|
|


Geçmişle geleceğin hesaplaşması
EDİTÖRDEN
MURAT SABUNCU
Kıbrıs'la ilgili hatırladığım ilk şey Türkiye'nin 1974 yılında Ada'ya yaptığı askeri harekâttı. O zaman henüz 5 yaşındaydım. Türkiye'de, Yunanistan'dan gelebilecek olası bir askeri karşılığa önlem olarak karartma uygulanıyordu. Evlerin camları ışığın dışarı sızmaması için kalın kâğıtlarla örtülüyor, geceleri kapkaranlık evlerde tedirgin bir şekilde oturuluyordu. İlerleyen yıllarda belki de çocukluk günlerindeki hatıralardan nedense beynimde Kıbrıs hep 'karanlık' ve 'tedirginlik' çağrışımları yaptı bana. Türkiye'nin yıllarca aşamadığı, ne Kıbrıslı Türkleri ne de dünyanın başka ülkelerini mutlu edemediği bir 'sorun' olarak hep var oldu.
Ada'ya ilk gittiğimde gazetecilik mesleğine başlayalı birkaç yıl olmuştu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'la uzun bir görüşme yapmıştım. Görüşme sırasında bana 'Türkiye'nin müdahalesi öncesi Kıbrıslı Türklere uygulanan zulmü gösteren' fotoğrafları ve video filmini göstermişti. Denktaş görüşmemizden yıllar sonra geçtiğimiz perşembe günü Kıbrıs kapağımızı hazırlamak için Lefkoşa'da bulunan arkadaşımız Şule Yücebıyık'la yazarımız Güngör Uras'a da aynı filmi izletmiş, bana anlattıklarından çok değişik bir noktanın altını çizmemiş. Sadece o dönem Annan planı masada yoktu, Denktaş'ın söylemine 'bu plana karşıtlığı da' eklenmiş. Bu noktada durup bir hakkı teslim etmek gerekiyor. Denktaş, yıllarını Kıbrıslı Türklerin iyi bir yaşam sürmesine adamış bir insan. Son dönemde özellikle Ada'daki genç nüfus Denktaş'a karşı bir tavır içinde. Onu Ada'nın Avrupa Birliği'ne girişinin bununla bağlantılı olarak daha parlak, zengin günlerinin önündeki bir engel olarak görüyorlar. O da genç nüfusu 'geçmişteki kanlı günleri yaşamamış' o yüzden kendisini anlamayan bir nesil olarak eleştiriyor. Önümüzdeki pazar günkü 'geçmişi unutmayanlarla', 'geleceğini şekillendirmeye çalışanların' bir mücadelesi şeklinde geçecek. Bu kez şekillenecek gelecek sadece Kuzey Kıbrıs'ın olmayacak. Zira 2004 Mayısı'na kadar eğer Kıbrıs'ta bir çözüm olmazsa Türkiye'nin Avrupa rüyası da zora girecek.
msabuncu@milliyet.com.tr
BUSINESS

'Kıbrıslı işadamlarını Türkiye batırdı'
Geçmişle geleceğin hesaplaşması
Beyan edilecek veya edilmeyecek faiz gelirleri
'Cici kızlar' ile 'Delikanlı kızların' ped savaşları
Amerikalı, kazan dairesini gördü 'En temiz hastane' belgesi geldi
Dağa çıkanın rüyası, mekap spor ayakkabısı
Aşçı Crum'u kızdırdılar, o da cipsi icad etti!
Zeytin yerken alzheımer oluyoruz haberimiz yok
Irak'taki ABD askerine tuvalet İsrail'e oyun parkı satıyor...
Herkes 'etik'ten söz ediyor
'Mahallenin yüzünü kara çıkarmadım, rekortmen oldum...'
Stıglıtz'den Aliyev'e petrol dersi
Sırlar odasının anahtarları çalındı
Yılmaz Bey, Prens Bandar'ı ikna etti Koton'un Körfez atağı başladı...
Poşetten, çöp torbasından 90 milyon dolarlık ciro
'Beyin'le büyüyen ülke: Hindistan
Bin 400 yıllık şirket
İnternette kazananlar, kaybedenler
Estetik değil teknik
|
|
|