15 Aralık 2003 Pazartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   


Sohbet Odası'nın bu haftaki konuğu Eskişehir Belediye Başkanı Prof. Yılmaz Büyükerşen

   
'Benden sonra tufan diyemem'
   
Eskişehir Belediye Başkanı Prof. Yılmaz Büyükerşen, "CHP'den de, AKP'den de teklifler var" diyor ve ekliyor: "Ortada bir başarı varsa belediye meclisi üyelerinin de rolü var. Tek başına hareket edemem"

        DERYA SAZAK
SOHBET ODASI


   
    28 Mart'ta yapılacak yerel yönetim seçimlerinin Türkiye'nin geleceği açısından önemi büyük. 1999'da Eskişehir belediye başkanlığına DSP'den seçildiniz. Ecevit'in siyaseti bırakması sizi de yol ayrımına getirmiş olmalı. Ne yapacaksınız?
    BÜYÜKERŞEN: Henüz karar vermedim. 3 Kasım seçimlerinde ortaya çıkan tablo bence bugün bile siyasi partilerimizin üst yönetimleri tarafından doğru yorumlanmış değil. AKP yüzde 35 oyla parlamento çoğunluğunun üçte ikisini elde etti. 10 milyon oy dışarıda. Seçimin meşruiyetinden şüphemiz yok ama 3 Kasım'da adaletli bir temsil ve TBMM dağılımı çıktığı söylenemez. AKP tek başına Anayasa'yı değiştirecek güçte.
   
    Temsilde adaletsizlik...
    Evet, parlamentoda bugün temsil adaletsizliği olduğu için yerel seçimlerin önemi bir kat daha artıyor. İktidar partisi yerel seçimlerde yüzde 40'ın üzerinde oyla belediyeleri ve il genel meclislerini kazanacak olursa dengesizlik daha da artacak, bu sefer kendisinde çok büyük bir cesaret bulacaktır. Toplumdan gelen tepkiler üzerine laikliğe aykırı bazı girişimlerde geri adım atabiliyor. Yerel yönetimleri de ele geçirirse sıkıntı yaratacak.
   
    Hangi açıdan? Rejime dönük...
    O tür sorunlar da çıkabilir ama idari reform tasarıları da çok tartışmalı.
   
    Kamunun yeniden yapılandırılması, yerel yönetimlere yetki devri gibi düzenlemeleri mi kastediyorsunuz? Demokratik solda bir belediye başkanı olarak belediyelerin güçlendirilmesini sizin de savunuyor olmanız gerekmez mi?
    AB çevreleri, Türkiye'de 'Avrupa Konseyi yerel yönetimler özerklik şartını' görmek istiyor. İdari reform, Türkiye'yi sıkıntıya sokabilir. Eyalet sistemini öngörebilecek, her belediyenin, il yönetiminin kendi başına karar verebileceği, merkezi hükümetin fazla denetimi olmayan bir model öneriliyor.
   
    Özerklik şartı
    Özerk yönetimlere geçiş dışarıdan mı dayatılıyor?
    Avrupa Konseyi yerel yönetimler 'özerklik şartı' var. Bu belgeyi Türkiye imzalamış, parlamentodan onaylanarak geçmiş. Yerel yönetimlerde reform yapılacaksa bu şarta uyulacak.
   
    Nasıl bir özerklik?
    Avrupa Konseyi şartı açık. Federatif veya kantonal sistemlerde kentin bütçesi, vergi salma, vergi alma, karar mekanizması, polis teşkilatı yerel yönetimlerde olacak. Avrupa'da pek çok ülkede yerel yönetimler özerk.
   
    Türkiye'de 'üniter yapı' geçerli.
    Evet, üniter yapımıza ters. Türkiye'nin içinde bulunduğu çeşitli sorunlar ve güvenliği açısından da, Doğu ve Güneydoğu bakımından da kritik bir unsur.
   
