|


Engelsiz sanatçılar!
Magazin dünyası, "etik engelli" starlar peşinde koşarken, hayatın kendisine sırt çeviriyor. Etek altına zum yapmaktan, piyanonun başındaki kalpleri ıskalıyor. Oysa bir yerlerde yeni hayatlar filizleniyor, kaçırıyorlar!
3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle Sabancı Center'da düzenlenen etkinliğe katıldım; ortada ne kamera ordusu, ne de gazeteci bolluğu...
Protokol koltuğu düşkünü cakalı adamlar da yoktu.Yürekten kucaklaşanların buluşmasıydı.
Bakırköy Belediye Başkanı Ahmet Bahadırlı'nın organizasyonuydu, Sabancı Topluluğu'ndan Demir Sabancı ve Dilek Sabancı'nın desteği ile engellilerin hazırladığı sanat şölenine tanık olduk.
Dr. Bahadırlı'nın "Hangi görevde olursam olayım, hayatımın bu çocuklara ait olduğunu arz ediyorum" sözlerindeki samimiyeti hissetmemek mümkün değildi. Engelli ve yaşlılara yaptığı hizmetlerle yaşam kalitesini yukarı çeken bir yerel yönetim anlayışı...
Yaşama mücadelesi veren 10 milyon engellinin yaşam kalitesi hangi noktada?!
Sahneye magazin kameralarının arayıp da bulamayacağı "güzellikte" Linda Case geldi. Çok şıktı, sırt dekolteli saten bal rengi bir tuvalet giymiş, saçını topuz yapmıştı. Arnavutluk'tan gelen Case, Bakırköy Sanat Merkezi'nde müzik öğretmeni; öğrencileri engelli gençler. Piyanonun başına geçti.
Sahneye ilk davet edilen sanatçılar Kerim - Selim Altınok kardeşlerdi. Hukuk Fakültesi'ni biri birincilikle, diğeri ikincilikle bitirmişti. Konservatuvar eğitimi almışlar, ABD'deki bir eğitim kurumundan İngilizce eğitimi sürdürüyorlardı.
Case'in piyano ile eşlik ettiği Altınok kardeşler, gitar ve mandolinleriyle kendileri gibi görme engelli besteci Rodrigo'dan, Vivaldi'den ve Mozart'tan eserler seslendirdiler.
Hayata bağlananlar
Ardından bir küçük kız çıktı sahneye, o da Case gibi çok şıktı. Saçları özenle yapılmış, omuzlarını açıkta bırakan leylak rengi bir tuvalet giymiş, gözlerinden ışık saçıyor. Case'in yanına çektiler tekerlekli sandalyesini, Esra Kılıç küçük elleriyle piyanonun tuşlarında gezindi; ilk resitalini verdi, Case'e yüreğinden kopan kırmızı gülü de...
Uzun siyah saçları, yüzünü hareketlendiren bir topuzla toplanmış, ince belini saran tuvaleti ile prenseslere benziyordu; Sevda Bozbey. Soprano tadında şarkılar söyledi. Lal'i okuduğunda sahnede Sertap Erener var sandık. Gürül gürül, berrak bir sesle. Esprili konuşmaları ile gülümsetti bizi derinden.
Arkası beyaz fiyonkla bağlanmış tekerlekli sandalyede, beyaz tuvaleti ile bir güzel genç kız aldı sahneyi; tangoya eşlik etti. Ellerini, yüzünü izledik. Bir tango bu kadar çoşkulu yapılabilirdi.
Tekerlekli sandalyeye mahkum olmamış, hayata bağlanmışlar.
Omurilik Felçlileri Derneği (OFD) üyelerinin resim sergisi de aynı gün açıldı. Fiyatları 250 milyon lira ile 5 milyar lira arasında değişen tablolar satıldı.
Sergi salonunda Mazda'nın ithalatçısı Yüksel Mermer'i gördüm, Bakırköy belediye başkan adayı olacağı söylentisi doğru mu, öğrenemedim.
40 trilyon ayırdılar
Dilek Sabancı 40 derece ateşle, plaketini almak üzere sahneye çıktığında kaç kez "çok ama çok mutluyum" dediğini bir duysaydınız... "Engelliler ile ilgili bu değişimi görmekten çok mutluyum" diyordu...
İstanbul Valisi Muammer Güler, aynı gün Ankara'daki törende ödülü almış buraya gelmişti. Bir müjde verdi; sokak çocukarıyla birlikte engelliler için ayırdıkları 20 trilyonluk kaynağı, 2004 yılında iki katına çıkarıyorlardı. Emniyet Müdürü Celalettin Çetin de sahnede bu güzellikleri yaşatanların onurunu paylaştı.
Davetliler arasında Fener Rum Patriği Bartholomeos, Ermeni toplumu lideri Mutafyan, Süryani Kadim Cemaati Lideri Yusuf Çetin de oturuyordu. Başka konukları da vardı Bakırköy'ün, Türk sinemasının emektarları Necdet Mahfi Ayral, Kenan Pars...
Türk Sanat Müziği sanatçıları Sibel Turnagöl, Müşerref Akay...
Sahneye Atatürk'ün dev bir posteri; çok alkış aldı çok...
Size ne çok ihtiyacım varmış, teşekkür ederim.
syilmaz@milliyet.com.tr
|
|

|