl önce Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu toplantısında yaptığı konuşmada, beni hem fevkalâde şaşırtacak, hem de teselli edecek şekilde özetle şöyle demişti:
"İngiltere'de televizyon haberciliği öylesine magazinleşti ki, maalesef artık haber vermekten çok bir eğlence unsuru, gösteri halini aldı. Buna karşılık gerçek haberler ve hayatın içinden sahneler, reality show'larda karşımıza çıkıyor. Sokaktaki vatandaşın, sıradan insanların taleplerinin, tatminsizliklerinin, özlemlerinin, beklentilerinin televizyon ekranlarında aldığı pay, her geçen gün artıyor.
Basmakalıp siyaset yerine
Ne entellektüellerin, ne de siyasilerin bu ölçüde halkın arasına karışma olanakları var. Dolayısıyla entellektüeller de siyasiler de, sıradan insanları çok geniş bir yelpazede değişik beklentileriyle sürekli izleyebilme olanağından bir biçimde yararlanmalı.
Bu programlar sayesinde belki de, kapalı kapılar ardında onlar için basmakalıp ideolojiler ya da siyaset üretmek yerine, gerçeklerden yola çıkan reçeteler hazırlama imkânı doğuyor."
3 yıl önce Brian Eno'dan bunları dinlediğimde neden hem şaşırdığıma, hem de teselli bulduğuma gelince... O zamanlar bendeniz "Böyle şeyler ancak Türkiye'de olur" diye düşünenlerdendim. Neyse ki aradan geçen sürede Türkiye'de onaylamadığımız pek çok şeyin aynen, hatta daha beteriyle refah düzeyi yüksek Batılı ülkelerde de yaşandığının farkına vardım. Amerika'da Bush'u kıl payıyla iktidara getiren oy sayımı rezaleti gibi tek bir örnek bile yeter! (Hâlâ "Burası Türkiye!" diye yakınan çoğunluğun dikkatine...)
Hiçbir diziyi izleyemedim
Gelelim Kanal D'deki Popstar ile Show TV'de geçtiğimiz günlerde sona eren Ben Evleniyorum yarışmalarına...
Önce bir itiraf: Bendeniz tüm Türkiye'yi televizyon başına kilitleyen İkinci Bahar ve Asmalı Konak dizileri de dahil bugüne kadar televizyonda popüler olmuş hiçbir diziye en ufak ilgi duyamamış, tek bir bölümünü bile baştan sona izleyememiş, hatta bu yüzden komplekse kapılmayı bile zaman zaman düşünmüş, tuhaf bir insanım. Profesyonel deformasyon da denebilir!
Genelde NTV ve CNN Türk'te haberleri izlerim. Oğuz Haksever'in NTV'deki Basın Odası, Tayfun Ertan'ın CNN Türk'teki Söz Sizde'si, Melih Meriç'in Habertürk'teki Basın Kulübü gibi ekonomiden siyasete güncel konuları ele aldıkları programlarını, konuklar ilgimi çekerse baştan sona izlerim. Ve bu durum, evde kızım tarafından genelde fevkalâde sıkıcı bulunur. (Aslında çoğunu benimle birlikte ve benden daha dikkatle izlese de...)
Kızımın peşinden...
Kenan Işık'ın sunduğu bilgi yarışması Kim 500 milyar ister? dışında kızımın da benim de aynı ölçüde ilgi duyarak birlikte izlediğimiz bir ikinci program sanırım yok. Onun izlediği programlar da çoğunlukla benim ilgimi çekmez. Ama örneğin Biri Bizi Gözetliyor ilk yayınlandığında, bir evin içinde günlerce birlikte kalan gençleri ekranda göre göre (kızım ilgiyle izlediği için) bir noktadan sonra ben de bayağı merakla izlemeye başlamıştım. İkincisine çok ara sıra gözüm takıldı. Sonrakileri derhal zapladım.
Popstar'da hayat var
Kızım sayesinde haberdar olduğum Popstar'ı ise önceleri ara sıra, son 3 haftadır ise baştan sona ilgiyle izledim. Hatta geçen hafta Evren elenince gözlerimden birkaç damla yaş bile geldi. Başa güreşen aşçı Bayhan sabıkalı çıkmadan önce de Popstar'ı ilgiyle izlemeye devam etme kararındaydım. Türkiye fotoğrafını görme açısından şimdi bu kararımın ne kadar isabetli olduğunu düşünüyorum. Sizlere de tavsiye ederim. (Ama önce eşten dosttan geçmiş haftalarda olanlarla ilgili olarak biraz bilgilenin).
DEVAMI YARIN
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|