   
'İktidardaki parti varoştan oy alır'
    Seçime beş kala AKP, 16 büyükşehir belediyesinde mücavir alan sınırlarını genişletiyor. CHP, 'varoştaki seçmenlere' kent merkezlerinde oy kullandırarak avantaj sağlayacağı gerekçesiyle düzenlemeye karşı ...
    Kapkaç bir kanun, bazı belediye başkanı arkadaşlarımız körüklüyor, Sayın Aytaç Durak ve Melih Gökçek'in isteğiyle hazırlanmış. Pergel yasası deniyor. Vilayet merkezine bir pergel dayayacaksınız, nüfus oranlarına göre bu pergelin ayağı açılacak ve daire çizeceksiniz. Dairenin içinde kalan belde belediyeleri sizin alt kademe veya ilçe belediyeleriniz gibi statüye tabi olacak. Örneğin Eskişehir, 25 km. yarı çapında olan bir daire sisteminin uygulanacağı kent olarak karşımıza çıkıyor. Bunun içine giren beldelerin etrafındaki köyler de belediye seçimlerinde oy kullanacaklar. Eskişehir'de 2 beldenin 80'den fazla köyü var. Kurnazlık burada.
   
    1999'da Eskişehir'de kaç oyla seçildiniz?
    Yüzde 44.7 oy aldık.
   
    Varoştaki seçmenleri kazanmaya dönük uygulama ile AKP ne yapmaya çalışıyor?
    AKP arka bahçesini düzenlerken AKP'li olmayan belediyelerin de sorunlarını çözüyor. Örnek verecek olursak Adana Belediyesi'nde Seyhan ilçesi var ki, meclisin tamamına hakim. Bunu yaparken köylerdeki oyları da toplamaya çalışacak.
   
    Eskişehir'de durum nedir?
    Türkiye'nin çok önemli bor tuzları rezervi Seyitgazi ilçesi ve Kırka beldesi var. Kırka'da o seçimi alabilmek için 2 tane köyü mahalle olarak göstermek istiyorlar. Referandumu zorluyorlar. Bor çıkan köyü Kırka Belediyesi'ne katmaya çalışıyorlar.
   
    CHP'nin varoşlardaki oylar AKP'ye gidecek diye tepki göstermesi normal mi? Eskiden varoşlar solundu. İstanbul'da Bağdat Caddesi, Nişantaşı'nda CHP'ye oy çıkıyor, solun boşalttığı alanlar AKP'yi iktidara taşıdı.
    Hangi parti olursa olsun hele iktidardaysa varoşlardan oy alır. Varoşlar nasıl oluşmuştur ona bakmak lâzım. Oralara altyapı hizmeti götürerek oy almak gayet kolaydır. Tek şart, yasa ve kurallara uymamak, yasadışı uygulamaları görmemektir.
   
    Solun halktan uzaklaştığı savıyla ilgisi yok diyorsunuz.
    Tersine, soldaki belediyeler yasadışı oluşumlara izin vermeden devlet ciddiyetini dikkate alarak çalıştıkları için kayba bile uğrayabilir. 1960'larda işçilere sendikal haklar Sayın Ecevit'in Çalışma Bakanlığı döneminde sağlanmış olmasına karşın işçi kesimi daha çok sağ partilere oy vermiştir.
   
   
'Lider olma arzum hiç olmadı'
    Zor bir tercihle karşı karşıyasınız. DSP'de kalarak 28 Mart seçimleri sonrasında yapılacak kurultayda liderliğe aday olabilirsiniz. CHP ve AKP de Eskişehir'de seçime parti değiştirerek girmenizi istiyor.
    Hiçbir zaman bir partiye lider olma arzum olmadı, böyle bir şey düşünmedim. Sayın Ecevit'le ilgili siyaseti bırakma haberleri gazetelerde yer aldıkça benim ismim de geçiyordu. Bazen bu isimler yoklama olarak da ortaya atılır. Sayın Ecevit'ten sonra o makama kendilerine uygun birini getirmek isteyenler bir ön kesme olarak benim adımı seslendirmiş olabilirler. Sayın Ecevit yeri kolay doldurulabilecek bir lider değildir. DSP'nin işi Sayın Ecevit'ten sonra zordur. Ben artık genç kuşaklara fırsat tanınmasından yanayım.
   
    DSP, Ecevitler'den sonra misyonunu sürdürebilir mi?
    Ben DSP'ye ihtiyaç olacağına inanıyorum. Oylar yüzde 1'e düşmüş olsa da parti örgütünde kopma olmadı, milletvekilleri, bazı bakanlar gitti ama tabandaki demokrat sola, Ecevit'e gönül vermiş insanlar duruyor.
   
