18 Aralık 2003 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   



   
Ölüm makinesi olarak uçağın 100. yıldönümü

       
İlk yolcu taşımacılığının 100. yılının kutlanmasına daha 10 yıl var

       
    Amerikalı bisiklet üreticisi Wilbur ve Orville Wright Kardeşler'in geliştirdiği Flyer 1 adlı ilk motorlu uçak, 17 Aralık 1903 günü 12 saniye süreyle havada kalmış, bu süre içinde 37 metre yol almıştı.
    Uçağın keşfinin 100. yıldönümü, önceki gün tüm dünyada kutlandı. Ama resmi demeçlerde Başkan Bush dahil hiç kimse, uçağın askeri teknoloji için geliştirildiğinden ve sonradan sivil kullanıma açılarak günlük hayatımıza girdiğinden elbette söz etmedi. Tam tersine sivil kullanım için çığır açıcı özelliğine, turistik yönüne ve dünyayı ne denli küçülterek erişilebilir kıldığına vurgu yapıldı.
   
    Telefon ve internet de...
    Oysa Wilbur Wright, ilk başarılı uçuştan 2 yıl sonra (1905'te) kendisine "Geliştirdiğiniz uçak neye yarayacak?" diye soran bir grup gazeteciye hiç tereddütsüz "Savaş" yanıtını vermişti. (Bakınız Sven Lindqvist'in The History of Bombing (Bombalamanın Tarihi) kitabına)
    Telefondan internete bugün günlük hayatımıza girmiş ve sivil kullanımda çok işimize yarayan bir çok buluşun askeri amaçlı araştırmalarda ortaya çıktığını biliyoruz. Ama yine de eminim "Uçak da mı öyleymiş?" demişsinizdir. Ben bir haftadır ölüm makineleriyle, bombalamalarla pek içli - dışlı olduğumdan mıdır nedir, zaten aksi olamazdı havalarındayım.
   
    Belgesel filmler
    Ölüm makineleri, kitle imha silahları, hatta işkence uygulamalarıyla son günlerde pek içli - dışlı olma halimi, Saddam'ın yakalanışıyla ilgili sanıyorsanız fevkalâde yanılıyorsunuz. Türkiye Sinema ve Audiovisual Kültür Vakfı TÜRSAK'ın düzenlediği 6. Sinema Tarih Buluşması'nda Uluslararası Belgesel Film Yarışması'nın tek Türk jüri üyesi olarak Şili'de Pinochet rejiminden Kamboçya'daki Kızıl Kmerler'in acımasız işkence uygulamaları ve ABD'nin Afganistan saldırısına, bir haftadır her gün en az 2 belgesel film izleyip, daha sonra da değerlendirme yapabilmek için her biri üzerinde uzun uzadıya kafa yorduktan sonra, uçağın elbette ve sadece savaş için geliştirilmiş olduğuna en ufak bir kuşkum kalmadı.
   
    İlk bomba 8 yıl sonra
    Zaten uçakla ilk programlı yolcu taşımacılığı ancak 10 yıl sonra (1 Ocak 1914'te) Saint Petersburg - Tampa arasında yapılabilmişken, bu yolcu taşımacılığından 2 yıl önce (yani uçağın keşfinden 8 yıl sonra) Kasım 1911'de İtalya, Libya'da Trablus'un dışındaki bir yerleşim bölgesine deneme mahiyetindeki ilk bombayı fırlatmış.
   
    Patenti 30 bin dolar
    Wright Kardeşler, teknolojilerinin çalıştığından emin olduktan hemen sonra patentlerini en yüksek fiyatı verene satmak amacıyla birkaç ülkenin savaş bürolarıyla temasa geçmişler. Amerikan hükümeti patenti 30 bin dolar karşılığı satın alıp, 1910'da küçük çaplı bombalama denemelerine başlamış. Deney mahiyetinde de olsa ilk bombayı fırlatmak İtalyanlara nasip olmuş!
    Bu arada başta telefon, diğer pek çok buluşta olduğu gibi uçağı ilk kimin geliştirdiğiyle ilgili tartışma da, aradan 100 yıl geçmesine rağmen hâlâ sürüyor. Almanlara göre telefonun mucidi Graham Bell değil Philip Reis, İtalyanlara göre de Antonio Meucci. Çarşamba günkü 100. yıl kutlamalarında da başta Brezilyalılar olmak üzere "Uçağı önce biz bulmuştuk, Wright Kardeşler sahip çıktı" diye ortaya çıkanlar oldu.
    Hayat böyledir. Bir yeniliği ilk yapan değil, ilk kayda geçirmeyi akıl eden tarihe geçer!
   
    mtamer@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Kıbrıs ve Türkiye

Çetin ALTAN
Harika günler yaşıyoruz, ne güzel...

Melih AŞIK
"Ferhat - Qalferat

Fikret BİLA
Denktaş Ankara farkı

Hasan CEMAL
Fiyasko ve çıkış yolu!

Yılmaz ÇETİNER
Şehzadebaşı'nda bir hanım sultan

Güneri CIVAOĞLU
Okullara AB dersi

Hurşit GÜNEŞ
Doların hazin durumunun nedeni

Doğan HEPER
Kıbrıs'ta 40 yıl sonra yeşeren umut

Sami KOHEN
Uzlaşmak şart, ama...

Mehmet Y. YILMAZ
Bana "Popstar"ını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim

Hasan PULUR
Adalet ve yargı bilinci...

Erdoğan SAĞLAM
Mevduat ve repoda bir yıl beyan yok

Derya SAZAK
Kutsal olmayan savaş

Meral TAMER
Ölüm makinesi olarak uçağın 100. yıldönümü

Güngör URAS
Japonlar Türkiye'ye gelmekten korkuyor

Serpil YILMAZ
Mustafa Süzer: Hayat tiyatro sahnesi gibi...

M. Ali BİRAND
Ankara ağırlığını koyacağa benziyor