    DSP'de ısrar ya da yanlış parti tercihi size seçim kaybettirirse Eskişehir'le ilgili projeleriniz kesintiye uğramayacak mı? AKP'den de teklif gelmiş.
    CHP'den de, AKP'den de teklifler var. Bunları yalnız bana yapılmış teklif olarak kabul etmedim, etmiyorum da... Eskişehir Belediyesi'ni arkadaşlarımla bir ekip olarak yönetiyoruz. Ortada bir başarı varsa belediye meclisi üyelerinin de rolü var. Tek başına hareket etmem. Gidiyorum, 'Benden sonra tufan' diyemem.
   
    CHP lideri ile görüştünüz, ne öneriyor?
    Eskişehir'den aday olmamı.
   
   
Solda işbirliği nasıl olmalı?
    Solda ittifak arayışları suya düştü, İnönü'nün 'Ne yapmamalı?' diye bir çağrısı oldu. Sizce nasıl bir işbirliği düşünülmeli?
    Parlamento dışında kalan partileri 3 Kasım'da sandığa gitmeyen 10 milyon oyu da kapsamalı bu işbirliği. Başarılı adaylar üzerinde partiler uzlaşmalı. Birleşmeyi sağlayamayan partilerin yönetim kademeleri 3 Kasım'da sandığa yansıyan vatandaşın tepkisini hâlâ okuyabilmiş değiller. Bu davranışın 28 Mart seçimlerinde tekrarı demokrasimiz için büyük bir kayıp olacaktır.
   
    CHP için ne düşünüyorsunuz? Solda toparlanma adresi olacak mı?
    Temenni edelim ki olsun. CHP, Türkiye'de iktidar savaşı vermekten ziyade parti için iktidar savaşı veren bir görünüm sergiliyor.
   
   
'Avrupa standardında kent oluşturuyoruz'
    2004 Mart seçimlerinde yeniden aday olacak mısınız? Devam eden projeleriniz var.
    Avrupa Yatırım Bankası ve uluslararası kalkınma kredileri veren bankaların birlikte finanse ettikleri 250 milyon dolarlık Eskişehir kent gelişim projesini sürdürüyoruz. Krize rağmen verilmiştir bu krediler. AB'ye gireceğiz diye ölüp bitiyoruz. Bir sürü uyum kıstasları var, Eskişehir'de uygulanan proje ile Avrupa standardında kent oluşturuyoruz. Üniversitesi, tiyatroları, senfoni orkestrası, sinema enstitüsü ile Anadolu'da bir kültür ve sanat kentine dönüştü Eskişehir.
    Porsuk Çayı bataklık halindeydi, sivrisinek larvalarının yaşayamayacağı kadar kirliydi. 12 kilometrelik Porsuk temizleniyor, içinde botlarla gezinti yapılabilecek güzelliğe kavuşacak. Kent içi ulaşımda raylı sisteme geçiyoruz. İlk tramvay geldi.
   
    Borç yükü ne olacak?
    Göreve geldiğimizde mezarlıklar bile ipotek edilmiş durumdaydı. Borçların büyük kısmını ödedik. Başbakan Ecevit'ten kadro istemiştim. Sayın Ecevit bana, 'koalisyonun yumuşak karnı kadro meselesidir' diyerek güçlüklerini anlatmıştı. Yarım milyondan fazla nüfusu olan Eskişehir'in 26 zabıtası var!
   
   

SİYASET


Sohbet Odası'nın bu haftaki konuğu Eskişehir Belediye Başkanı Prof. Yılmaz Büyükerşen
Kıbrıs'ta durum karmakarışık
CTP: Denktaş'ı azlederiz
ANAP fena karıştı
'Bu ülkede daha yapacak çok iş var'
Demiröz 'eski bozkurt'
Ankara'da bunlar konuşuluyor





Fikret BİLA
Saddam Hüseyin...
Hasan CEMAL
Dönüm noktası!
Derya SAZAK
Saddam Hüseyin


 Partilerarası Uzlaşma Komisyonunun uzlaşmaya vardığı Anayasa değişikliği metni için tıklayın
 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)
 DGM Savcılığı'nın Milli Görüş davası mütalaası


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri


 AKP
 ANAP
 BBP
 CHP
 DSP
 DYP
 MHP
 SP


 ADANA
 ADAPAZARI
 ANKARA
 ANTALYA
 BURSA
 ESKİŞEHİR
 GAZİANTEP
 İSTANBUL
 İZMİR
 KOCAELİ
 KONYA
 SAMSUN